- Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatını oy birliğiyle onayladı ve Ankara ile siyasi ilişkilerin kesilmesini öngören 2020 tarihli kararını kaldırdı.
- Athens Voice, gelişmenin Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirdiğini ve Yunanistan’ın diplomatik hareket alanını daralttığını savundu.
- Gazete, Girit’in güneyinde yeni bir münhasır ekonomik bölge ilan edilmesi yönündeki olası adımların gerilimi artırabileceğini belirterek diplomatik müzakere çağrısı yaptı.
- Yunanistan, anlaşmanın uluslararası deniz hukuku açısından geçersiz olduğunu ve Yunan adalarının deniz yetki alanlarını ihlal ettiğini savunuyor. Türkiye ise mutabakatın iki ülkenin karşılıklı hak ve çıkarlarını koruduğunu belirtiyor.
Yunanistan merkezli Athens Voice, Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi’nin Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasını Atina açısından önemli bir diplomatik gelişme olarak değerlendirdi.
Gazetede yayımlanan yorumda, kararın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki stratejik konumunu güçlendirdiği ve Yunanistan’ın bölgedeki deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini uygulamaya koymasını zorlaştırdığı ileri sürüldü.
Athens Voice, özellikle Girit’in güneyinde münhasır ekonomik bölge (MEB) ilan edilmesi ve Meis Adası temelinde deniz yetki alanı talep edilmesi ihtimallerinin bu gelişmeden etkileneceğini savundu.
Gazeteye göre, Libya’nın doğusundaki yönetimin anlaşmayı onaylaması Yunan diplomasisi açısından ciddi bir gerileme anlamına geliyor. Yorumda, Atina’nın Türkiye ile Batı Libya arasında 2019’da imzalanan mutabakatın oluşturduğu stratejik tabloyu değiştirme ihtimalinin de zayıfladığı öne sürüldü.
“Atina, Türkiye ile müzakereyi reddederek çıkmaza girdi”
Athens Voice’un değerlendirmesinde Yunanistan hükümetinin Türkiye ile yaşanan anlaşmazlıkları ele alma biçimi de eleştirildi.
Yorumda, Atina’nın Ankara ile sorunları diplomatik ve siyasi müzakereler yoluyla çözmeyi reddetmesinin ülkeyi bir çıkmaza sürüklediği savunuldu. Gazete, Yunanistan’ın önündeki seçeneklerin son derece sınırlı hale geldiğini ileri sürdü.
Athens Voice, Girit’in güneyinde yeni bir MEB ilan edilmesi ve ardından yaşanabilecek gelişmelerin göze alınması yönündeki önerilere de karşı çıktı. Böyle bir adımın, kamuoyunun beklentilerini karşılamak amacıyla ve sıcak gelişmelerin etkisi altında atılması halinde akılcı dış politika yaklaşımının yerini düşüncesiz tepkilere bırakabileceği uyarısında bulundu.
Gazeteye göre, Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları siyasi kariyer hesaplarından ve iç politikaya yönelik kaygılardan bağımsız biçimde ele alması gerekiyor.
“Doğu Akdeniz’de yeni bir savaşın önüne geçilmeli”
Athens Voice, yorumunda Doğu Akdeniz’deki gerilimin daha geniş bir çatışmaya dönüşmesi ihtimaline de dikkat çekti.
Gazete, Yunanistan’ın, Avrupa’nın ve uluslararası toplumun ihtiyaç duyduğu son şeyin Avrasya sınırlarında üçüncü bir savaşın çıkması olduğunu belirterek taraflara ihtiyatlı davranma çağrısı yaptı. Yazıda, bazı aktörlerin gerilimi kışkırtmayı amaçlaması ihtimaline ilişkin eleştirel bir ifade de kullanıldı.
Bu değerlendirme, Atina’nın Libya Meclisi kararına vereceği tepkinin yalnızca deniz yetki alanlarıyla sınırlı kalmayacağına, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin genel seyri ve bölgesel güvenlik bakımından da önem taşıdığına işaret ediyor.
Yunanistan anlaşmayı tanımıyor
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Libya Meclisi’nin kararının ardından mutabakatın hukuki geçerliliğini reddetti.
Atina, Türkiye ile Libya’nın deniz sınırlandırması için gerekli karşılıklı veya bitişik kıyılara sahip olmadığını savunuyor ve anlaşmanın Yunan adalarının deniz yetki alanlarına ilişkin haklarını ihlal ettiğini ileri sürüyor.
Türkiye ise Libya Meclisi’nin kararını memnuniyetle karşıladı. Ankara, mutabakatın iki ülkenin karşılıklı hak ve çıkarlarını koruduğunu ve Doğu Akdeniz’de güvenlik, istikrar ve barış için işbirliğinin sürdürülmesine katkı sağlayacağını bildirdi.
2019 tarihli mutabakat, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarını belirlerken Yunanistan ve Mısır’ın 2020’de imzaladığı deniz yetki alanları anlaşmasıyla da örtüşen iddialar içeriyor.
Bu nedenle Libya Meclisi’nin onayı, Doğu Akdeniz’deki hukuki ve diplomatik anlaşmazlığı sona erdirmek yerine yeni bir aşamaya taşıdı.