Sessizlik, zulmün en büyük ortağıdır

Fazıl Ergüt

Yazan: Fazıl Ergüt

· 1 dk okuma

Sessizlik, zulmün en büyük ortağıdır

Sessizlik, zulmün en büyük ortağıdır.

Ve her sessiz an, Doğu Türkistan’daki insanların acısını biraz daha derinleştirir.

Dünyanın en kalabalık ülkesi Çin, asırlardır var olan bir halkın tarihini, kültürünü, inancını, hatta kimliğini sistematik bir şekilde silmeye çalışıyor.

Bu sadece bir coğrafyada yaşanan baskı değil, insanlığın vicdanında açılan büyük bir yaradır.

Doğu Türkistan, binlerce yıllık medeniyetin beşiği…

Bir zamanlar ilimle, ticaretle, sanatla anılan kadim bir yurt.

Ama bugün, modern çağın en büyük insanlık suçlarından biri orada işleniyor.

Camiler kapatılıyor, Kur’an yasaklanıyor, ana dil unutturuluyor, çocuklar ailelerinden koparılıp asimilasyon kamplarına gönderiliyor.

Kimi buna “yeniden eğitim” diyor; oysa o kamplarda bir milletin hafızası, inancı ve onuru yok ediliyor.

Zulüm, sadece bedenlere değil, ruhlara da işleniyor.

İnsanı kendi köklerinden kopardığında, geriye bir kalabalık kalır; ama artık bir millet olmaz.

İşte Çin’in yapmak istediği tam da budur

Türk’ün direncini, Müslüman’ın vakarını kırmak…

Doğu Türkistan’ı, tarihten ve kimlikten koparmak.

Fakat ne kadar bastırsalar da hakikatin sesi susturulamaz.

Çünkü mazlumun duası, dünyanın bütün propaganda aygıtlarından daha güçlüdür.

Bir annenin evladına ettiği dua, bir çocuğun ezberinde kalan “Bismillah”, bir ihtiyarın kalbinde sakladığı “La ilahe illallah” sözü…

İşte o sözler, o dualar; zulmün duvarlarını çatlatan görünmez çığlıklardır.

Bugün Doğu Türkistan, yalnız bırakılmış bir ümmetin aynasıdır.

O aynaya baktığımızda sadece oradaki mazlumları değil, kendi suskunluğumuzu da görürüz.

Zira susmak, zalimin tarafında durmaktır.

Bir mazlumun sesi olmak, sadece bir insanlık görevi değil, bir imtihandır.

Unutmayalım ki;

Zulme karşı ses çıkarmak, sadece bir siyasi tavır değil, ahlaki bir sorumluluktur.

Doğu Türkistan’ın çığlığını duymayan bir dünya, insanlığın vicdanını da yitirmiş demektir.

O halde biz, o sesi duyurmakla mükellefiz.

Çünkü insan onuru, kimliğin ve inancın özgürlüğü, orada rehin tutuluyor.

Ve bir gün tarih, bugün susanları da, konuşanları da yazacak.

Vesselam…

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim