Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’un bu sezonki Avrupa Kupaları’ndaki performansı 26/27 sezonu özelinde 7.100 puanla Türkiye’yi en fazla ülke puanı kazananlar arasında dördüncü yaptı.
Genel sıralamada 9.basamaktayız
Eleme aşamalarında Başakşehir ile büyük bir hayal kırıklığı yaşadık lakin diğer yandan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gösterdikleri performansla mücadele ettikleri kategorilerde grup aşamalarında mücadele etmeye hak kazananınca toplamda 4 takımla minimum 30 maç oynama hakkını garantilemiş olduk. Dahasının geleceğini de takımlarımız grup aşamasındaki başlangıç performansları ile ortaya koydular.
Bu sezon özelinde 7.944 puanlı İngiltere, 7.285 puanlı Almanya ve 7.250 puanlı İspanya’nın ardından Portekiz ile birlikte 7.100 puan ile en fazla puan toplayan 4.ülke konumunda bulunuyoruz. Bu gelecek adına umut verici.
Ancak değerlendirmede son 5 sezon baz alındığı için burada ise 52.275 puan ile 9.sırada bulunuyoruz. Takımlarımız bu istikrar ile devam ederse yakın dönemin en fazla puanını topladığımız sezonunu yaşama ihtimalimiz yüksek gibi görünüyor.
Farkındalık oluşmalı
“Hepimiz aynı gemideyiz” kavramı aslında tam anlamıyla anlaşılmalı ve anlatılmalı. Çünkü sıralamada ne kadar yukarıda olursak hepsi ülkemizden katılacak olan takımlara yarayacak bir durum.
Mesela olur da bir gün kendimizi ilk 6’ya atarsak hem Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan elemesiz iki takım gönderme hakkımız olacak, hem de Avrupa Kupaları’na 6 takım ile katılma hakkımız söz konusu olacak.
Haliyle bu durum gerek medya, gerekse kulüpler ve TFF tarafından mümkün olan her fırsatta dile getirilerek bunun için farkındalık oluşturulabilecek bir çalışma yapılmalı.
İlk 6’da olmak hayal mi?
Aslında hayal gibi dursa da çok da uzak olan bir durum değil. Nasıl mı? Mevcut istikrarımızın üzerine bir nebze koyarak bu şekilde 3 yıl daha devam edersek bir şansımız ortaya çıkabilir. Her sezon başlangıcında 5 yıl önceki puanlar silindiğinden dolayı avantajlı konuma geçebiliriz çünkü 8.sıradaki Hollanda ve 7.sıradaki Belçika nispeten son iki sezonda bir düşüş içerisinde.
Burada önemli olan 5’te 5 takımla grup aşamasında yer alarak ortalama Mart aylarını görebilmek. Bunu başardığımız takdirde 6.sıradaki Portekiz ile belki 2030’da yakın bir rekabete girme durumunuz ortaya çıkabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise hemen arkamızda 10.sırada bulunan Yunanistan’ın çıkışı. Son 3 sezondur onlar da bir yükseliş içerisinde ve önümüzdeki sezona 9.675 puan farklık 22/23 sezonundan kalan dezavantajını kapatarak başlayacakları için bu rekabette iştahlılar.
Grup aşamasında sıralamalar önemli
Lig aşamasında sadece “tur atlamak” yetmiyor. Çünkü UEFA, lig aşamasındaki final sıralamasına göre ekstra bonus puan veriyor ve bu puanlar ülke katsayısına doğrudan yansıyor.
Şampiyonlar Ligi’nde durum biraz daha avantajlı. Lig aşamasına kalan her takım, en kötü ihtimalle 6 bonus puan alıyor. Üst sıralara çıkıldıkça bu rakam artıyor; 1. sırayı bitiren takım 12 puana kadar çıkabiliyor.
Yani Galatasaray veya Fenerbahçe, lig aşamasını alt sıralarda tamamlasa bile ülke puanına önemli bir katkı sağlıyor. Ancak 8-10. sıralar ile 20. sıralar arasında birkaç puanlık fark oluşabiliyor. Bu fark, sezon sonunda sıralama mücadelesinde hissedilir.
Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nde ise durum daha hassas. Avrupa Ligi’nde 1. sıra 6 bonus puan getirirken, 24. sıradan sonra bu katkı neredeyse sıfıra iniyor. Konferans Ligi’nde de benzer bir tablo var; üst sıralar dışında anlamlı bir bonus yok.
Bu yüzden Beşiktaş ve Trabzonspor’un lig aşamasını mümkün olduğunca üst sıralarda bitirmesi, ülke puanı açısından Şampiyonlar Ligi takımlarından daha kritik hale geliyor.
Kısacası bu sezon sadece “gruplardan çıkmak” değil, lig aşamasında olabildiğince üst sıralarda yer almak da hedeflenmeli. Her galibiyet ve beraberlik zaten puan getiriyor ama sıralama bonusları, özellikle 4 takımla mücadele ettiğimiz bu dönemde ekstra değer taşıyor.
Artık Avrupa’da birlik olma vakti
Bir Türk takımı Avrupa’da kazandığında sadece o kulüp değil, hepimiz kazanırız. Sıralamada yükseldikçe Şampiyonlar Ligi kapıları biraz daha aralanır, bir takım daha Avrupa’da oynamaya hak kazanır.
Bu istikrar birkaç sezon daha sürerse, 2030’da Portekiz ile gerçek bir rekabete girmek hayal olmaktan çıkar. Birbirimizi yıpratmak yerine desteklemek, ülke futboluna yapılabilecek en doğru katkıdır.
Bir galibiyet, bir beraberlik; sadece o akşamın değil, gelecek yılların da meselesidir. Birbirimizi aşağı çekmeyi bırakıp yukarı ittiğimiz gün, bu ülke puanı meselesi gerçekten bizim meselemiz olur.