• BIST 10012.957,20−2,46%
  • USD/TRY48,80+0,07%
  • EUR/TRY56,06+0,08%
  • Gram Altın6.826,24−0,56%
  • Brent Petrol98,34−1,36%
  • Bitcoin/TRY3.985.872,00+1,49%
gdh digital

ABD’den Husilere yönelik saldırı sinyali

Yazan: Muhammet Mustafa Aydoğan

· 3 dk okuma

ABD’den Husilere yönelik saldırı sinyali
ABD ordusu - AFP

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

  • CNN’in aktardığına göre Trump, Camp David’de Yemen’e yönelik olası askeri seçenekleri değerlendirdi; ancak ABD’nin saldırı kararı aldığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
  • Husiler, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki hassas noktalar ile Yanbu’daki bir Aramco tesisini füze ve İHA’larla hedef aldıklarını açıkladı.
  • ABD yönetimi şimdiye kadar Husilere karşı doğrudan saldırıya katılmak yerine Suudi Arabistan’a istihbarat ve hedef belirleme desteği verdi. Washington’ın doğrudan askeri müdahaleye yanaşmadığı belirtiliyordu.
  • Husilerin Yemen’in Kızıldeniz kıyısında ilerlemesi ve Babülmendep çevresindeki konumunu güçlendirmesi, Kızıldeniz’deki deniz ticareti açısından yeni bir risk oluştururken ABD’nin olası müdahalesi bölgedeki çatışmayı genişletebilir.

ABD yönetiminin Yemen’de İran destekli Husilere yönelik doğrudan askeri müdahale ihtimalini yeniden değerlendirdiği öne sürüldü.

CNN International'ın haberlerine dayanan Gazete Oksijen haberine göre ABD Başkanı Donald Trump, Camp David’de gerçekleştirilen toplantıda Yemen’e yönelik olası saldırı seçeneklerini görüştü. Toplantının temel gündeminin Husilere karşı düzenlenebilecek bir askeri operasyon olduğu iddia edildi.

Trump’ın Camp David’deki programını beklenenden erken tamamlayarak Beyaz Saray’a dönmesi de Washington’ın askeri seçenekleri değerlendirdiğine ilişkin haberlerin ardından dikkat çekti.

Ancak ABD yönetimi tarafından şu ana kadar Yemen’e yönelik yeni bir saldırı kararı alındığı açıklanmadı. Dolayısıyla Camp David görüşmesinin doğrudan bir operasyon kararıyla sonuçlanıp sonuçlanmadığı belirsizliğini koruyor.

Husiler Riyad ve Yanbu’yu hedef aldı

Washington’daki değerlendirmelerin arka planında Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarındaki artış bulunuyor.

Suudi Arabistan yönetimi, Husilerin başkent Riyad’ı balistik füzeyle hedef almaya çalıştığını ve füzenin hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini açıkladı.

Husiler ise Riyad’daki “hassas noktaları” ve Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu kentinde bulunan bir Aramco tesisini füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını duyurdu. Riyad yönetimi, Husi saldırılarının tüm ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmadı.

Saldırılar, Yemen’de Husilerin son dönemde elde ettiği askeri kazanımların ardından geldi.

ABD şimdiye kadar doğrudan müdahaleden kaçındı

Washington’ın Husilere yönelik yaklaşımında önemli bir değişiklik yaşanması ihtimali, Camp David toplantısının en dikkat çekici boyutlarından biri oldu.

CNN’in aktardığına göre Trump yönetiminin önceki politikası, Husilere karşı doğrudan saldırı düzenlememekti. ABD, Suudi Arabistan’a istihbarat paylaşımı ve hedef belirleme konusunda destek verirken doğrudan saldırı operasyonlarına katılmıyordu. Bir ABD’li yetkili bu yaklaşımı “Saldırı amaçlı operasyon yok” şeklinde ifade etmişti.

Reuters da 11 Eylül’de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Trump’tan Husilere karşı ABD askeri desteği istediğini, ancak Washington’ın o aşamada doğrudan askeri müdahaleye yanaşmadığını bildirmişti. ABD’nin bunun yerine istihbarat paylaşımı ve hedef belirleme desteği sağlayacağı aktarılmıştı.

Bin Selman’ın Trump’la bir hafta içinde iki kez görüştüğü ve Riyad’ın Husilere karşı daha doğrudan ABD desteği istediği belirtilmişti.

Umman’daki görüşmelerden saldırı seçeneğine

Washington’ın Husilerle doğrudan çatışmaya girmek yerine diplomatik kanalları da açık tuttuğu biliniyor.

Reuters’ın aktardığına göre ABD’li yetkililer, Eylül ortasında Umman’da Husi temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerin, Yemen’deki çatışmaların yeniden tırmandığı bir dönemde yapıldığı ve Umman’ın arabuluculuk rolü üstlendiği bildirildi.

Bu nedenle Camp David’de askeri seçeneklerin gündeme gelmesi, Washington’ın Yemen politikasında yeni bir döneme girilip girilmediği sorusunu beraberinde getirdi.

Husilerin Babülmendep'teki ilerleyişi

Husilerin askeri kapasitesindeki artış yalnızca Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarla sınırlı değil.

İran’la bağlantılı Husi güçleri, Yemen’in Kızıldeniz kıyısında güneye doğru ilerleyerek Babülmendep Boğazı çevresindeki konumlarını güçlendirdi. Reuters’ın analizine göre Husilerin Perim Adası’na ulaşması, grubun Kızıldeniz’in girişindeki stratejik su yolunu baskı altına alma kapasitesini artırdı.

Babülmendep, Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı’na ulaşan deniz ticareti açısından kritik öneme sahip. Dolayısıyla Husilerin bölgede kontrol alanını genişletmesi, yalnızca Yemen’deki iç savaş açısından değil, küresel ticaret ve enerji taşımacılığı açısından da sonuçlar doğuruyor.

ABD'nin karşı karşıya olduğu tablo, İran'la devam eden savaş nedeniyle daha da karmaşık hale geliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki ciddi kısıtlamalar nedeniyle Körfez'deki enerji ihracatının önemli bölümünün zaten baskı altında olduğu bir ortamda Babülmendep'teki gelişmeler, bölgedeki iki stratejik deniz geçişinin aynı anda tehdit altında kalması riskini artırıyor.

Washington'ın önündeki seçenek

ABD yönetimi açısından temel mesele, Husilerin Suudi Arabistan ve Kızıldeniz'deki saldırı kapasitesinin ne ölçüde sınırlandırılacağı ve bunun için doğrudan askeri güç kullanılıp kullanılmayacağı.

Washington bir yandan Riyad'a destek verirken diğer yandan Yemen savaşına doğrudan dahil olmanın İran'la devam eden çatışmayı daha geniş bir bölgesel savaşa dönüştürme riskini hesaplamak durumunda.

ABD'nin Birleşmiş Milletler'deki temsilciliği ise geçtiğimiz günlerde Husilerin Kızıldeniz boyunca ilerleyişinden duyulan endişeyi dile getirmiş ve Washington'ın Yemen hükümetini desteklediğini açıklamıştı. ABD, seyrüsefer serbestliğinin korunması için müttefikleriyle çalıştığını bildirmişti.

Bu nedenle Camp David toplantısında askeri seçeneklerin gündeme alınması, Washington’ın daha önce doğrudan müdahaleden kaçınan yaklaşımının değişebileceğine ilişkin en önemli işaretlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak şu aşamada ortada açıklanmış bir saldırı kararı bulunmuyor.

Kaynak: gdh haber merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim