Teknoloji ve sosyal medya dili şekillendirse de, kelimelerin sözlükteki "gerçek" anlamları değişmez bir referans noktasıdır. Yanlış veya yersiz kullanılan bir ifade, tüm metnin ciddiyetini bozabileceği gibi yanlış anlaşılmalara da neden olabilir. Vatandaşlar arasında ayağa düşmek ifadesinin sözlük anlamı ve doğru yazılışı merak konusu.
Ayağa düşmek ne demek? TDK ve Sözlük Anlamı
Hem gerçek hem de terim anlamlarıyla literatürde yer bulan bu ifade, çok yönlü bir yapıya sahiptir. İşte kelimenin tüm anlam katmanları.
- İlgisiz ve yetkisiz kimseler karışmak
- Artık her yerde bulunabilir olmak
Ayağa düşmek ifadesi için kullanım örnekleri
Metin içerisinde bu sözcüğün kullanımına dair verilen spesifik örnek aşağıda görülmektedir.
- Bu ürünler ayağa düştü.
Ayağa düşmek ifadesinin yer aldığı atasözleri ve deyimler
Ayağa düşmek ifadesi, çeşitli deyim ve atasözlerinde yer alarak anlatımı güçlendirir. İlgili kullanımlar maddeler halindedir.
- Ayağa fırlamak
- Ayağa kaldırmak
- Ayağa kalkmak
- Ayağı (veya ayakları) dolaşmak
- Ayağı (veya ayakları) suya ermek
- Ayağı alışmak
- Ayağı almak
- Ayağı düşmek
- Ayağı düze basmak
- Ayağı gitmemek
- Ayağı ile gelmek
- Ayağına (veya ayaklarına) dolanmak (veya dolaşmak)
- Ayağına (veya ayaklarına) kapanmak
- Ayağına bağ olmak
- Ayağına bağ vurmak
- Ayağına çağırmak
- Ayağına çelme takmak
- Ayağına düşmek
- Ayağına geçirmek
- Ayağına gelmek
- Ayağına getirmek
- Ayağına gitmek
- Ayağına ip takmak
- Ayağına kira istemek
- Ayağına sağlık
- Ayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?
- Ayağına sıkmak
- Ayağına üşenmemek
- Ayağında donu yok, fesleğen ister (veya takar) başına
- Ayağını (veya ayaklarını) altına almak
- Ayağını (veya ayaklarını) öpeyim
- Ayağını (veya ayaklarını) sürümek
- Ayağını alamamak
- Ayağını bağlamak
- Ayağını çekmek
- Ayağını denk almak
- Ayağını denk basmak
- Ayağını giymek
- Ayağını kaydırmak
- Ayağını kesmek
- Ayağının (veya ayaklar) altında
- Ayağının (veya ayaklarının) altını öpeyim
- Ayağının altına almak
- Ayağının altına karpuz kabuğu koymak
- Ayağının bağını çözmek
- Ayağının bastığı yerde ot bitmez
- Ayağının pabucunu başına giymek
- Ayağının pabucu olamamak
- Ayağının tozu ile
- Ayağının tozunu silmeden
- Ayağının türabı olmak
- Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin
- Ayağını tek almak
- Ayağını vurmak
- Ayağını yorganına göre uzat
- Ayağı yerden kesilmek
- Ayağı yürüten baştır
- Ayak açmak (veya vermek)
- Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz
- Ayak almak
- Ayak atmak
- Ayak atmamak
- Ayak ayak üstüne atmak
- Ayak basmak
- Ayak basmamak
- Ayak çekmek
- Ayak değiştirmek
- Ayak diremek
- Ayaklar altına almak
- Ayaklar baş, başlar ayak olmak
- Ayakları geri geri gitmek
- Ayaklarına (veya ayağına) kara su (veya sular) inmek
- Ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak
- Ayakları üstünde durmak
- Ayakları yerden kesilmek
- Ayakları yere değmemek
- Ayak sürümek
- Ayak tutmak
- Ayak uydurmak
- Ayak üstünde olmak
- Ayak vermek
- Ayak yapmak