- Francken, Avrupa'nın sosyal güvenlik ve diplomasi alanlarında güçlü bir yapı kurduğunu ancak savaş veya hibrit tehditler karşısında gerekli askeri kapasitelere sahip olmadığını savundu.
- Belçika, 2025'te GSYH'sinin yüzde 2'sini savunmaya ayırma hedefini ilk kez yakaladı. Francken, ülkesinin daha önce NATO içinde savunmaya en az yatırım yapan ülkeler arasında bulunduğunu söyledi.
- NATO'nun savunma harcamalarının 2035'e kadar GSYH'nin yüzde 3,5'ine çıkarılmasını öngören hedefi bulunuyor. Belçika ise bütçe baskıları nedeniyle 2029'a kadar yüzde 2 seviyesinde kalacak.
- Francken, Avrupa'nın önümüzdeki aylarda daha fazla hibrit saldırıyla karşılaşabileceğini belirterek hava savunması, drone kapasitesi ve savunma sanayisinin hızla geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Avrupa'nın savunma kapasitesindeki eksikliklerin arkasında onlarca yıl boyunca izlenen politikaların bulunduğunu söyledi.
Euronews'in 30 Eylül'de Brüksel'de düzenlediği Defence and Space Summit kapsamında konuşan Francken, Avrupa'nın savunma kabiliyetleri ve savunma sanayisi açısından "çok zor bir pozisyonda" olduğunu belirtti.
Francken'e göre Avrupa, uzun yıllar boyunca savunma yerine yumuşak güç, sosyal güvenlik ve refah politikalarına ağırlık verdi.
Belçikalı bakan, "Avrupa yumuşak güce, sosyal güvenliğe yatırım yapmakta gerçekten çok başarılı oldu. Emeklilik sistemine, sosyal yardım mekanizmalarına sahip olmak elbette çok güzel" ifadelerini kullandı.
Ancak Francken, güvenlik söz konusu olduğunda aynı kapasitenin bulunmadığını savundu.
Francken konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Birisi hasta olduğunda, işini kaybettiğinde her şeyimiz var. Ama savaş çıktığında ya da hibrit bir tehdit ortaya çıktığında ise hiçbir şeyimiz yok"
"NATO sınıfının en kötü öğrencisiydik"
Francken, Belçika'nın da Avrupa'nın savunma alanındaki eksikliklerinin bir parçası olduğunu kabul etti.
Belçika'nın uzun yıllar savunmaya yeterli kaynak ayırmadığını belirten Francken, ülkesinin NATO içindeki durumunu "sınıfın en kötü öğrencisi" benzetmesiyle anlattı.
Belçikalı bakan, "NATO'nun kurucu üyelerindeniz; AB'nin de kurucu ülkesiyiz. Diplomasi ve yumuşak güç söz konusu olduğunda hep ön saflardaydık ancak sert güçten söz ettiğimiz anda herkes başını öbür tarafa çevirdi" diye konuştu.
Belçika'nın savunma harcamalarının GSYH'ye oranı 2014'te yüzde 0,97'ye kadar gerilemişti. Ülke, 2025'te ilk kez yüzde 2'lik NATO hedefini yakaladı.
Türk Savunma Sanayii'ne övgü
Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, yaptığı konuşmada Türk savunma sanayii hakkında övgü dolu ifadeler kullandı. Francken, Türkiye'nin gelişmiş İHA/SİHA sistemlerine dikkat çekerek Türkiye ile daha fazla işbirliği yapabilecekleri mesajını verdi.
Francken, konuyla ilgili şu cümleleri kurdu:
Belçika, Avrupa ve Amerika'daki değerli şirketlerimizle ortaklık kurmak istiyorum. Hatta çok gelişmiş İHA/SİHA sistemlerine sahip oldukları için Türk şirketleriyle de iş birliği yapabiliriz. Amacım, sektördeki gelişmeleri ve trendleri anbean takip eden yenilikçi bir ortaklığı en kısa sürede hayata geçirmek.
