Altı ayda kaybedilen Rumeli: I. Balkan Savaşı

114 yıl önce bugün başlayan Balkan Harbi, Osmanlı tarihinin en büyük felaketlerinden birine dönüştü. Beş asırda kurulan Rumeli hâkimiyetinin büyük bölümü birkaç ay içinde çöktü; Selanik’ten Üsküp’e şehirler kaybedildi, yüz binlerce insan göç yollarına düştü.

Mehmet Dilbaz

Yazan: Mehmet Dilbaz

· 5 dk okuma

Altı ayda kaybedilen Rumeli: I. Balkan Savaşı

Türk tarihinin en büyük kırılma noktalarından biri, 8 Ekim 1912’de Karadağ’ın Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmesiyle başladı.

Ardından Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan da Osmanlı’ya karşı harekete geçti. Henüz birkaç hafta önce İstanbul’da geniş çevreler büyük bir savaşın çıkacağına ihtimal vermiyordu. Fakat başlayan savaş, Osmanlı Devleti’nin yalnızca askerî bir yenilgisi olmayacaktı.

Koskoca Rumeli, yaklaşık altı ay içinde imparatorluğun elinden çıkacaktı.

Yaşanan felaketin büyüklüğü bakımından I. Balkan Savaşı’nı ancak 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, yani 93 Harbi ile karşılaştırmak mümkündür. Her iki savaş da yalnızca toprak kaybına değil; büyük göçlere, katliamlara, salgınlara ve yüz binlerce insanın hayatının altüst olmasına yol açtı.

Osmanlı'nın ana vatanı sayılan Rumeli

Osmanlı Devleti, Rumeli'ye XIV. yüzyılın ortalarında geçmişti.

Edirne'nin fethinden İstanbul'un alınmasına kadar Osmanlı'nın yükselişinin en önemli sahnesi Rumeli oldu. Selanik, Üsküp, Manastır, Yanya, İşkodra, Prizren, Priştine ve daha yüzlerce şehir ve kasaba yüzyıllar boyunca Osmanlı dünyasının parçalarıydı.

Dolayısıyla 1912'de kaybedilecek olan topraklar Osmanlı açısından uzak birer sömürge değildi.

Buralarda yüz binlerce Müslüman Türk, Arnavut, Boşnak ve diğer Müslüman topluluklar yaşıyor; camiler, tekkeler, medreseler, hanlar, hamamlar ve çarşılar Rumeli'nin şehir dokusunu belirliyordu.

Bazı bölgeler beş asra yaklaşan bir süredir Osmanlı idaresindeydi.

Ve bütün bu dünya birkaç ay içinde çökecekti.

Dört Balkan devleti Osmanlı'ya karşı birleşti

XIX. yüzyıl boyunca Osmanlı'nın Balkanlardaki hâkimiyeti zaten sürekli geriliyordu.

Sırbistan, Yunanistan, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık veya özerklik süreçleri imparatorluğun Rumeli'deki topraklarını küçültmüştü. Fakat hâlâ Makedonya, Kosova, Arnavutluk, Trakya ve önemli Ege şehirleri Osmanlı'nın elindeydi.

1912'de Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ, aralarındaki anlaşmazlıkları geçici olarak bir kenara bırakarak Osmanlı'ya karşı Balkan İttifakı'nı oluşturdular.

İlk silahı çeken Karadağ oldu.

8 Ekim 1912'de Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.

On gün içerisinde savaş bütün Balkanlara yayıldı.

Felaket beklenenden çok daha hızlı geldi

Osmanlı yönetimi Balkan devletlerinin toplam askerî gücünü küçümsedi.

Ordunun önemli bir bölümü terhis edilmişti. Seferberlik aksadı. Demiryolu ağı yetersizdi. Birliklerin sevk ve idaresinde ciddi problemler yaşandı. Subaylar arasındaki siyasi kamplaşmalar ordunun komuta yapısını da etkiliyordu.

Bunun karşısında Balkan devletleri yıllardır böyle bir savaşa hazırlanıyordu.

Sonuç korkunç oldu.

Doğuda Bulgar ordusu Osmanlı kuvvetlerini Kırkkilise ve Lüleburgaz muharebelerinde yenerek İstanbul'a doğru ilerledi.

Bulgar birlikleri kısa süre içerisinde Çatalca'ya, yani İstanbul'un kapısına kadar ulaştı.

Başkentte artık Bulgar ordusunun İstanbul'a girip girmeyeceği konuşuluyordu.

Batıda durum daha da kötüydü.

Sırp ordusu Kumanova'da Osmanlı Vardar Ordusu'nu mağlup etti. Üsküp düştü. Ardından Kosova ve Makedonya'nın büyük bölümü kaybedildi.

Yunan ordusu kuzeye ilerledi.

Ve 9 Kasım 1912'de Selanik, savaşılmadan Yunan kuvvetlerine teslim edildi.

Osmanlı'nın Balkanlardaki en önemli şehirlerinden biri artık elden çıkmıştı.

Beş asırlık şehirler birkaç hafta içinde kaybedildi

Haritaya bakıldığında yaşananların büyüklüğü daha iyi anlaşılır.

Savaş başladığında Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda hâlâ geniş bir hâkimiyet alanı vardı.

