Bölge Adliye Mahkemesinin (İstinaf) CHP’nin 38. Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermesinden sonra Genel Başkanlık yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’na devredildi. “Arınacağız” diyerek kamuoyu önüne çıkan Kılıçdaroğlu yönetimi, onlarca kişiyi partiden ihraç etti. 91 milletvekili ayrılarak Yeni Partiyi kurdu. Fakat CHP’de sular bir türlü durulmadı. Bu sefer de yönetim katında “ofisçiler” ile “partililer” kavgası başladı.
CHP Genel Merkezinde hizipler kavgasının başladığını ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun MYK’de değişiklik yapmak istediğini bu köşeden sizlere duyurmuştum. Şimdilerde kavga oldukça şiddetlendi ve gruplar X üzerinden birbirlerine “bel altına varan” saldırılar başlattı. Özel hayatla ilgili iddialar havada uçuşurken ciddi bir para kavgasının da yaşandığına şahit oluyoruz.
İddialara göre Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlıktan düşmesinden sonra açtığı ofiste yer alan ve onu yalnız bırakmayan “ofisçiler” ekibiyle CHP’nin çeşitli kademelerinde görev alıp partiyi bırakmayan “partililer” arasındaki hizipleşme yerini kavgaya bırakmış. Hem de ne kavga…
Şimdilik isimlere girmiyorum ama CHP bütçesinden yapılacak harcamalarda büyük anlaşmazlıklar yaşanmış. Kendi ekipleriyle çalışmak isteyenlerin hazırladığı bütçeler onaylanmazken “ofisçiler”in hazırladığı bütçeler ödeniyormuş.
İzlenmeyen sitelere ödeme iddiası
Bütçeden pay alamayanlar, dijital medya ve sosyal medya platformlarında izlenme ve okunma oranı çok düşük sitelere milyonluk ödemeler yapıldığını iddia ediyor. Bazıları da CHP’den ayrılarak Yeni Partiye giden bir milletvekilinin eski danışmanlarına milyonluk ödemeler yapıldığını öne sürüyor. Kimi yöneticiler de kendine yakın medya ile çalışmak istiyormuş. Hâl böyle olunca da durum X’e taşınmış.
“Para kavgası” bir yana, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na “yakın olma kavgası” da CHP’nin gündeminde. Kılıçdaroğlu’na yakın olanların milletvekili listelerinin hazırlanmasında söz sahibi olacakları ifade ediliyor.
Peki, bütün bu kavgalardan Kılıçdaroğlu’nun haberi var mı? Elbette. Bazı akil isimler Kılıçdaroğlu’na olan biten her şeyi anlatmış. Şimdilik not almakla yetiniyormuş.
Duruma el konulmalı
Yaşananlardan rahatsızlık duyan bazı CHP milletvekilleri duruma müdahale etmeye hazırlanıyor. Kurultay takviminin bir an önce açıklanmasını isteyen milletvekilleri, MYK’nin değiştirilmesinde ısrarcı olacaklar. Kapalı grup toplantısıyla durumun tartışmaya açılması da gündemde yer alıyor.
CHP’deki bu çekişme ve kavgaların nereye evrileceği merakla bekleniyor tabii.
CHP İl Başkanları Toplantısı
CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat’ın İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmanın yankıları da sürüyor. Fırat’ın ABD strateji belgesine atıfta bulunarak bir konuşma yaptığı ve konuşmasında “Türkiye bir restorasyon içinde, Türkiye’de 4 parti kalacak. Bunlar AK Parti, MHP, CHP ve DEM Parti. Anayasa değişecek. Sizler CHP’nin üçüncü kuruluşuna tanık oluyorsunuz.” ifadelerini kullanması partideki Kemalist/ulusalcı kanadı rahatsız etti.
Ali Haydar Fırat ise sözlerinin çarpıtıldığını söyledi.
Yeni Parti'nin yeni binası
Yeni Parti, Parti Meclisi ve MYK toplantılarını ilk kez yeni Genel Merkezinde yaptı. Toplantıda kurultay takvimi, üye kayıtları, il ve ilçe örgütlerinin durumu ile parti programı ele alındı.
Toplantıda kimi milletvekilleri CHP’nin bir siyasi enkaza dönüştüğünü belirterek “Artık CHP ile ilgili söylemlerden vazgeçelim.” demiş. Bir başka milletvekili de “Vatandaş da artık ‘CHP’den başka gündeminiz yok mu?’ diyor. CHP ile uğraşıyoruz görüntüsü bize zarar veriyor. Vatandaş CHP’yi duymak istemiyor.” görüşünü dile getirmiş.
Yeni Parti Genel Merkezinin ilk ziyaretçileri kim olmuş dersiniz? Alman Yeşiller ve Sol Partisi…
AK Parti’den Özel’e cevap var
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “AK Parti kurulduktan bir yıl sonra 400 bin üye kaydedebilmişti. Yeni Parti, 18 günde bunun bir buçuk katı olan 600 bin üyeye ulaştı…” açıklamasına X hesabından cevap verdi.
“Bu karşılaştırmada tek doğru şey, AK Parti’nin başarısı.”
Bu karşılaştırmada tek doğrunun AK Parti’nin başarısı olduğunu ifade eden Büyükgümüş’ün ifadeleri şöyle:
“Kendinize hedef olarak AK Parti’nin ilk yılını almışsınız ama 2001 yılındaki ülke nüfusunu, teknoloji ve iletişim imkânlarını hesaba katmamışsınız, olsun.
10’uncu yılınızda 4,4 milyon, 25’inci yılınızda 12 milyon üye sayısına ulaşırsanız bu konuyu tekrar gündeme getirebilirsiniz. Ama dikkat edin, üye sayınız da topladığınız bağış miktarı gibi bir grafik çizmesin. Yıl sonunda Yargıtay resmî verileri açıkladığında bu iddialı hâlleriniz tekrar hatırlanır.”