Türkçemiz, mecazlar, deyimler ve yan anlamlar açısından oldukça bereketli ve keşfedilmeye açık bir dildir. Kelimelerin satır aralarındaki anlamlarını bilmek, izlediğimiz veya okuduğumuz içerikleri daha iyi kavramamızı sağlar. En çok arananlar listesinde bulunan ayağa fırlamak ifadesinin TDK karşılığı merak konusudur.
Ayağa fırlamak ifadesi ne anlama geliyor? neyi ifade ediyor?
Türk Dil Kurumu'nun güncel veri tabanı esas alındığında, ayağa fırlamağın tanımlanmış manası aşağıda yer almaktadır.
- Hızla ayağa kalkmak
Ayağa fırlamak ile nasıl cümle kurulur?
Kelimenin yapısına uygun olarak seçilmiş olan ve kullanımı örneklendiren ifade şöyledir.
- Derken balıkçı öfkeyle ayağa fırladı, kafese kapatılmış bir kaplan gibi dolandı güvertede.
Ayağa fırlamak hakkındaki sık kullanılan atasözleri ve deyimler
Anlatımı kuvvetlendiren ve bu kelimeyi içeren kalıplaşmış sözler TDK verileriyle aşağıdadır.
- Ayağa düşmek
- Ayağa kaldırmak
- Ayağa kalkmak
- Ayağı (veya ayakları) dolaşmak
- Ayağı (veya ayakları) suya ermek
- Ayağı alışmak
- Ayağı almak
- Ayağı düşmek
- Ayağı düze basmak
- Ayağı gitmemek
- Ayağı ile gelmek
- Ayağına (veya ayaklarına) dolanmak (veya dolaşmak)
- Ayağına (veya ayaklarına) kapanmak
- Ayağına bağ olmak
- Ayağına bağ vurmak
- Ayağına çağırmak
- Ayağına çelme takmak
- Ayağına düşmek
- Ayağına geçirmek
- Ayağına gelmek
- Ayağına getirmek
- Ayağına gitmek
- Ayağına ip takmak
- Ayağına kira istemek
- Ayağına sağlık
- Ayağına sıcak su mu, soğuk su mu dökelim?
- Ayağına sıkmak
- Ayağına üşenmemek
- Ayağında donu yok, fesleğen ister (veya takar) başına
- Ayağını (veya ayaklarını) altına almak
- Ayağını (veya ayaklarını) öpeyim
- Ayağını (veya ayaklarını) sürümek
- Ayağını alamamak
- Ayağını bağlamak
- Ayağını çekmek
- Ayağını denk almak
- Ayağını denk basmak
- Ayağını giymek
- Ayağını kaydırmak
- Ayağını kesmek
- Ayağının (veya ayaklar) altında
- Ayağının (veya ayaklarının) altını öpeyim
- Ayağının altına almak
- Ayağının altına karpuz kabuğu koymak
- Ayağının bağını çözmek
- Ayağının bastığı yerde ot bitmez
- Ayağının pabucunu başına giymek
- Ayağının pabucu olamamak
- Ayağının tozu ile
- Ayağının tozunu silmeden
- Ayağının türabı olmak
- Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, düşünme derin
- Ayağını tek almak
- Ayağını vurmak
- Ayağını yorganına göre uzat
- Ayağı yerden kesilmek
- Ayağı yürüten baştır
- Ayak açmak (veya vermek)
- Ayak almadık taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz
- Ayak almak
- Ayak atmak
- Ayak atmamak
- Ayak ayak üstüne atmak
- Ayak basmak
- Ayak basmamak
- Ayak çekmek
- Ayak değiştirmek
- Ayak diremek
- Ayaklar altına almak
- Ayaklar baş, başlar ayak olmak
- Ayakları geri geri gitmek
- Ayaklarına (veya ayağına) kara su (veya sular) inmek
- Ayaklarının (veya ayağının) ucuna basmak
- Ayakları üstünde durmak
- Ayakları yerden kesilmek
- Ayakları yere değmemek
- Ayak sürümek
- Ayak tutmak
- Ayak uydurmak
- Ayak üstünde olmak
- Ayak vermek
- Ayak yapmak