Bir kelimenin sözlük anlamını bilmek kadar, o kelimenin cümle içinde kazandığı yan anlamları ve mecazları da bilmek gerekir. Özellikle bilgi kirliliğinin yaygın olduğu dijital ortamda, kelimelerin en doğru tanımına ulaşmak büyük önem taşır. Peki, tutmak ifadesi hangi durumlarda kullanılır ve TDK sözlüğüne göre tanımı nasıldır?
Tutmak kelimesinin anlamı nedir?
Cümle içindeki vurgusuna göre farklı kavramları karşılayabilen bu sözcük için TDK sözlüğünde ayrı ayrı açıklamalar yer almaktadır.
- -i Elde bulundurmak, ele almak
- Ele geçirmek, yakalamak
- Avlamak
- Yanında bulundurmak, alıkoymak
- Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
- Kaplamak
- Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
- Denetimi ve yetkisi altına almak
- Desteklemek, birinden yana çıkmak
- Benimsemek, beğenmek
- Gereğini yapmak, yerine getirmek
- Uygun gelmek, çelişmez olmak
- Kapatmak, sarmak
- Hizmetine almak veya kiralamak
- Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek
- Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak
- Ulaşmak, varmak
- Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak
- Bir yere uğramak
- Herhangi bir durumda bulundurmak
- Varsaymak, farz etmek
- -e, -i Alacağa veya vereceğe saymak
- -e, -i Bir yere yaklaştırmak
- Bir aleti kullanabilmek
- Bağlamak
- nesnesiz Beklenen sonucu vermek
- nesnesiz İş görebilmek
- nesnesiz Sürmek, zaman almak
- nesnesiz Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak
- Bir şeyi kullanması için uzatmak
- Sunmak
- İşgal etmek
- Takip etmek, izlemek
- Bırakmamak
- Sarmak, bürümek
- Asılmak, kuvvetlice sarılmak
- Bir kimsenin yerini almak
- Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek
- Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak
- Bir yerde kalmasını sağlamak
- Bir sanat eseri geniş ilgi görmek
- Biriktirmek, tasarruf etmek
- Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj
- ...-dan başlamak
- Bir şeyi belleğe yerleştirmek
- spor Bazı takım oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketine ayakla veya vücutla engel olmak; markaja almak
Tutmak kelimesinin kullanım alanları ve örnekler
Tutmak kelimesinin metin içerisinde nasıl yer aldığını gösteren çeşitli kullanım örnekleri aşağıda belirtilmiştir.
- Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu.
- Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı.
- Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz.
- Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım!
- Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir.
- Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları.
- Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır.
- Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti.
- Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu.
- Burada bir kat tuttum. Yazı geçireceğim.
- Yapıyı geniş tuttu.
- Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak.
- Aldığım şeyler bin lira tuttu.
- Vapur İzmir'i tutmayacakmış.
- Seksen bir yaşında da olsa çalışmak insanı zinde tutuyor.
- Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti.
- On bin lirayı borcunuza tuttum.
- Biraz toz olsa mendilini burnuna tutar.
- Ustura tutmak.
- Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.
- Toprağa atılan her tohum bir ümittir. Tohum ya tutar ya tutmaz. Ya yeşerir ya yeşermez.
- Eli ayağı tutsun, açlıktan ölmesin, yeterdi ona.
- Bu iş iki saat tuttu.
- Boya tutmadı. Çivi iyi tuttu.
- Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır.
- Konuklara şeker tutmak.
- Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız.
- Baba sesini çıkarmadı hatta öksürüğünü bile galiba tuttu.
- Hey başları duman tutmuş dağlar, hey!
- Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş.
- Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam.
- Kapıyı açık tutmayın.
- Eğer piyes tutar da alkışlanırsa bir yazara yakışacak bir kıyafet giymeliydim.
- Sen metelik tutuyorsun gibi geliyor bana. Ay başına kadar bana ödünç versene.
- Kadınların başında gördüğünüz bürümcükten, iç çamaşırlarından tutunuz da entarilik kaba pamuklulara kadar hepsi Osmanlı malı idi.
- Herkes aklından bir sayı tutsun.
Tutmak hakkındaki atasözleri ve deyimler
Dilimizin zenginliğini yansıtan ve içinde bu kelimenin geçtiği atasözleri ve deyimler aşağıda sıralanmıştır.
- Tut kelin perçeminden
- Tut ki
- Tuttuğu altın olsun
- Tuttuğu dal elinde kalmak
- Tuttuğunu koparmak
Tutmak kelimesinin yer aldığı birleşik ifadeler
Türkçede zengin bir kullanım alanına sahip olan tutmak, pek çok birleşik kelimenin yapısında yer almaktadır.
- Tutçek
- Vurtut
- Çultutmaz
- Yantutmaz