Avrupa Konseyi bünyesinde sözleşmeye taraf ülkelerin İstanbul Sözleşmesi'ne uyup uymadığını gözlemek amacıyla oluşturulan ve bağımsız uzmanlardan oluşan Uzmanlar Grubu'nun Cuma günü Strazburg'da açıkladığı ilk ülkeler raporunda, Almanya'nın, İstanbul Sözleşmesi'nin öngördüğünün aksine, ulusal çapta bir eylem planına sahip olmaması eleştirildi.
Raporda, Almanya'da risk tahmininden koruyucu tedbirlere ve kadınlara yardım olanaklarına birçok konuda yetersizlik mevcut olduğu kaydedildi. Raporda, Almanya'nın farklı eyaletleri arasında, hatta eyaletlerin kendi içindeki koruma ve yardım olanaklarının birbirlerinden çok farklı olduğuna değinildi. Bazı taşra bölgelerinde hiç yardım imkanı olmadığına vurgu yapılırken, kentlerdeki yardım merkezlerinin ise aşırı yoğun çalışmak zorunda kaldığı eleştirisinde bulunuldu. Örneğin 3,7 milyonluk nüfusa sahip Berlin'de, tecavüz mağdurları için yalnızca bir adet danışma merkezi olduğuna dikkat çekildi. Burada mağdur kadınların ilk danışma hizmeti için ortalama iki ay beklemek zorunda kaldıkları belirtildi.
Ayrıca, şiddete eğilimli babalara, kadınlar ve çocukların güvenlik kaygıları yeterince dikkate alınmaksızın vesayet veya ziyaret hakkı verildiği vakalar da eleştirildi. Almanya'daki yasalar çerçevesinde, şiddetin mevcut veya eski bir partner tarafından uygulandığı durumlarda failin hafif cezalar alması da raporun eleştirdiği noktalardan biri oldu.
Buna rağmen Almanya'da "Lebenspartnerschaft" ("hayat birlikteliği") şeklinde eşcinsel evliliklerin önü açılmış söz konusu yasanın önü de 2008'de İstanbul Sözleşmesi ile güçlendirilmişti.