- AK Parti ve Adalet Bakanlığı tarafından ceza ve infaz sistemini sadeleştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir yasa çalışması yürütülüyor.
- Suçların niteliğine göre iki farklı infaz oranının belirlenmesi ve ağır suçlarda koşullu salıverilme şartlarının sıkılaştırılması planlanıyor.
- Tahliye kararlarında İdare ve Gözlem Kurullarının rolünün artırılarak topluma uyum, ıslah durumu ve tahliye sonrası risk analizinin esas alınması hedefleniyor.
Ceza ve infaz sisteminde kapsamlı bir değişiklik için çalışma yürütüldüğü bildirildi. A Haber muhabirinin canlı yayında aktardığı bilgilere göre, pandemi döneminde uygulanan bazı infaz esnekliklerinin ardından bu kez sistemin tamamını yeniden ele alan bir düzenleme hazırlanıyor. Çalışmanın, suçların niteliğine göre daha net kategoriler oluşturması ve tahliye süreçlerinde yeni kriterler getirmesi planlanıyor.
İnfaz sisteminde kapsamlı değişiklik hazırlığı
Ceza ve infaz sistemindeki karmaşık yapının sadeleştirilmesi amacıyla yeni bir çalışma yürütüldüğü aktarıldı. AK Parti kurmayları ile Adalet Bakanlığı yetkililerinin hazırladığı belirtilen düzenlemenin, TBMM gündemindeki 9. Yargı Paketi çalışmalarından ayrı bir kanun teklifi olarak ele alınması planlanıyor.
Hazırlanan çalışmanın temel başlıklarının 15 Eylül’de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılması planlanan toplantıda değerlendirilmesi bekleniyor. Toplantıda Adalet Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı etki analizlerinin sunulacağı ve yasa taslağına son şeklinin verilmesinin gündeme geleceği bildirildi.
Suçlara göre iki farklı infaz oranı
Yeni sistemde mevcut yapıdaki farklı uygulamaların yerine, suçların niteliği ve ağırlığına göre daha sade bir sınıflandırma oluşturulması planlanıyor.
Bu kapsamda koşullu salıverilme şartlarının iki temel kategori üzerinden düzenlenmesi gündemde.
- Genel ve hafif suçlar: Kasten yaralamanın basit halleri, bazı hırsızlık türleri ve bazı mali suçlar gibi kategorilerde yer alan hükümlülerin, cezalarının yarısını ceza infaz kurumunda geçirmelerinin ardından koşullu salıverilmeden yararlanabilmesi öngörülüyor.
- Ağır ve toplumda infial yaratan suçlar: Çocuğun cinsel istismarı, kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet, alt ve üst soya karşı kasten öldürme ile devlete karşı işlenen terör suçları gibi ağır suçlarda ise koşullu salıverilme oranının 2/3 olarak uygulanması planlanıyor.
Bu düzenlemeyle ağır suçlardan hüküm giyenlerin daha kısa sürede tahliye edilmesine yönelik esnekliğin azaltılması hedefleniyor.
Tahliye kararında yeni kriterler
Çalışmanın dikkat çeken başlıklarından biri de İdare ve Gözlem Kurullarının yapısında yapılması planlanan değişiklikler. Yeni modelde yalnızca hükümlünün kanunda öngörülen süreyi doldurması ve cezaevindeki iyi hali değil, tahliye sonrasındaki riskleri de değerlendirmeye alınacak bir sistem oluşturulması planlanıyor.
Kurullarda psikolog, sosyolog ve hukukçuların da yer alması ve hükümlüler hakkında daha kapsamlı değerlendirme yapılması öngörülüyor.
Topluma uyum ve ıslah durumu değerlendirilecek
Tahliye öncesinde hükümlünün topluma yeniden uyum sağlayıp sağlayamayacağı da incelenecek. Bu kapsamda kişinin dış dünyaya uyumu, yasal bir işte çalışma ve topluma yeniden entegre olma potansiyelinin değerlendirilmesi planlanıyor.
Bunun yanında hükümlünün rehabilitasyon programlarına katılımı ve işlediği suçla ilgili ıslah durumunun da dikkate alınması öngörülüyor.
Tahliye sonrası risk de masada
Yeni infaz modelinde en önemli kriterlerden birinin risk değerlendirmesi olması planlanıyor.
Buna göre hükümlünün tahliye edilmesinin ardından mağdura, mağdurun yakınlarına veya üçüncü kişilere yeniden zarar verme ihtimali incelenecek. Riskli görülen kişiler açısından koşullu salıverilmenin ertelenebilmesine yönelik bir sistem oluşturulması gündemde.
Çalışmayla infaz sisteminin daha sade, öngörülebilir ve denetimli hale getirilmesi hedefleniyor. Düzenlemenin ayrıntılarının ise 15 Eylül’de yapılması planlanan toplantının ardından netleşmesi bekleniyor.