ABD Hava Kuvvetleri tarafından F-47’nin geliştirilmesi için daha önce Boeing’e sözleşme verilmişti. Programın büyük bölümü gizlilik kapsamında yürütülürken, uçağın teknik özelliklerine ilişkin sınırlı bilgi kamuoyuyla paylaşılıyor.
İlk uçuş 2028’de planlanıyor
F-47’nin önümüzdeki yıllarda geliştirme, test ve üretim faaliyetleri için milyarlarca dolarlık yatırım alması bekleniyor. Uçağın ilk uçuşunun 2028 yılında gerçekleştirilmesi planlanıyor.
F-47, NGAD sistem ailesinin temel unsuru olarak geliştiriliyor. Platformun yeni nesil düşük görünürlük, gelişmiş sensör füzyonu ve uzun menzilli taarruz kabiliyetlerini bir araya getirerek yoğun tehdit ortamlarında hava üstünlüğü sağlaması hedefleniyor.
ABD Savunma Bakanlığı ve Boeing, programın gizlilik derecesi nedeniyle uçağın performansı, silah sistemleri ve görev mimarisine ilişkin ayrıntıları açıklamıyor.
Pasifik’te caydırıcılık vurgusu
Boeing’in St. Louis tesislerini ziyaret eden ABD Senatörü Eric Schmitt, F-47’nin özellikle Pasifik bölgesindeki caydırıcılık ihtiyacı doğrultusunda geliştirildiğini söyledi.
Çin’in yeni nesil savaş uçağı çalışmalarına dikkati çeken Schmitt, “Komünist Çin ile yaşadığımız büyük rekabet son derece gerçek. Onlar da yeni nesil uçaklarını geliştiriyor.” ifadelerini kullandı.
Schmitt, F-47’yi “tarihin en gelişmiş savaş uçağı” olarak nitelendirerek platformun önceki ABD savaş uçaklarından daha hızlı uçacağını ve daha yüksek faydalı yük taşıyacağını öne sürdü.
Boeing St. Louis’e 2 milyar dolardan fazla yatırım yaptı
Boeing St. Louis Tesis Yöneticisi Dan Gillian, şirketin bölgedeki geniş savunma üretim altyapısına 2 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını açıkladı. Söz konusu yatırım yalnızca F-47 programını değil, St. Louis’teki daha geniş savunma üretim kompleksini kapsıyor.
Boeing’in bölgedeki savunma sanayii yerleşkesinde 18 binden fazla kişi çalışıyor. Schmitt, F-47 programının önümüzdeki dönemde binlerce istihdam oluşturacağını ve milyarlarca dolarlık ek yatırım sağlayacağını belirtti.
ABD Hava Kuvvetleri ise F-47 seçim sürecine ilişkin daha önce yaptığı açıklamada, kararın “adil ve kapsamlı bir kaynak seçim sürecinin” ardından alındığını ve NGAD platformunun giderek karmaşıklaşan tehdit ortamında hava üstünlüğünü korumak için en yetenekli ve maliyet etkin çözüm olarak değerlendirildiğini bildirmişti.