Burcu Köksal dışındaki geçişler asla rücu gibi

Hasan Basri Akdemir

Yazan: Hasan Basri Akdemir

· 2 dk okuma

Burcu Köksal dışındaki geçişler asla rücu gibi

Son dönemde Yeniden Refah Partisi’nden AK Parti’ye yönelen belediye başkanı geçişleri, CHP’den geçişlerde olduğu gibi Türk siyasetinin pragmatik yapısından ziyade; seçmen sosyolojisinin sınırlarını bir kez daha gözler önüne serdi.

Burcu Köksal’ın katılımı sonrası gündeme gelen bu 33 belediye başkanının Yeniden Refah’tan iktidar partisine doğru saf değiştirmesi, aslında bir sürpriz değil; aksine yanlış kurgulanmış bir siyasi stratejinin kaçınılmaz sonucu.

Yerel seçim sürecinde AK Parti’nin aday göstermediği isimlere kapılarını açarak %6,19 gibi dikkate değer bir oy oranına ulaşan YRP, bu başarının kaynağını doğru analiz etmekte zorlanıyor. Adayları da oyu da kendisinin sanıyor. Kabul etmek gerekir ki, bu oyun büyük bir kısmı YRP’nin organik büyümesinden ziyade, AK Parti’nin her seçim döneminde ortaya çıkardığı “alternatif aranyan seçmen” tabanından gelen bir "emanet" oydu. 

Genel seçimlerde Cumhur İttifakı çatısı altında yer almanın verdiği meşruiyet, bu geçişkenliği kolaylaştırmış; muhafazakar seçmen YRP’yi "ikinci bir ev" olarak görmüştü.

Saadet Partisi’nin Boşalttığı Alan

Yeniden Refah’ın bu kadar kısa sürede bu denli bir çekim merkezi haline gelmesinin arkasında sadece AK Parti’deki aday belirleme hataları ya da Refah’ın konumlandığı doğru yer yok. Asıl stratejik boşluk, Saadet Partisi’nin 6’lı masada yer almasıyla oluştu. Saadet Partisi, kendi geleneksel tabanından ve muhafazakar kitlenin ana gövdesinden uzaklaşan bir profil sergileyince, Milli Görüş çizgisindeki o "saf muhafazakar" alan tamamen savunmasız kaldı.

Yeniden Refah, Saadet Partisi’nin seküler muhalefetle kurduğu dirsek teması sayesinde terk ettiği bu geniş alanı büyük bir iştahla doldurdu. Ancak bu alanı doldurduktan sonra gelen başarı doğru analiz edilemedi. Daha sonra ortaya çıkan AntiErdoğancı tavır, partinin geleceğini şekillendiriyor.

Emanet Oyunda Sınırı Var

Seçimlerin ardından YRP yönetiminin takındığı sert Erdoğan karşıtı muhalif söylem, partiye katılan "aslen AK Partili" belediye başkanları için bir yol ayrımı yarattı. Seçmen nezdinde de durum farklı değil. Anketlerde gördüğümüz kadarıyla, YRP’nin sert muhalefeti bu emanet oyları kalıcı bir sadakate dönüştürmek yerine; seçmeni ya kararsızlar bloğuna itiyor ya da eski partisine geri döndürüyor.

Belediye başkanlarının AK Parti’ye dönüşü, bir "siyasi transfer"den ziyade, genetik kodlara rücu etmek olarak okunabilir. Nasıl 6’lı Masanın karşısında ve Erdoğan’ın yanında konumlanınca muhafazakar tabandan oy çeken Yeniden Refah örneği olduysa bugün de o tabana yönelik siyaseti güden Anahtar Parti benzer bir ivme yakaladı.

YRP, Saadet Partisi’nin bıraktığı boşluğu kullanarak bir ivme yakalamış olsa da, bu ivmeyi az önce bahsettiğim “Halk TV sabit konuğu” diline çevirdiği sürece, bünyesine kattığı "ithal" aktörleri ve ödünç seçmeni tutmakta zorlanacaktır.

Siyasetteki boşlukları dolduran partiler seçimlerin kilidini açar. Yeniden Refah’ın çokça avantajı var ama edilen muhalefet tarzını gözden geçirmesi gerekir.


Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim