- Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube, Türkiye’yi bölgesel güvenliğin temel taşlarından biri olarak nitelendirdi.
- Zube, Husilerin 2014’ten bu yana yürütülen müzakere süreçlerini sonuçsuz bıraktığını savundu.
- Husileri Yemen’in kültürünü ve tarihini değiştirmeye çalışmakla suçlayan Zube, grubun bölge ülkelerine yönelik saldırılarına tepki gösterdi.
- Yemenli Bakan, Husiler silahsızlandırılana kadar “Yemen’in Şafağı Operasyonu”nun kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı.
Yemen Dışişleri Bakanı Afrah ez-Zube, Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zube, Türkiye’nin Yemen’e insani ve siyasi alanlarda verdiği desteği takdir ettiklerini ifade etti.
Türkiye’nin bölgesel güvenlikte önemli bir rol üstlendiğini belirten Zube, Ankara’nın siyasi ağırlığı ve Mekke İttifakı gibi girişimlerinin Yemen’de gerçek ve sürdürülebilir barışın sağlanmasına katkı sunduğunu kaydetti.
Husilerle müzakere süreçleri sonuçsuz kaldı
Yemen’de İran destekli Husilerin 2014 yılında askeri darbeyle başkent Sana’yı ve diğer bölgeleri ele geçirdiğini hatırlatan Zube, uluslararası toplumun girişimleriyle 2016’dan itibaren farklı aşamalarda müzakereler yürütüldüğünü belirtti.
Zube, siyasi anlaşmaya yaklaşılan süreçlerde Husilerin imza atmayı reddettiğini, 2018’de Hudeyde vilayetini kurtarmaya yönelik operasyon sırasında Stockholm Anlaşması’nın imzalandığını aktardı. Yemen’de kalıcı barış amacıyla 2022’de Suudi Arabistan öncülüğünde başlatılan müzakerelerin de sonuçsuz kaldığını belirten Zube, 2024 ve 2025 yıllarındaki girişimlerin de başarısız olduğunu söyledi.
Husileri Yemen’in kimliğini değiştirmekle suçladı
Husilerin Yemen halkının kültürünü, inancını ve tarihini değiştirmeye çalıştığını savunan Zube, eğitim sisteminin hedef alındığını öne sürdü. Sana Üniversitesi’ndeki Türkoloji Bölümünün kapatılarak yerine Farsça Bölümünün açıldığını belirten Zube, Husilerin ülke ekonomisine zarar verdiğini ve halkı yoksulluğa sürüklediğini ifade etti.
Husilerin uygulamalarını İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki politikalarına benzeten Zube, Yemenlilerin evlerinin yıkıldığını, insanların baskınlarla gözaltına alındığını ve ülkenin kimliğinin hedef alındığını ileri sürdü.
Mekke ve Medine’yi de hedef alan saldırılar düzenliyorlar
Husilerin cumhuriyeti reddederek imamet yönetimini savunduğunu söyleyen Zube, grubun Yemen halkını sınıflara ayırmayı amaçlayan bir yönetim kurmak istediğini savundu.
Husilerin bölge ülkelerine yönelik saldırılarına da değinen Zube, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların Mekke ve Medine’yi de kapsayacak şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Zube, Husilerin Yemen halkını temsil etmediğini vurguladı.
Husilere yönelik operasyonlar sürecek
Yemen hükümetinin başlattığı “Yemen’in Şafağı Operasyonu” hakkında değerlendirmelerde bulunan Zube, yıllardır yürütülen müzakerelerin askeri faaliyetleri durdurmadığını söyledi.
Husiler silahsızlandırılana kadar operasyonların kararlılıkla devam edeceğini belirten Zube, grubun 2014’te Sana’yı ele geçirdiği dönemde ağır piyade silahlarına sahip olmadığını, sonraki müzakere süreçlerini ise silahlanmak için kullandığını öne sürdü.
Zube, Husilerin yeniden silahlanmasına imkan tanıyacak yeni müzakere süreçlerine kapalı olduklarını ifade etti.