- 102 eski Fransız ve İngiliz diplomat, İsrail’e silah transferlerinin ve askeri işbirliğinin durdurulmasını istedi.
- Diplomatlar, AB-İsrail ve İngiltere-İsrail ticaret anlaşmalarının askıya alınması ile İsrail yerleşimleriyle ticaretin yasaklanması çağrısı yaptı.
- Mektupta, Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve Filistinlilere yönelik uygulamaların iki devletli çözümü tehlikeye attığı savunuldu.
- Eski diplomatlar ABD’nin İsrail üzerindeki etkisine dikkat çekerek Washington’ı daha aktif rol almaya çağırdı.
Fransa ve İngiltere’nin 2025’te Filistin devletini tanımasına rağmen somut adımların yetersiz kaldığını savunan eski diplomatlar, iki ülkenin açıklamalarla yetinmemesi gerektiğini belirtti.
Mektupta, İsrail’e silah satışının sona erdirilmesi, ticaret anlaşmalarının askıya alınması, yerleşimlerle ticaretin yasaklanması ve işgal altındaki Filistin topraklarından mülk satın alınmasının engellenmesi gibi yaptırımlar önerildi.
Diplomatlardan “ortak hareket” çağrısı
Le Monde’da yayımlanan mektuba İngiltere’nin eski BM büyükelçileri Jeremy Greenstock ve Emyr Jones Parry ile Fransa Dışişleri Bakanlığı’nın eski Orta Doğu direktörleri Yves Aubin de la Messuziere ve Denis Bauchard gibi isimler imza attı.
Eski diplomatlar, Fransa ve İngiltere’nin tarihsel sorumluluklarına da atıfta bulunarak Filistin meselesinde uluslararası hukukun korunması için birlikte hareket etmeleri gerektiğini savundu.
Gazze ve Batı Şeria vurgusu
Mektupta Gazze’ye kesintisiz insani yardım ulaştırılması, gazeteciler, diplomatlar ve parlamenterlerin bölgeye erişiminin sağlanması da istendi.
Batı Şeria’da yeni yerleşimlerin önünü açan İsrail politikalarının eleştirildiği mektupta, Filistinlilerin evlerinin yıkılması ve yerleşimci şiddeti konusunda da ağır değerlendirmelere yer verildi.
ABD’ye de mesaj
Eski diplomatlar, İsrail üzerinde en fazla etkiye sahip ülkenin ABD olduğunu belirterek Washington’ın daha güçlü bir tutum alması gerektiğini savundu.
Mektupta Filistin yönetimi de eleştirilirken, uluslararası alanda tanınan Filistin devletinin demokratik ve hukuka bağlı bir yapıya kavuşması gerektiği ifade edildi.