- Muhalefetin seçim sonuçlarına itiraz edebileceği son gün, Yüksek Mahkeme ve Anayasa Mahkemesi’nin bulunduğu bina güvenlik gerekçesiyle erişime kapatıldı.
- Muhalefetin seçim sonuçlarına itiraz etmek için sonuçların açıklanmasından itibaren yedi günlük süresi bulunuyor.
- 13 Ağustos’taki seçimde Devlet Başkanı Hakainde Hichilema ikinci dönemini garantiledi; muhalefet ise sonuçlara itiraz etmeye hazırlanıyor.
- Seçim sonrasında muhalif isimlerin gözaltına alınması ve eski bakan Mutotwe Kafwaya’nın polis operasyonunda hayatını kaybetmesi, ülkedeki siyasi gerilimi daha da artırdı.
Zambiya’da 13 Ağustos’ta yapılan genel seçimlerin ardından başlayan siyasi kriz, yargı kurumlarının kapatılmasıyla yeni bir boyut kazandı.
Devlet Başkanı Hakainde Hichilema’nın ikinci kez seçilmesinin ardından muhalefet, seçim sonuçlarına itiraz etmeye hazırlanırken ülkenin en üst mahkemelerinin kapıları kapatıldı.
Ülkedeki yargı yönetimi memorandumunda, tüm personelden “güvenlik nedenleriyle” işe gelmemeleri istendi. Polis sözcüsü Godfrey Chilabi ise güvenlik değerlendirmelerinin sürdüğünü belirtti ancak mahkemelerin neden kapatıldığı konusunda ayrıntı vermedi.
Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapılamadı
Muhalefet lideri Brian Mundubile, seçim sonuçlarını Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını açıklamıştı.
Ancak başvurunun yapılması gereken kritik günde Lusaka’daki Yüksek Mahkeme kompleksi ile aynı binada bulunan Anayasa Mahkemesi’nin girişleri kapatıldı. Binanın çevresinde polislerin bulunduğu görüldü.
Muhalefet ittifakında yer alan New Heritage Party lideri Chishala Kateka, dilekçenin süresi içinde sunulabilmesi için çalıştıklarını ancak sürecin nasıl sonuçlanacağını bilmediklerini söyledi.
Mahkemelerin kapatılması, muhalefetin anayasal itiraz hakkını kullanmasının fiilen engellenip engellenmediği konusunda tartışma başlattı.
Hichilema yüzde 60,49 oyla kazandı
13 Ağustos’ta yapılan seçimde Devlet Başkanı Hakainde Hichilema yüzde 60,49 oy alarak ikinci dönem için yeniden seçildi.
Ancak seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından muhalefet cephesi sonuçların doğruluğunu sorgulamaya başladı.
Muhalefet, bazı seçim merkezlerinde kullanılan resmi oy kayıtlarının tahrif edildiğine ilişkin şikâyetler bulunduğunu savunuyor. Hichilema ise seçimlerde hile yapıldığı yönündeki iddiaları reddediyor.
Reuters'ın aktardığına göre bağımsız iki gözlemci raporunda da Hichilema'nın oylarının şişirilmiş olabileceğine ilişkin bulgular yer aldı. Bu iddiaların seçim sonucunu değiştirecek nitelikte olup olmadığı ise netleşmiş değil.
Muhalefet üzerindeki baskı arttı
Seçimlerin ardından muhalefete yönelik operasyonlar da siyasi gerilimi artırdı.
Eski Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı ve muhalif milletvekili Mutotwe Kafwaya’nın bir polis operasyonu sırasında hayatını kaybettiği bildirildi.
Zambiya Polis Genel Müfettişi Graphael Musamba, operasyonun “devlet güvenliğine tehdit oluşturan şüpheli bir milis yapısını çökertmek” amacıyla düzenlendiğini açıkladı.
Polis, operasyonda otomatik tüfekler, askeri teçhizat ve gece görüş dürbünleri ele geçirildiğini, aralarında eski komandoların da bulunduğu 11 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Ancak muhalefet hükümetin açıklamasını reddetti.
Muhalefet: Gözaltılar siyasi
Muhalefet lideri Brian Mundubile, operasyonlarda gözaltına alınan kişilerin kendi güvenlik ekibi ve parti üyeleri olduğunu savundu.
