- Madrid’de 70 yılı aşkın süredir yaşadığı evinden 23 Eylül’de sedyeyle çıkarılan Abascal’ın tahliyesi, ülke genelinde büyük tepkiye yol açtı.
- Binlerce kişi tahliyelerin sınırlandırılması ve kiraların kontrol altına alınması talebiyle protestolara katıldı. Madrid’deki gösteriler ülkenin farklı kentlerine yayıldı.
- Savunmasız kiracıların tahliye korumasının 2030’a kadar uzatılması, kira sözleşmelerinin otomatik olarak yenilenmesi ve sezonluk kiralamalara yeni kurallar getirilmesi öngörüldü.
- Kiracı örgütleri hükümetin adımlarını önemli bir kazanım olarak görse de düzenlemelerin parlamentodan geçmesi gerekiyor. Muhalefet ve bazı bölgesel aktörlerin itirazları nedeniyle yasal süreç devam ediyor.
İspanya’da konut kiralarındaki hızlı yükseliş, özellikle gençler açısından barınmayı ciddi bir sorun haline getirdi.
Ülke genelinde ortalama konut kirası Ağustos 2016’da metrekare başına 8,2 euro seviyesindeyken, Ağustos 2026’da 15,1 euroya yükseldi. Böylece kiralar 10 yıllık dönemde yaklaşık yüzde 84 arttı. Aynı dönemde genel fiyat seviyesindeki artış ise yaklaşık yüzde 33 oldu.
Ortalama 80 metrekarelik bir konutun aylık kirası ülke genelinde yaklaşık 1.200 euroya ulaşırken, Madrid’de bu rakam 1.700 euronun üzerine çıkabiliyor.
Özellikle Madrid, Barcelona ve turistik kıyı bölgelerinde konut arzının sınırlı kalması, kiracıların pazarlık gücünü daha da zayıflattı.
87 yaşındaki kadının tahliyesi kırılma noktası oldu
Konut krizinin sembolü ise 87 yaşındaki Maricarmen Abascal oldu.
Abascal, 23 Eylül’de Madrid’in Retiro bölgesindeki evinden polis eşliğinde tahliye edildi. Çocukluğundan bu yana aynı evde yaşayan Abascal, burada 70 yılı aşkın süre geçirmişti. Tahliye sırasında sağlık ekipleri tarafından sedyeyle ambulansa götürülmesi görüntülendi.
Ev sahibi şirket Urbagestión, eski kira sözleşmesinin hukuki olarak sona erdiğini savunurken, yeni kira bedelinin Abascal’ın yaklaşık 1.400 euroluk emekli maaşını aşması anlaşmazlığın merkezinde yer aldı.
Tahliye görüntülerinin ülke çapında yayılması, aylardır devam eden konut tartışmasını yeni bir aşamaya taşıdı.
Puerta del Sol’da çadırlar kuruldu
Abascal’ın tahliyesinin ardından kiracı örgütleri ve destekçileri Madrid’in simge meydanı Puerta del Sol’da protesto düzenledi.
Göstericiler, kira sözleşmelerinin uzatılmasını, savunmasız durumdaki kiracıların tahliyelerden korunmasını, sezonluk ve oda kiralamalarının denetlenmesini ve yatırım fonlarının konut piyasasındaki etkisinin sınırlandırılmasını talep etti.
Bazı göstericiler meydanda çadır kurarak eylemi sürdürdü. Protestolar kısa sürede Madrid dışına da yayıldı. Reuters’a göre ülke genelinde binlerce kişi hükümetin konut düzenlemelerinin hızla parlamentodan geçirilmesini istedi.
Abascal evine geri dönebilecek
Protestoların büyümesinin ardından Abascal’ın ev sahibi şirketle yeniden anlaşmaya varıldı.
Taraflar arasında Madrid Belediyesi’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonucunda Abascal’ın 71 yıldır yaşadığı eve dönmesinin önü açıldı. Yeni anlaşmada kira ve giderlerin toplamının yaklaşık 500 euro seviyesinde olması kararlaştırıldı.
Daha önce hastaneye kaldırılan Abascal’ın sağlık durumunun elvermesi halinde evine dönmesi bekleniyor.
Bu gelişme, kiracı hareketi açısından önemli bir sembolik kazanım olarak görüldü. Ancak kiracı örgütleri, tek bir kişinin evine dönmesinin İspanya’daki yapısal konut sorununu çözmeyeceğini vurgulayarak hükümetten daha kapsamlı adımlar talep etti.
