- Doğu Karadeniz'deki ölümcül heyelanlarda yalnızca yağışın değil, bölgedeki mikro depremler ve sismik hareketliliğin de tetikleyici olduğu bildirildi.
- Arhavi'de devasa bir kütlenin yılda 6 cm denize doğru kaydığı belirlenirken yamaçlarda yeni ve büyük heyelan riskinin sürdüğü uyarısı yapıldı.
- Karadeniz Sahil Yolu'nu tehdit eden hareketliliğin dağ kayması niteliğinde olduğu vurgulanarak gecikmeden kapsamlı mühendislik önlemleri alınması gerektiği kaydedildi.
Artvin'in Arhavi ilçesinde geçmiş yıllarda can kayıplarına yol açan heyelanların ardından bölgedeki jeolojik hareketlilikle ilgili yeni değerlendirmeler yapıldı. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, uydu görüntüleri, arazi ölçümleri ve deprem kayıtlarına dikkat çekerek Doğu Karadeniz'deki heyelan tehlikesinin yalnızca yoğun yağışlarla açıklanamayacağını belirtti. Arhavi'deki bazı yamaçlarda hareketin devam ettiğini ifade eden Bektaş, yeni heyelanların önlenmesi için ayrıntılı jeolojik incelemeler ve mühendislik uygulamalarının gerekli olduğunu söyledi.
Arhavi'de iki yılda iki ölümcül heyelan yaşandı
Doğu Karadeniz'de son yıllarda meydana gelen heyelanlar, özellikle yerleşim alanları ve ulaşım güzergâhları açısından önemli riskler oluşturdu.
Artvin'in Arhavi ilçesinde, Karadeniz Sahil Yolu'nun bulunduğu bölgede 2024 yılında meydana gelen heyelanda dört kişi hayatını kaybetti. Aynı bölgede 8 Ekim 2026'da yaşanan başka bir heyelan ise bir kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Bölgede meydana gelen bu olayların ardından yamaçların jeolojik yapısı ve hareketliliği yeniden değerlendirilmeye başlandı.
Doğu Karadeniz'deki heyelanları mikro depremler de tetikleyebilir
Bölgedeki heyelanların oluşumunda yağışların önemli rol oynadığını belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, sismik hareketliliğin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesinin deprem kayıtlarına işaret eden Bektaş, Doğu Karadeniz kıyılarında mikro deprem aktivitesi bulunduğunu belirtti.
Bu hareketlerin yamaçların dengesini etkileyebileceğini kaydeden Bektaş, "Heyelanların oluşmasındaki en önemli faktör yağıştır ancak heyelanların oluşumunda yağışlar kadar depremler de son derece etkilidir." dedi.
Rize'deki 4,7 büyüklüğündeki depreme dikkat çekti
Prof. Dr. Bektaş, 2024 yılında Arhavi'de dört kişinin hayatını kaybettiği heyelandan önce Rize'de meydana gelen 4,7 büyüklüğündeki depremi hatırlattı. Depremin ardından bölgede farklı noktalarda heyelanlar yaşandığını belirten Bektaş, olayların zamanlaması ve jeolojik koşulları arasında ilişki bulunduğunu değerlendirdi.
Bektaş, "Hem yağışlı hem de yağışsız bir dönemde deprem ile heyelanın doğrudan ilişikli olduğu ortaya çıkardı. Depremden 4-5 gün sonra Rize'de bir heyelan yaşandı. Bu heyelan depremin şiddet alanı içerisindeydi." ifadelerini kullandı. Arhavi'deki heyelanın meydana geldiği dönemde yağış görülmediğini belirten Bektaş, olayın yalnızca meteorolojik koşullarla açıklanamayacağı görüşünü dile getirdi.
Arhavi'deki heyelan riski devam ediyor
Bölgedeki jeolojik ve jeofizik verileri değerlendiren Bektaş, Arhavi'de yamaç hareketliliğinin sona ermediğini söyledi. Bektaş, "Elimizdeki jeolojik ve jeofizik veriler, bölgenin denize doğru sürekli olarak çöktüğünü gösteriyor." açıklamasında bulundu.
2024 yılında meydana gelen heyelanın ardından sahada başka hareketli kütlelerin de bulunduğunu belirten Bektaş, "Kayan devasa kütlenin arkasında yeni bir kütle daha var. Bu kayabilir." sözleriyle uyarıda bulundu.
Yılda 6 santimetrelik zemin hareketi tespit edildi
Prof. Dr. Osman Bektaş, Arhavi'deki heyelan sahasının güneybatısında bulunan bir kütlenin hareketine ilişkin ölçüm verilerini paylaştı. Bölgedeki bir kütlenin yılda 6 santimetre kuzeye doğru yer değiştirdiğini belirten Bektaş, söz konusu hareketin özellikle Karadeniz Sahil Yolu açısından dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Bektaş, "Güney batıdaki bir kütle yılda 6 santimetrelik bir hareketle kuzeye doğru hareket ediyor. Bölgede aynı olaylar yaşanabilir. TIR’ların, kamyonların geçtiği transit bir yol. Burada bu felaketler yeniden yaşanabilir. Bunlar basit kaya düşmeleri değil, bunlar dağ şeklindeki yamaçların kaymasıdır. Basit önlemler alınmamalıdır." dedi.

Karadeniz Sahil Yolu için mühendislik önlemleri çağrısı
Heyelan sahasındaki hareketlerin nedenlerinin ayrıntılı biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, alınacak önlemlerin kapsamlı teknik incelemelere dayanması gerektiğini söyledi.
Uydu görüntüleri ve arazi ölçümleriyle yamaç hareketlerinin izlenmesinin önemine değinen Bektaş, "Uydu fotoğrafları ve arazi ölçümleri yapıldıktan sonra hareketin esas mekanizması anlaşıldıktan sonra güzergahta mühendislik önemleri alınması gerekiyor. Sonuç olarak 2024 yılında yaşanan felaketin ardından yeni bir felaketin gelme olasılığı var. Bölgede sismik aktivitenin devam ettiğini zaten biliyoruz." ifadelerini kullandı.
Doğu Karadeniz'in kıyı kesimlerinde aktif tektonik hareketliliğin de değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bektaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Kıyı bölgesi aktif tektoniği, depremselliği olan yerdir. Heyelanların ana nedeni yağışlar olduğu kadar, aktif tektoniği ve mikro depremleri de bölgede son derece önemli rol oynuyor. Bu gerçekler dikkate alınarak mühendislik çalışmaları yapılmalıdır."