Türkiye’de bugüne kadar belediyelere yönelik gerçekleştirilen yolsuzluk operasyonlarının neredeyse tamamında kamuoyunun karşısına çıkan ortak bir tablo vardı. Savcılıklar, soruşturma kapsamında belediye başkanlarını çoğu zaman “suç örgütü lideri” olmakla suçladı; operasyonların merkezine de belediye başkanlarını yerleştirdi.
Etimesgut Belediyesi soruşturmasında ise dikkat çekici bir farklılık bulunuyor. Kaynaklarımdan edindiğim bilgiye göre;
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu hakkında çeşitli suç isnatları bulunsa da, dosyanın en dikkat çekici yönlerinden biri, örgüt iddiasında belediye başkanının “örgüt lideri” olarak gösterilmemesi. Bugüne kadar belediye operasyonlarında alışılmış tablonun aksine, bu dosyada savcılığın örgüt yapılanmasına ilişkin değerlendirmesinde farklı bir hukuki çerçeve oluşturduğu görülüyor.
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Uyuşturucu ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Etimesgut Belediyesi’ne yönelik Ankara merkezli dokuz ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Soruşturmanın odağında, belediye tarafından gerçekleştirildiği öne sürülen bazı ihaleler, otopark kiralama işlemleri ile inşaat projelerine ilişkin imar ve ruhsat süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer alıyor.
Savcılık dosyasına göre soruşturma yalnızca tek bir delile dayanmıyor. Sayıştay raporları, MASAK incelemeleri, etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadeler, müşteki beyanları, CİMER başvuruları, ses ve görüntü kayıtları ile HTS analizleri dosyanın temel delil gruplarını oluşturuyor.
Savcılık; suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, zimmet, rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından soruşturma yürütüyor.
Operasyon kapsamında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında bulunduğu 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bunların 42’sinin belediye görevlisi, 13’ünün ise firma yetkilisi olduğu belirtildi.
Soruşturma yalnızca belediye yönetimini değil; müdürlükleri, belediye iştiraklerini, ihale komisyonlarını ve belediyeyle iş yapan şirketleri de kapsıyor.
Dosyada Sosyal Yardım İşleri, Mali Hizmetler, İmar ve Şehircilik, Destek Hizmetleri, Zabıta, Emlak ve İstimlak müdürleri ile Fen İşleri Müdürlüğü İhale Şefi, belediye başkanının danışmanı ve koruması, ihale komisyonlarında görev yapan personel, ETİMKENT A.Ş. yöneticileri, bazı belediye meclis üyeleri, siyasi parti yöneticileri ve belediyeyle iş yapan firma temsilcileri de yer alıyor.
Savcılık operasyonunda 52 şüpheli gözaltına alınırken, 56 konut, 15 iş yeri ve 41 araçta arama yapıldı. Çok sayıda dijital materyal ve belgeye de el konuldu.
Dosyada dikkat çeken başlıklardan biri Sayıştay raporları.
Savcılık, Sayıştay’ın hazırladığı üç ayrı raporu soruşturmanın önemli dayanaklarından biri olarak dosyaya eklemiş durumda.
12 Şubat 2026 tarihli raporda yaklaşık 814 milyon liralık bir ihale…
21 Nisan 2026 tarihli raporda yaklaşık 760 milyon liralık ikinci ihale…
Bunların yanında 30 Eylül 2025 tarihli raporda tespit edilen yaklaşık 12 milyon liralık kamu zararına ilişkin bulguların da soruşturma kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor.
Soruşturmanın önemli dönüm noktalarından biri ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren S.K.
Dosyaya göre S.K., Etimesgut Belediyesi’nde mutemet olarak görev yapmış ve halen tutuklu bulunuyor.
Savcılığa verdiği ifadede bazı belediye ihalelerinin belirli firmalara yönelik “adrese teslim” şekilde hazırlandığını öne sürdü.
İddiaların doğruluğu; Sayıştay raporları, ihale dosyaları, ödeme belgeleri ve şirketler arasındaki mali ilişkilerle karşılaştırılarak inceleniyor.
Dosyada MASAK incelemeleri de dikkat çeken başlıklardan biri.
Soruşturma kapsamında Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu’na ait olduğu belirtilen Fado Cafe–Nefes Restoranı üzerinden Erdal Beşikçioğlu’na iki ayrı işlemle toplam 975 bin lira para transferi gerçekleştirildiği tespit edildiği iddia ediliyor.
Savcılık, söz konusu para hareketlerinin kaynağını, gerekçesini ve belediyedeki iş ve işlemlerle bağlantısının bulunup bulunmadığını araştırıyor.
Soruşturmanın belki de en dikkat çekici bölümü ise müşteki anlatımları.
F.K. isimli müşteki, yürüttüğü inşaat projeleri nedeniyle kendisinden rüşvet talep edildiğini; yer, zaman ve kişiler belirterek savcılığa anlattı.
Dosyada yer alan bir başka müşteki ve aynı zamanda şüpheli konumundaki kişinin ise belediyedeki bir makam odasında Serpil Zengin ile Ozan Yiğit’in kendisinden iskân işlemleri karşılığında önce 2 milyon lira talep ettiğini, daha sonra bu rakamın pazarlık sonucunda 1 milyon liraya indirildiğini öne sürdüğü belirtiliyor.
Bir diğer müşteki T.K. ise otopark işletmesine ilişkin süreçte kendisinden rüşvet talep edildiğini iddia ediyor.
Savcılık dosyasında, T.K.’nın verdiği tarih, saat ve yer bilgilerinin HTS kayıtları ile baz istasyonu analizleriyle önemli ölçüde uyum gösterdiği ifade ediliyor.
Dosyadaki bir başka müşteki U.Ş. ise Optimum AVM’de düzenlemek istediği konser organizasyonu sırasında belediye görevlilerince para ve stant talep edilerek irtikaba zorlandığını ileri sürüyor.
Bu iddialara ilişkin ses kayıtlarının da soruşturma dosyasına sunulduğu belirtiliyor.
Söz konusu kayıtlarda Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu ile Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun koruması Hüseyin Yılmaz’a ait olduğu öne sürülen konuşmaların bulunduğu savcılık tarafından değerlendiriliyor.
Dosya henüz soruşturma aşamasında.
Deliller mahkeme önünde tartışılacak, şüpheliler savunmalarını yapacak ve nihai kararı bağımsız yargı verecek.
Ancak bugün itibarıyla dosyanın en dikkat çekici yönü değişmiyor.
Çünkü Türkiye’de bugüne kadar gerçekleştirilen belediye operasyonlarında alışılan tablonun aksine, Etimesgut Belediyesi soruşturmasında belediye başkanı hakkında örgüt soruşturması yürütülmesine rağmen, dosyanın kamuoyuna yansıyan içeriğinde Beşikçioğlu’nun “örgüt lideri” olarak konumlandırılmaması, soruşturmanın hukuki yönü bakımından dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.