Türkiye’de kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddete karşı mücadelesini sürdüren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), 2026 yılının ilk 6 aylık verilerini içeren raporunu kamuoyuyla paylaştı. Raporda yer alan rakamlar, koruyucu tedbirlerin yetersizliğini ve etkin soruşturma eksikliğini bir kez daha en acı şekilde ortaya koydu.
Yılın ilk yarısında yaşanan kadın cinayetlerinin yanı sıra, adli tıp ve adalet süreçlerinde "intihar" ya da "kaza" denilerek geçiştirilmeye çalışılan şüpheli kadın ölümlerindeki artış dikkat çekti.
2026 yılı ilk 6 ay veri tablosu
| Kategori | Vaka Sayısı | Öne Çıkan Detaylar |
| Kadın Cinayeti | 150 | En yakınları (eş, eski eş, partner) tarafından katledildi. |
| Şüpheli Kadın Ölümü | 151 | Balkondan düşme, evde asılı bulunma gibi şüpheli vakalar. |
| Toplam Kayıp | 301 | Sadece 181 günde hayattan koparılan kadın sayısı. |
Şüpheli ölümler cinayet sayısını geçti!
Platformun hazırladığı raporda en çok vurgulanan tehlikelerin başında, şüpheli kadın ölümlerinin (151 vaka) belirlenen kadın cinayetlerini (150 vaka) geride bırakması geliyor.
Uzmanlar ve aktivistler, cinayet işleyen erkeklerin cezadan kaçmak için cinayetlere "su suicide (intihar)" süsü verdiğini, adli makamların ise bu şüpheli vakaların üzerine yeterince gitmediğini savunuyor. Kadınların yüksekten düşme, şüpheli şekilde asılı bulunma ya da ateşli silahla "kazaen" vurulma gibi ölümlerinin arkasındaki gerçeklerin ancak ısrarlı sivil takiplerle aydınlatılabildiği belirtiliyor.
KCDP'nin Açıklaması: "Kadın cinayetlerini durdurmanın yolu şüpheli ölümleri gizlemek değil, her bir şüpheli ölümün arkasındaki gerçeği etkin soruşturmalarla açığa çıkarmaktır. 6284 sayılı kanunun tam ve etkin uygulanmaması, failleri cesaretlendirirken kadınları korumasız bırakıyor."
Çözüm önerileri: Yasal güvenceler tavizsiz uygulanmalı
Raporda, kadın cinayetlerini ve şiddeti önlemek adına acilen atılması gereken adımlar şu şekilde sıralandı:
- 6284 Sayılı Kanunun Etkin Uygulanması: Şiddet faili erkeklere yönelik uzaklaştırma kararlarının takibinin sıkılaştırılması ve koruma altındaki kadınların güvenliğinin tam anlamıyla sağlanması.
- Cezasızlık Algısının Yıkılması: Mahkemelerde faillere uygulanan "iyi hal" ve "haksız tahrik" gibi ceza indirimlerine son verilerek caydırıcı cezaların tesis edilmesi.
- Kurumlar Arası Koordinasyon: Şüpheli kadın ölümlerinde olay yeri inceleme, otopsi ve adli tıp süreçlerinin çok daha titiz ve şeffaf yürütülmesi.