- Tolga Akış, savcılık ifadesinde Manifest'in gelirlerinin %60'ının gruba, %40'ının ise şirket giderlerine ayrıldığını belirtti.
- Sosyal medya kısıtlamalarını projeyi koruma amacıyla doğrulayan Akış, rahatsızlanan bir üyenin doktor onayı olmadan sahneye çıkmasına izin vermediğini savundu.
- Küçükçiftlik Park konserindeki "teşhircilik" suçlaması nedeniyle grup üyelerine 3 ay 22 gün hapis cezası verildiğini hatırlatarak, dans figürlerinde sorumluluğu olmadığını iddia etti.
Manifest grubunun menajeri Tolga Akış'ın savcılık ifadesinde, grubun gelir paylaşımı, üyelerin sosyal medya faaliyetleri ve konser süreçlerine ilişkin dikkat çeken ayrıntılar yer aldı. Akış, fotoğrafçı Mesut Adlin'in daha önce gündeme getirdiği bazı iddialara yanıt verirken, grup üyelerinin gelirden aldığı payı ve sözleşmelerdeki bazı hükümleri anlattı. Akış ayrıca, üyelerden birinin sağlık sorunu yaşadığı bir konser sürecine ilişkin de savunmasını paylaştı.
Tolga Akış'tan Manifest'in gelir paylaşımına ilişkin açıklama
Mesut Adlin'in, Manifest üyeleriyle 10 yıllık sözleşmeler yapıldığı ve Spotify ile YouTube gelirlerinin tamamının Tolga Akış'a bırakıldığı yönündeki iddiaları daha önce gündeme gelmişti.
Akış ise savcılık ifadesinde bu iddialara yanıt verdi. Fotoğrafçı Adlin ile yaklaşık bir yıl önce yollarının ayrıldığını belirten Akış, ayrılığın ardından kendisine yönelik iddialar ortaya atıldığını savundu.
Akış, grubun gelir paylaşımına ilişkin şöyle konuştu:
“Mesut Adlin’in son projesi Manifest’in fotoğraflarını çekmek olmuştu. Birkaç kadın ile taciz iddiaları ortaya çıkınca kendisiyle çalışmak istemedik. Bana karşı kin beslemeye başladı ve eşim Gizem Akış’la mizah amaçlı gerçekleşen yazışmaları beni ve grubumu itibarsızlaştırmak için kullanmıştır.
Gelirin yüzde 60'ı Manifest kızlarına dağıtılırken yüzde 40'lık kısmı ise şirketin Manifest proje giderlerine ayrılmaktadır.
Basında çıkan, grup üyelerinin başka insanlarla görüşmelerinin yasaklandığı iddiası da yanlıştır. Basında çıkan, grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik. Rakamı hatırlamamakla birlikte, grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktarda cezai şart vardır.”
"Baskı" iddiasına konser üzerinden yanıt verdi
Akış'ın ifadesinde, Manifest üyelerinin tatil yapmak zorunda bırakıldığı ve sağlık sorunlarına rağmen sahneye çıkmaları konusunda baskı gördükleri yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Bu iddialara yanıt veren Akış, Yenikapı'da gerçekleştirilen bir konser sırasında yaşandığını belirttiği olayı anlattı.
Akış, grup üyesi Hilal'in konsere dönmek istemesine rağmen doktorların onayı olmadan sahneye çıkmasına izin vermediğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Yenikapı konser alanında Hilal isimli grup üyesinin kendi rızasıyla konsere geri dönme isteğine rağmen, iki doktordan net bir şekilde onay almadan Hilal’i konsere tekrar çıkartmadım. Hatta bu yüzden konserin yarım saat uzamasına sebep oldum. Hilal’e de defalarca, isterse sahneye çıkmak zorunda olmadığını söyledim. O süre boyunca da her an yanındaydım.”
Küçükçiftlik Park soruşturmasına da değindi
Tolga Akış, Manifest'in Küçükçiftlik Park'ta verdiği +18 konser sonrasında başlatılan soruşturmaya ilişkin de savunma yaptı.
Akış, konserdeki dans figürlerinin kendi yönetiminde gerçekleşmediğini ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını savundu:
“Buradaki grubun dans figürleri benim yönetimimde gerçekleşmedi. Herhangi bir şekilde benim sorumluluğum söz konusu değildir.”
Manifest hakkında soruşturma ve dava süreci
Manifest grubu, Mina Solak, Esin Bahat, Zeynep Sude Oktay, Lidya Pınar, Sueda Uluca ve Emine Hilal Yelekçi'den oluşuyor.
Grup hakkında, 6 Eylül 2025'te İstanbul'daki Küçükçiftlik Park konserinin ardından soruşturma başlatılmıştı. Konserdeki kıyafet ve danslar nedeniyle grup üyeleri hakkında "hayasızca hareketler" ve "teşhircilik" suçlamaları yöneltilmişti.
Soruşturmanın ardından grubun bazı konserleri belediyeler tarafından iptal edilmiş, daha sonra Manifest Türkiye turnesini iptal ettiğini duyurmuştu.
Aralık ayında görülen davada ise grup üyelerinin her biri hakkında 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmişti. Mahkeme ayrıca altı grup üyesinin 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar vermişti.