Kabiliyetin 2028'de operasyonel hale getirilmesi hedefleniyor.
Kongre Araştırma Servisi'nin (CRS) 27 Ağustos tarihli raporunda yer alan bilgilere göre, entegrasyon kapsamında ilk kara tabanlı testin 2027'nin başlarında gerçekleştirilmesi planlanıyor. PAC-3 MSE ile Aegis sisteminin yazılımlarında da değişiklik yapılması gerekecek.
CRS raporunda kaç destroyerin programa dahil edileceği, gemilerin sınıfı, konuşlandırılacak füze sayısı, tedarik maliyeti ve deniz testlerinin takvimi açıklanmadı.
PAC-3 MSE'nin Aegis'e entegrasyonu ne sağlayacak?
PAC-3 MSE, doğrudan çarpma esaslı hit-to-kill teknolojisini kullanarak gelen tehditleri fiziksel çarpışmayla imha ediyor.
Önleyici füze; taktik balistik füzeler, seyir füzeleri, insanlı hava araçları ve insansız hava sistemleri gibi tehditlere karşı kullanılmak üzere tasarlandı.
PAC-3 MSE'nin Aegis destroyerlerine entegre edilmesiyle füzenin kullanım alanının, halen entegre olduğu kara konuşlu Patriot ve THAAD sistemlerinin ötesine genişletilmesi hedefleniyor.
PAC-3 MSE Patriot ailesinin mevcut neslini oluşturuyor
PAC-3 MSE, Patriot hava ve füze savunma sisteminin MIM-104F kolunda yer alıyor ve öncelikli olarak balistik füze tehditlerine karşı geliştirildi.
PAC-3 ve PAC-3 MSE füzeleri, daha eski Patriot varyantlarından daha küçük yapıya sahip. CRS'nin aktardığı bilgilere göre bu füzelerin uçaklara karşı kabiliyeti, önceki Patriot varyantlarına kıyasla daha sınırlı.
Daha eski PAC-2 ve PAC-2 Guidance Enhanced Missile varyantları ise hedefleri infilak ve parçacık etkisiyle imha eden harp başlıkları kullanıyor ve ağırlıklı olarak uçak ve seyir füzelerine karşı görev yapıyor.
ABD'nin Patriot talebi üretim baskısını artırıyor
ABD Kara Kuvvetleri halen PAC-3 MSE füzelerinin tedarikini sürdürüyor. Füze, Lockheed Martin tarafından üretilirken Patriot sistemlerini kullanan ABD ve diğer ülkelerde operasyonel olarak hizmet veriyor. PAC-3 MSE ayrıca ABD'nin THAAD sistemiyle de entegre edilmiş durumda.
ABD Donanmasının Aegis entegrasyon planı, Patriot sistemleri ve önleyicilerinin maliyeti, bulunabilirliği ve üretim kapasitesinin Kongre tarafından incelendiği bir dönemde gündeme geldi.
CRS raporunda özellikle İran ve Ukrayna'daki savaşların oluşturduğu talebin Patriot sistemleri üzerindeki etkisine dikkat çekilirken, tedarik zinciri, kritik malzemelere erişim ve üretim kapasitesine ilişkin sorunlar da ele alındı.
Raporda bu sorunların PAC-3 MSE'nin Aegis entegrasyon takvimini veya 2028'deki operasyonel kabiliyet hedefini etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapılmadı.
Donanmanın entegrasyon takvimi henüz netleşmedi
ABD Kara Kuvvetleri, halen 15 aktif Patriot taburuna sahip bulunuyor ve 2029-2031 mali yılları arasında üç yeni tabur eklemeyi planlıyor.
CRS raporuna göre yabancı ülkelerden gelen Patriot talebi de teslimat takvimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda Danimarka'nın, daha kısa teslimat süresi nedeniyle SAMP/T sistemine yöneldiği, İsviçre'nin ise olası dört ila beş yıllık gecikmeler nedeniyle Avrupa yapımı alternatifleri değerlendirdiği aktarıldı.
CRS, ABD Donanmasının gemilerde kullanılacak PAC-3 MSE kabiliyeti için henüz bir tedarik siparişi verip vermediğini veya resmi gereksinimleri kesinleştirip kesinleştirmediğini belirtmedi.
2027'nin başlarında planlanan kara testinin ardından, 2028'de hedeflenen operasyonel kabiliyete kadar gerçekleştirilecek diğer geliştirme ve deniz testlerine ilişkin ayrıntılı bir takvim de açıklanmadı.