"40 yılda ihmal edilenleri 18 ayda düzeltemem"
Francken, Belçika'nın son dönemde savunma bütçesini artırdığını ancak mevcut eksikliklerin kısa sürede giderilemeyeceğini söyledi.
"Bütçeyi ikiye katladık, yüzde 2'ye ulaştık. İki puan daha eklememiz gerektiğini biliyorum ama bu oldukça zahmetli bir süreç" diyen Francken, görev süresinin sınırlı olduğuna dikkat çekti.
"Çok şey yapıyoruz, ancak bakan olarak görevde kaldığım 18 ayda, 40 yıl boyunca ihmal edilenleri telafi edemem" ifadelerini kullandı.
Belçika'nın kamu maliyesi üzerindeki baskılar nedeniyle savunma harcamalarını kısa vadede daha yüksek seviyelere çıkarmasının zor olduğunu belirten Francken, NATO'nun 2035 için belirlediği yüzde 3,5'lik savunma harcaması hedefinin ise uzun vadeli bir yükümlülük oluşturduğunu söyledi.
Avrupa'yı "karanlık kış" bekliyor uyarısı
Francken'in açıklamaları, Avrupa'nın Rusya kaynaklı hibrit tehditlere ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde geldi.
Bir gün önce Euronews'e konuşan Francken, önümüzdeki aylarda Avrupa'nın daha fazla hibrit saldırıyla karşı karşıya kalabileceğini belirterek kıta için "karanlık bir kış" uyarısında bulundu.
Belçikalı bakan, Rusya'yı ülkesinin güvenliği açısından en büyük tehdit olarak tanımlarken özellikle hava saldırıları, drone'lar ve hibrit operasyonlara karşı hava savunmasının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Francken ayrıca Ukrayna'nın geliştirdiği teknolojilerin Rusya'nın jet motorlu drone'larına karşı mücadelede Avrupa açısından önemli olabileceğini belirtti.
"Daha fazla stok değil, daha hızlı üretim"
Belçika Savunma Bakanı, Avrupa'nın savunma sanayisinde yalnızca mevcut silah stoklarını artırmasının yeterli olmayacağını söyledi.
Francken'e göre Avrupa'nın daha büyük üretim kapasitesi oluşturması, üretimi ölçeklendirmesi ve güçlü bir savunma sanayisi altyapısı kurması gerekiyor.
Özellikle drone teknolojisinin hızlı gelişimine dikkat çeken Francken, yıllar önce alınmış sistemlerin kısa süre içerisinde teknolojik olarak eskimesi riskine karşı savunma planlamasının sürekli güncellenmesi gerektiğini söyledi.
Francken'in değerlendirmeleri, Avrupa'nın savunma harcamalarını artırmasının yanı sıra savunma sanayisinin üretim kapasitesini ve teknolojik adaptasyon hızını da artırması gerektiği yönündeki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Avrupa'da savunma politikası değişiyor
Francken'in açıklamaları, Avrupa ülkelerinin son dönemde savunma harcamalarını artırmaya yönelik adımlarıyla aynı döneme denk geliyor.
Avrupa'nın NATO üyesi ülkeleri, Rusya-Ukrayna savaşı ve artan hibrit tehditler nedeniyle askeri kapasite, hava savunması, drone teknolojileri ve mühimmat üretimi gibi alanlara daha fazla kaynak ayırıyor.
Francken ise mevcut adımların önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu tüm askeri kabiliyetlere henüz sahip olmadığını vurguluyor.
Belçika açısından ise temel tartışma, savunma harcamalarının artırılması ile ülkenin bütçe dengeleri arasında kurulacak denge üzerinde yoğunlaşıyor. Francken'in mesajı, Avrupa'nın sosyal devlet modelinden vazgeçmesi gerektiği yönünde değil; savunma kapasitesinin uzun süre geri planda bırakılmasının oluşturduğu açığın artık daha hızlı kapatılması gerektiği yönünde.