Hükümet tahliyelere karşı korumayı 2030’a uzattı
Başbakan Pedro Sánchez liderliğindeki hükümet, protestoların ardından yeni konut tedbirleri üzerinde uzlaştı.
Paket kapsamında ekonomik ve sosyal açıdan savunmasız durumdaki kiracıların tahliyelere karşı korunmasının 2030 yılına kadar uzatılması planlandı.
Ayrıca mevcut kira sözleşmelerinin iki yıla kadar uzatılabilmesi ve kira artışlarının sınırlandırılması öngörüldü. Sezonluk kiralamalara da yeni şartlar getirilmesi planlanıyor.
Hükümetin amacı, konutların kısa süreli veya turistik kiralamalara kaydırılması nedeniyle uzun vadeli kiralık konut arzının daha da azalmasını engellemek.
"Akbaba fonlara" yönelik yeni sınırlamalar
Yeni düzenlemelerin önemli başlıklarından biri de büyük yatırım fonlarının konut piyasasındaki faaliyetleri.
Hükümet, düşük değer üzerinden yapılan bazı konut alımlarına sınırlamalar getirmeyi ve "akbaba fon" olarak nitelendirilen yatırımcıların uygun fiyatlı konut stokunu satın alarak kiraya vermesini zorlaştırmayı planlıyor.
Ayrıca ilk kez ev alacak kişilere yönelik kamu destekleri, sosyal ve uygun fiyatlı konut üretimine yönelik vergi teşvikleri ve kiralarını düşüren küçük ev sahiplerine yönelik teşvikler de pakette yer alıyor.
Gençlerin neredeyse yarısı aile evinde
Konut krizinin etkisi özellikle gençlerde görülüyor.
İspanya’da 26-34 yaş grubundakilerin yüzde 44,3’ü hâlâ anne ve babasıyla birlikte yaşıyor. 16-29 yaş grubunda bağımsız yaşayanların oranı ise yüzde 14,5 seviyesinde.
Gençlerin önemli bölümü, çalışıyor olmalarına rağmen kira veya konut satın alma maliyetlerini karşılayamadıkları için ailelerinden ayrı bir hayat kuramıyor.
Ortalama kira bedelinin genç çalışanların gelirleri üzerindeki ağırlığı da dikkat çekiyor. Kirada yaşayan çalışan gençlerde konut giderleri sonrasında yoksulluk riski yüzde 43'e kadar çıkıyor.
Konut açığı 700 bini aşıyor
İspanya’daki krizin yalnızca kira fiyatlarından kaynaklanmadığı belirtiliyor.
İspanya Merkez Bankası, ülkede konut talebi ile yeni konut üretimi arasındaki fark nedeniyle yaklaşık 700 bin konutluk açık bulunduğunu hesaplıyor.
Konut fiyatları da yükselmeye devam ediyor. İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün 2026’nın ikinci çeyreğine ilişkin verilerine göre konut fiyatları bir yılda yüzde 12,2 arttı.
Bu tablo, hükümet üzerindeki baskının yalnızca kira fiyatlarını sınırlamaya değil, aynı zamanda yeni konut üretimini artırmaya yönelmesine neden oluyor.
Protestolar sona ermedi
Hükümetin açıkladığı paket kiracı hareketinin taleplerinin bir bölümünü karşılıyor olsa da protestolar tamamen sona ermiş değil.
Kiracı örgütleri, düzenlemelerin konut krizinin temel nedenlerini çözmek için yeterli olmadığını savunuyor. Özellikle sosyal konut stokunun artırılması, kira piyasasının daha sıkı denetlenmesi ve spekülatif yatırımların sınırlandırılması talepleri devam ediyor.
Üstelik hükümetin hazırladığı düzenlemelerin bir bölümü için parlamentonun onayı gerekiyor. İspanya'da hükümetin parlamentoda tek başına çoğunluğa sahip olmaması, paketin yasalaşmasını siyasi müzakerelere bağlı hale getiriyor.
Böylece 87 yaşındaki bir kadının sedyeyle evinden çıkarılmasıyla büyüyen protestolar, İspanya'nın uzun süredir devam eden konut krizini yeniden ülkenin en önemli siyasi ve sosyal gündemlerinden biri haline getirdi.