Mundubile’nin seçimden sonraki hafta sonu evine de polis ve askeri birliklerin operasyon düzenlediği bildirildi. Operasyonda ateş açıldığı, bazı kişilerin yaralandığı ve 11 kişinin gözaltına alındığı aktarıldı.
Yetkililer, evde hukuk düzenine karşı ayaklanma planlayan bir milis yapılanması bulunduğunu öne sürerken Mundubile ve destekçileri suçlamaları reddetti.
Bu karşılıklı suçlamalar, seçim sonrasında ülkede siyasi şiddet ve muhalefetin faaliyet alanı konusundaki endişeleri artırdı.
İnsan hakları kuruluşlarından uyarı
Zambiya’daki gelişmeler uluslararası insan hakları kuruluşlarının da gündeminde.
Amnesty International, ülkede devlet destekli uygulamaların temel hak ve özgürlükler üzerindeki kısıtlamaları artırdığı konusunda uyarıda bulundu.
Human Rights Foundation ise seçim kampanyasının muhalefet adaylarına yönelik devlet destekli şiddet, polis baskısı ve siyasi gruplar arasındaki çatışmalarla gölgelendiğini savundu.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirerek Zambiya makamlarına keyfi gözaltıları durdurma, hukukun üstünlüğüne uyma ve adil yargılanma standartlarını güvence altına alma çağrısında bulundu.
Hichilema yönetimi eleştirilerin odağında
Hichilema yönetiminin son yıllarda yargı, polis, parlamento, seçim komisyonu ve kamu yönetimi üzerindeki kontrolünü artırdığı yönündeki eleştiriler, seçim sonrasında yeniden gündeme geldi.
Siyasi analist Sishuwa Sishuwa, daha önce hükümetin siyasi rakiplerini etkisizleştirmek amacıyla bir “hukuk savaşı” yürüttüğünü savunmuştu.
Hukukçu Profesör Cephas Lumina ise seçim öncesinde cinayetler, adaylara yönelik saldırılar, siyasi mitinglerin engellenmesi ve aktivistlere yönelik polis müdahalelerinin ülkeyi bir “korku iklimine” sürüklediğini ileri sürmüştü.
Ekonomik tablo da seçimin önemli gündemiydi
Zambiya seçimleri yalnızca siyasi gerilim nedeniyle değil, ekonomik koşullar nedeniyle de yakından takip edildi.
Ülke son yıllarda borç yapılandırması ve Uluslararası Para Fonu destekli ekonomik program kapsamında önemli reformlar gerçekleştirdi. Enflasyon Nisan 2026'da yüzde 6,8'e kadar geriledi.
Buna karşın yüksek gıda, akaryakıt ve elektrik fiyatları hane halkları üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Zambiya'da nüfusun önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında yaşamaya devam ediyor.
Bu nedenle Hichilema'nın ikinci döneminde ekonomik toparlanmanın toplumun geniş kesimlerine ne ölçüde yansıyacağı da önemli bir sınav olacak.
Seçim krizinin kaderini yargı belirleyecek
Zambiya'da mevcut kriz açısından en kritik konu, muhalefetin seçim sonuçlarına yönelik itiraz hakkını kullanıp kullanamayacağı.
Mahkemelerin kapatılması nedeniyle itiraz sürecinin nasıl işletileceği belirsizliğini korurken, hükümet güvenlik gerekçesini öne çıkarıyor. Muhalefet ise bu kararın seçim sonuçlarını yargıya taşıma hakkını etkileyebileceğini savunuyor.
Hichilema'nın ikinci dönemine ilişkin siyasi meşruiyet tartışmasının önümüzdeki günlerde büyük ölçüde Anayasa Mahkemesi'ne yapılacak olası başvurular ve bu başvuruların nasıl değerlendirileceği üzerinden şekillenmesi bekleniyor.
Zambiya'daki gelişmeler, seçim sonuçlarının ötesinde, ülkenin yargı bağımsızlığı, muhalefetin siyasi alanı ve demokratik kurumların işleyişi açısından da önemli bir sınav niteliği taşıyor.