Türkiye’nin savunma sanayiindeki yerli ve millî üretim kapasitesini ileri bir seviyeye taşıdığını belirten Bakan Güler, tersanelerde onlarca askeri geminin eş zamanlı olarak inşa edildiğini kaydetti.
Bakan Güler, “Türkiye, deniz platformları üretiminde sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda müttefiklerine ve ortaklarına da katkı sunabilen ölçekte bir kapasiteye sahiptir.” dedi.
ALTAY ve KAAN programlarına dikkat çekti
Kara gücünün modernizasyonuna değinen Bakan Güler, ALTAY ana muharebe tankının seri üretim safhasını, Türkiye’nin zırhlı kara araçları alanında ulaştığı teknolojik ve endüstriyel seviyenin somut göstergelerinden biri olarak gösterdi.
KAAN programının ise Türkiye’nin yüksek teknolojiye dayalı muharip hava platformları geliştirme kapasitesini yeni bir seviyeye taşıdığını belirten Bakan Güler, “KAAN programı, hava harekatı alanında Türkiye’nin yüksek teknolojiye dayalı muharip hava platformları geliştirme kapasitesinde yeni bir lige çıktığını göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
155 mm mühimmat üretim kapasitesi artırıldı
Mühimmat üretiminin NATO açısından kritik başlıklardan biri olduğunu belirten Bakan Güler, Türkiye’nin son yıllarda 155 mm mühimmat üretim kapasitesini hızlı biçimde artırdığını söyledi.
Bakan Güler, Türkiye’nin bu alanda somut sonuç üreten müttefiklerden biri haline geldiğini kaydederek, ROKETSAN’ın yeni üretim ve entegrasyon yatırımlarıyla füze ve mühimmat üretim kapasitesinin önemli ölçüde büyütüldüğünü ifade etti.
Radar, elektronik harp ve yapay zeka yatırımları
ASELSAN ve HAVELSAN’ın teknoloji yatırımlarına da değinen Bakan Güler, radar, elektronik harp, haberleşme, komuta kontrol, yazılım, simülasyon ve yapay zeka destekli sistemler alanındaki çalışmaların Türkiye’nin savunma sanayii kapasitesini nitelik açısından da ileri taşıdığını söyledi.
Bakan Güler, “Bugün kara, deniz ve hava platformlarından insansız sistemlere, elektronik harp kabiliyetlerinden hava savunma çözümlerine kadar geniş bir alanda önemli yetkinliklere sahibiz.” dedi.