Birkaç hafta sonra ise Üsküp, Selanik, Manastır, Priştine, Serez ve daha pek çok şehir artık Osmanlı'nın elinde değildi.

Yanya uzun süre direndi ancak Mart 1913'te düştü.

İşkodra Nisan ayında teslim oldu.

Edirne ise aylarca süren kuşatmanın ardından 26 Mart 1913'te Bulgar ve Sırp kuvvetlerinin eline geçti.

Edirne'nin düşmesi İstanbul'da büyük bir travma yarattı.

Çünkü burası sıradan bir sınır şehri değildi.

Osmanlı'nın eski başkentiydi.

Selimiye'nin bulunduğu şehir artık Bulgar ordusunun kontrolündeydi.

Cephedeki felaket göç yollarında devam etti

Fakat Balkan Savaşı'nı yalnızca askerî haritalar üzerinden okumak büyük bir eksiklik olur.

Ordular geri çekilirken arkalarında büyük bir Müslüman nüfus kaldı.

Köyler boşaldı. İnsanlar evlerini terk etti. Katliamlar ve yağmalar yaşandı. On binlerce aile İstanbul'a ve Anadolu'ya doğru kaçmaya başladı.

Rumeli yolları muhacir kafileleriyle doldu.

İnsanlar yanlarına alabildikleri birkaç eşya ile yola çıkıyor, kimi trenlerle kimi arabalarla kimi ise yürüyerek İstanbul'a ulaşmaya çalışıyordu.

Açlık, soğuk ve hastalık göçün yarattığı felaketi daha da büyüttü.

İstanbul'a ulaşabilenlerin karşısına bu kez kolera salgını çıktı.

Balkan Savaşı böylece yalnızca Osmanlı ordusunun yenilgisi değil, yüzyıllardır Rumeli'de yaşayan Müslüman halkın da büyük kırılmalarından biri hâline geldi.

93 Harbi'nden Balkan Harbi'ne

Osmanlı toplumu benzer bir felaketi yalnızca bir nesil önce yaşamıştı.

93 Harbi'nde Rus orduları Yeşilköy'e kadar gelmiş, Balkanlar ve Kafkasya'dan yüz binlerce Müslüman Osmanlı topraklarına sığınmıştı.

Aradan sadece 34 yıl geçmişti.

Şimdi aynı felaket çok daha kısa bir zaman diliminde yeniden yaşanıyordu.

Fakat bu kez kaybedilen şey çok daha büyüktü.

93 Harbi Osmanlı'nın Balkan hâkimiyetini ağır biçimde sarsmıştı.

Balkan Savaşı ise Rumeli'deki Osmanlı hâkimiyetinin büyük bölümünü fiilen sona erdirdi.

Bir imparatorluğun haritası altı ayda değişti

1913 baharına gelindiğinde, savaşın başlangıcındaki Osmanlı Balkanlarının büyük bölümü artık yoktu.

Osmanlı Devleti'nin Avrupa'daki toprakları İstanbul ve çevresiyle sınırlanma noktasına gelmişti.

30 Mayıs 1913 tarihli Londra Antlaşması, yaşanan büyük toprak kaybını büyük ölçüde resmileştirdi.

Fakat Balkan devletleri ganimeti paylaşamadı.

Kısa süre sonra II. Balkan Savaşı başladı. Bulgaristan'ın eski müttefikleriyle savaşa tutuşmasını fırsat bilen Osmanlı ordusu yeniden harekete geçti ve Edirne ile Kırklareli'ni geri aldı.

Ancak büyük tablo değişmedi.

Selanik, Üsküp, Manastır, Kosova ve Osmanlı'nın asırlardır hâkim olduğu Rumeli coğrafyasının çok büyük kısmı artık kaybedilmişti.

Türk tarihinin en büyük kırılmalarından biri

Balkan Savaşı'nın sonuçları yalnızca sınırların değişmesiyle sınırlı kalmadı.

Anadolu'ya gelen muhacirler Türkiye'nin demografik yapısını değiştirdi. Balkan bozgunu Osmanlı ordusunu ve siyasetini derinden sarstı. Yaşanan travma, İttihat ve Terakki'nin siyasetinden birkaç yıl sonra girilecek I. Dünya Savaşı'na kadar pek çok gelişmenin arka planında yer aldı.

Belki de en önemlisi, Osmanlı insanının zihnindeki Rumeli kavramı değişti.

Bir zamanlar imparatorluğun merkez coğrafyalarından biri olan Rumeli artık büyük ölçüde sınırların ötesinde kalmıştı.

93 Harbi büyük bir felaketti. Balkan Harbi ise o felaketin tamamlanması gibiydi.

8 Ekim 1912'de başlayan savaşın üzerinden henüz altı ay geçmişken Osmanlı'nın yaklaşık beş asır boyunca adım adım kurduğu Rumeli dünyasının büyük bölümü elinden çıkmıştı.

Tarihte bazı devletler topraklarını yüzyıllar içerisinde kaybeder.

Osmanlı, Rumeli'nin büyük bölümünü birkaç ay içerisinde kaybetti.

Ve bu yüzden Balkan Savaşı, yalnızca kaybedilmiş bir savaş değil, Türk tarihinin en büyük kırılma noktalarından biridir.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim