Akın Gürlek ile 'İstanbul Modeli' ülke sathına yayılacaktır

Hasan Basri Akdemir

Yazan: Hasan Basri Akdemir

· 2 dk okuma

Akın Gürlek ile 'İstanbul Modeli' ülke sathına yayılacaktır

Uzun zamandır konuşulan Kabine revizyonu gerçekleşti. İçişleri ve Adalet bakanlıklarında beklenen değişim oldu. Bir bakanlığın daha ismi geçiyordu ama o değişikliği görmedik. Açıkçası ekstra bir durum olmazsa ben başka değişim olacağını düşünmüyorum.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın değişeceği ve özellikle MHP’li çevrelerin ve AK Parti medyasının önemli bir kısmının kendisinden rahatsız olduğu biliniyordu. Sonuç olarak Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi göreve geldi. Adalet Bakanlığı konusunda da yine AK Parti içinden yükselen itirazlar vardı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın son dönemdeki uygulamaları, aktif durumu ve dosyaların üzerine gidiş biçimi ile koordine olmayan ‘geri kalanı’ eleştirileri vardı. Ve Akın Gürlek’in bakanlığa geleceği dilden dile dolaşıyordu.

O geldikten sonra İstanbul’da artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı

Akın Gürlek’in bakan yardımcılığından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine gelmesiyle birlikte İstanbul’da çok şey değişti. Tabii ki başta İBB operasyonları olmak üzere, kara para, altın rafinerisi, uyuşturucu, fuhuş, yasa dışı bahis, futbolda şike ve bahis gibi birçok alanda çok büyük operasyonlar yürüttü. ‘Dokunulamaz’ denilen isimlere dokundu, ‘girilemez’ denilen yerlere girdi, konjonktüre göre hareket etmedi.

Genelde yabancı filmlerde ya da İtalya’daki efsaneleşmiş operasyonlarda gördüğümüz savcı örneği çizdi. MASAK 24 saat çalıştı, polis caddeleri kapattı, jandarma şehir içinde 200 personelle baskınlar yaptı, İstanbul dışına taşan ve başka illeri de harekete geçmek zorunda bırakan ve hatta yurt dışından adam alıp gelme noktasına giden operasyonlar yapıldı ve karşımıza bir İstanbul Modeli çıktı.

‘İstanbul Modeli’

Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olması ile nasıl bir dönem bizleri bekliyor?

Açıkçası ben ‘İstanbul Modeli’nin Türkiye sathına yayılmasını bekliyorum. Adalet mekanizmasındaki isimlerin öne çıktığı, yetkilerini sonuna kadar kullandığı, her davanın üstüne sert bir şekilde gidildiği, yargıdaki hızın arttığı ve kolluğun ve diğer birimlerin aktif kullanıldığı bir dönem geldiğini söyleyebiliriz.

‘Akın Bey geldi ve şimdi CHP’nin vay haline’ değerlendirmelerine katılmıyorum. Yargı mekanizması suçlunun üzerine delille gider. Geçmişimiz ‘hukuksuz delil’ kavramını çok iyi bilmemizi sağlıyor. Bunları defalarca yaşadık. Eğer bu kötü geçmiş hatıralarla paralel bir durum yoksa bir savcıdan ya da bir bakandan korkmanın alemi yok. Tabii ki ortada bir suç yoksa!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ise bu modelle eşgüdüm halinde olacağını düşünüyorum. Bence daha nemlisi AK Parti ile ve AK Parti çevreleriyle daha uyumlu ve iletişimde bir içişleri dönemi gelecek. Bu parti içini rahatlatacaktır.

Bu ara CHP’den çok arıyorlar

Mesut Özarslan’a gece yarısı atılan mesajlar ve edilen küfürler tabii ki tartışma konumuzdu. Özgür Özel bu yaptığının ardından grup toplantısında yaptığıyla gurur duydu ve CHP’liler elleri patlayana kadar alkışladı.

Akşam TGRT Haber’de Taksim Meydanı programında Gürkan Hacır’ın konuğuydum. Telefon çaldı. Bir CHP milletvekili arıyordu. Kapattım, ‘Yayındayım sayın vekilim daha sonra arayayım’ dedim. Kendisiyle sonra konuştuk ama yayın esnasında yazdı derdini bana. Ben de o anda söyledim. Neydi derdi?

‘Ben grup toplantısına gitmedim. Birçok arkadaşımız da gitmedi. Genel başkanlık makamını küfürle, bu şekilde konuşturan birini alkışlamaya gidemem’ dedi. Ben bunu yayında okuyunca başka vekiller de yazdı. Aynı şekilde Gürkan Hacır’a da yazanlar oldu.

Bir başka telefon da Akın Gürlek’in Meclis’teki yemin töreninde geldi. O kavga gürültülü yemin anını televizyonda izlerken yine bir başka vekil aradı. ‘Hasan Bey biz en az 30-40 vekil ayağa bile kalkmadık. Kürsü işgalini doğru bulmuyoruz’ dedi.

Mahmut Tanal’a niye bunu yaptınız?

Uzun uzun neler yaşandığını yazmayacağım. Herkes neyin ne olduğunu gördü zaten. Ancak madem arkada gidip Akın Gürlek’in elini sıkıyorsunuz, madem idari amiriniz oturuma gelmiyor bile, madem kürsü işgaline vekilleri yönlendirenler birden ortadan kayboluyor, sonra TV’lerde nedamet getiriyorlar ve madem 30-40 vekil bunu onaylamıyor ve ayağa bile kalkmıyor…

Ya arkadaş yazık değil mi? Siz Mahmut Tanal’a o dayağı neden yedirdiniz?

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim