Yatırımlar aynı zamanda Astute sınıfı denizaltı programının tamamlanmasını ve Kraliyet Donanmasının nükleer taarruz denizaltısı filosunun 12 gemiye kadar çıkarılması planını destekleyecek.
Birleşik Krallık Savunma Bakanlığına göre çalışmalar, 2025 Stratejik Savunma İncelemesi'nde belirlenen üretim artışının hayata geçirilmesi amacıyla yürütülüyor. Bakanlık, ülkenin savunma nükleer altyapısında Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana görülmeyen ölçekte bir yeniden yapılanma gerçekleştirildiğini belirtiyor.
Dört Dreadnought denizaltısı inşa edilecek
Birleşik Krallık'ın nükleer denizaltı üretiminin merkezi, BAE Systems'ın yaklaşık 13.500 kişiyi istihdam ettiği Barrow-in-Furness tesisleri olmaya devam edecek. Dreadnought sınıfı ile gelecekteki SSN-AUKUS denizaltıları burada üretilecek.
Toplam 4 Dreadnought sınıfı balistik füze denizaltısı, 2030'lu yılların başlarından itibaren Vanguard sınıfının yerini alarak Birleşik Krallık'ın kesintisiz denizde nükleer caydırıcılık görevini sürdürecek.
Savunma Bakanlığı tarafından ülkenin en büyük mühendislik projesi olarak tanımlanan Dreadnought programının zirve döneminde 30.000'den fazla kişiye istihdam sağlaması bekleniyor.
BAE Systems, Rolls-Royce ve Birleşik Krallık Savunma Bakanlığının ortak yürüttüğü program kapsamında geliştirilen denizaltılar 150 metreden uzun olacak ve Kraliyet Donanmasının bugüne kadarki en büyük denizaltıları olarak Trident II D5 balistik füzelerini taşıyacak.
SSN-AUKUS 2030'ların sonunda hizmete girecek
Birleşik Krallık, nükleer tahrikli ancak konvansiyonel silahlı Astute sınıfı taarruz denizaltılarının üretimini tamamlarken ABD ve Avustralya ile birlikte SSN-AUKUS sınıfını geliştiriyor.
SSN-AUKUS'un 2030'lu yılların sonunda operasyonel hale gelmesi ve Birleşik Krallık genelinde yaklaşık 21.000 kişilik istihdamı desteklemesi bekleniyor.
Hükümet, yeni sınıfla birlikte Kraliyet Donanmasının nükleer taarruz denizaltısı filosunu 12 gemiye kadar çıkarmayı planlıyor.
AUKUS ortaklığının ayrıca Birleşik Krallık savunma sanayiisine milyarlarca sterlinlik yatırım sağlaması ve Avustralya'nın kendi nükleer denizaltı sanayii altyapısını geliştirmesine katkıda bulunması öngörülüyor.
Üretim altyapısı ve deniz üsleri genişletiliyor
Nükleer denizaltı üretim kapasitesindeki artış yalnızca Barrow-in-Furness ile sınırlı olmayacak. Rolls-Royce Submarines'ın ana reaktör geliştirme ve üretim tesisinde yaklaşık 4.000 kişi çalışırken Sheffield Forgemasters, denizaltı reaktörlerinde kullanılan özel döküm ve dövme parçaları üretiyor.
Denizaltıların ağır bakım, yakıt ikmali ve ömür devri destek faaliyetleri HMNB Devonport ve Babcock Devonport Royal Dockyard tesislerinde yürütülüyor. Bu tesislerde askerî ve sanayi faaliyetlerinde yaklaşık 8.000 kişi görev yapıyor.
Hizmet dışına çıkarılan denizaltıların söküm faaliyetlerini yürüten Rosyth Tersanesi'nde yaklaşık 850 kişi, denizaltı programlarının yönetiminden sorumlu Submarine Delivery Agency'de ise yaklaşık 2.500 personel bulunuyor.
Birleşik Krallık'ın savunma nükleer sektörü halihazırda yaklaşık 47.600 kişiye istihdam sağlıyor. Bu sayının 2030'a kadar yaklaşık 65.000'e yükselmesi bekleniyor.
Hükümet ve sanayi ortakları, önümüzdeki 10 yılda 22.000 çırak ve 9.000 mezun pozisyonu oluşturmayı planlarken kaynakçı, elektrikçi ve mekanik montaj personelinin yetiştirilmesine de ağırlık verecek.
Birleşik Krallık'ta 6.000'den fazla şirketin yer aldığı savunma nükleer tedarik zincirinin genişletilmesi için yatırımlar sürerken Barrow bölgesinin geliştirilmesine yönelik 200 milyon sterlinlik Barrow Transformation Fund da programı destekliyor.