- Nuri Demirağ'ın 1936'da ürettiği Nu.D-36 (Alan 2) eğitim uçağının uçabilir replikası, 11 kişilik bir ekibin 8 aylık çalışmasıyla sıfırdan inşa edildi.
- Orijinaline yüzde 80 oranında benzeyen efsanevi uçak, uçuş güvenliği nedeniyle modern bir motorla donatılarak 90 yıl sonra Eskişehir semalarında ilk test uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi.
- Ali İsmet Öztürk'ün pilotajında uçan bu tarihi miras, test süreçlerinin ardından M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi'nin koleksiyonuna katılarak sergilenecek.
Türk havacılığının altın sayfalarından biri, Eskişehir semalarında yeniden yazıldı.
Sivrihisar Havacılık Kulübü Derneği'nin “Kültür Havacılığı Projeleri” kapsamında sıfırdan inşa edilen Nu.D-36'nın uçabilir replikası, ilk test uçuşunu kusursuz bir şekilde tamamladı.
Akrobasi pilotu Ali İsmet Öztürk liderliğindeki 11 kişilik Mach Teknik ekibi, uçağı yeniden yaparken yalnızca döneme ait siyah-beyaz fotoğraflardan ve elde kalan sınırlı teknik verilerden yararlandı.
İsim olarak "Nu.D" harflerini Nuri Demirağ'dan, "36" rakamını ise üretildiği 1936 yılından alan bu efsane uçak, aynı zamanda tasarımcısı Selahattin Reşit Alan’a atıfla “Alan 2” olarak da biliniyor.
Nu.D-36 Replikası’nın üretim ve teknik özellikleri
Uçuş güvenliğini ön planda tutan Mach Teknik ekibi, replikanın üretiminde bazı teknik güncellemeler yaptı. İşte efsane uçağın yeniden doğuş süreci:
| Özellik | Tarihi / Yeni Detaylar |
| Orijinal Üretim Yılı | 1936 (Nuri Demirağ tarafından üretildi) |
| Proje Süresi ve Ekip | 8 Aylık çalışma / 11 Kişilik Mach Teknik Ekibi |
| Orijinallik Oranı | Yüzde 80 benzerlik taşıyor |
| Motor Tercihi | 1930'ların motoru yerine daha güvenli, farklı bir motor kullanıldı |
| İlk Test Pilotu | Ali İsmet Öztürk (Sivrihisar, Eskişehir) |
| Sergileneceği Yer | M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi |
Tasarımda Güvenlik ve Modern Dokunuş
Proje ekibi, Nu.D-36 replikasının orijinal uçağa yaklaşık yüzde 80 oranında benzediğini vurguluyor. Yapım aşamasında dönemin şartları dikkate alınsa da, bugünün havacılık standartları gereği uçuş güvenliği ilk sıraya koyuldu. Bu nedenle 1930'lu yılların motor teknolojisi yerine uçuş emniyetini artıracak güncel ve farklı bir motor entegrasyonu sağlandı.
Test süreçlerinin tamamlanmasının ardından uçak, kültür havacılığımızın nadide bir parçası olarak M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi'ndeki yerini alacak ve yeni nesillere Türk havacılık tarihini anlatmaya devam edecek.