- Türkiye’de resmiyette 3,5-4 milyon olan astım hasta sayısının gizli vakalarla 7,5 milyona ulaştığı tahmin edilirken, çocuklardaki sıklığın erişkinlerden daha yüksek olduğu bildirildi.
- Vakalardaki artışın küresel iklim krizi, hava kirliliği ve nemli iklim koşullarının yanı sıra artan toplum farkındalığıyla bağlantılı olduğu belirtildi.
- Hastaların yüzde 32,6'sında hastalığın ağır seyrettiği aktarılırken, özellikle kentleşmeyle yükselen risklere karşı çocuklarda erken tanının önemi vurgulandı.
Türkiye’de astım vakalarının gelecekte daha da artabileceği belirtiliyor. Türk Toraks Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Bozkurt, resmi verilere göre ülkede yaklaşık 3,5-4 milyon astım hastası bulunduğunu, gizli vakalar ve uzman değerlendirmeleri de hesaba katıldığında bu sayının 7,5 milyona kadar çıkabileceğinin tahmin edildiğini söyledi. Bozkurt, özellikle çocuklarda astım sıklığının dikkat çekici düzeyde olduğunu belirtti.
Türkiye’de kaç astım hastası var?
Astım, nefes almayı zorlaştıran, göğüste sıkışma ve tekrarlayan öksürük gibi belirtilerle kendini gösterebilen kronik bir solunum yolu hastalığı olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Bülent Bozkurt, Türkiye’deki astım verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede resmi rakamların yaklaşık 3,5-4 milyon kişiyi gösterdiğini aktardı. Bozkurt, gizli vakalar ve uzman raporlarının da dikkate alınması halinde toplam hasta sayısının 7,5 milyona kadar ulaşabileceğinin tahmin edildiğini belirtti.
Türkiye’de gerçekleştirilen araştırmalarda astım sıklığının erişkinlerde yüzde 2 ila 10, çocuklarda ise yüzde 0,7 ila 21 arasında bildirildiğini söyleyen Bozkurt, hastaların yüzde 32,6’sının ağır astım formunda olduğunu ifade etti.
Astımın toplum üzerindeki sağlık yüküne de dikkat çeken Bozkurt, şöyle konuştu:
“TÜİK verilerine göre toplumumuzda gerçekleşen her bin ölümden yaklaşık 3’ünün nedeni olarak ciddi bir sağlık yükü oluşturuyor.”
Astım vakaları neden artıyor?
Türkiye’de astım görülme sıklığındaki artış eğiliminin devam ettiğini belirten Bozkurt, uzun dönemli bilimsel çalışmaların da bu yükselişi ortaya koyduğunu söyledi.
Astım vakalarındaki artışın yalnızca hastalığın daha fazla görülmesiyle açıklanamayacağını belirten Bozkurt, farkındalığın yükselmesinin de tanı alan kişi sayısını etkilediğine dikkat çekti.
Bozkurt, “Bu yükseliş eğilimi halihazırda varlığını güçlü bir şekilde sürdürüyor. Aynı bölgede ve aynı yöntemle yürütülen uzun-dönem bilimsel çalışmalar, astım sıklığının yıllar içinde istikrarlı bir şekilde arttığını somut olarak ortaya koyuyor. Bu tırmanışın arkasında yatan temel nedenlerin başında küresel iklim krizi, hızla artan hava kirliliği ve değişen olumsuz çevresel faktörler geliyor. Öte yandan, verilerdeki bu artış sadece hastalığın yaygınlaşmasıyla değil, aynı zamanda toplum eğitimleri sayesinde astım farkındalığının artması ve buna bağlı olarak hastaların sağlık kuruluşlarına daha sık başvurup doğru tanıyı alabilmesiyle de doğrudan ilişkili.” dedi.
Hava kirliliği ve iklim değişikliği riski etkiliyor
Astım ve diğer alerjik hastalıkların görülme sıklığının çevresel koşullarla da bağlantılı olduğunu belirten Bozkurt, bölgesel farklılıklara dikkat çekti. Özellikle nem oranının yüksek olduğu bölgelerde ev tozu akarları ve küf mantarlarının daha kolay çoğalabildiğini belirten Bozkurt, kentleşme ve sanayileşmenin de astımın coğrafi dağılımında etkili olduğunu ifade etti.
Bozkurt, “Marmara ve Karadeniz gibi nem oranı yüksek, yağışlı ve kıyı şeridinde yer alan bölgelerde ev tozu akarları ile küf mantarlarının kolay çoğalması, astım görülme sıklığındaki artışı kolaylaştırıyor. Bölgesel iklim farklılıklarının yanı sıra kentleşme ve sanayileşme de coğrafi dağılımı doğrudan etkiliyor, yoğunlaşan trafik kökenli hava kirliliği ve batı tipi yaşam tarzı, kentsel alanlardaki astım sıklığını kırsal bölgelere kıyasla yukarı çekiyor.” şeklinde konuştu.
Çocuklarda astım daha sık görülüyor
Astım sıklığının çocuklar ve erişkinler arasında illere göre farklılık gösterdiği de belirtildi. Bozkurt’un aktardığı verilere göre Afyonkarahisar dışındaki tüm illerde çocuklarda astım sıklığı erişkinlerden daha yüksek seyrediyor.
Bu veriler, özellikle çocuklarda görülen astım belirtilerinin takip edilmesinin ve hastalığın erken dönemde fark edilmesinin önemini ortaya koyuyor.