- BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Gazze'deki soykırımın üçüncü yılında da sona ermediğini söyledi.
- Albanese, Gazze'deki durumun “felaket boyutlarında” olduğunu ve Şeridin yüzde 70'inin İsrail ordusunun kontrolünde bulunduğunu belirtti.
- İngiltere'nin İsrail'e yönelik ticari kısıtlamalarını politika değişikliğine işaret eden olumlu bir adım olarak değerlendirdi.
- ABD yaptırımlarının çalışma, seyahat ve günlük yaşamını etkilediğini belirten Albanese, mali açıdan ailesine bağımlı hale geldiğini ifade etti.
BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail'in Gazze'de Ekim 2023'te başlattığı saldırıların üçüncü yılı dolayısıyla AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
İşgal altındaki Batı Şeria'da koşulların kötüleştiğini, Gazze'de ise büyük bir yıkım yaşandığını belirten Albanese, yaşananların diplomatik kınamaların ötesinde adımlar gerektirdiğini söyledi.
Albanese, “Soykırım henüz sona ermedi.” diyerek Gazze'deki durumun “felaket boyutlarında” olduğunu ve yaşananların kelimelerle anlatılamayacak kadar kötü olduğunu ifade etti.
Gazze'deki yıkımın sürdüğünü belirten Albanese, “Şeridin yüzde 70'i ordunun kontrolü altında ve ordu elinden geldiğince her yeri yerle bir ediyor.” dedi.
Filistinlilerin “soykırımdan kurtulanlar” şeklinde tanımlanmasının tehlikenin geçtiği izlenimi oluşturabileceğini söyleyen Albanese, İsrail'i destekleyen hükümetlerin politikalarının da uluslararası tepkinin yeterliliğine ilişkin soru işaretleri oluşturduğunu kaydetti.
“Bir dönüm noktasındayız”
Gazze'deki soykırımın gelecekte nasıl hatırlanacağı sorusuna da yanıt veren Albanese, bunun tarihi kimin yazacağına bağlı olduğunu belirtti.
Albanese, Gazze'yi iki karşıt güç arasındaki geniş çaplı mücadelenin sahnesi olarak nitelendirerek bir tarafta “Filistin'e yönelik soykırımı, sömürüyü ve yok edilmeyi sürdürmek isteyenler”, diğer tarafta ise “tüm bunları durdurmak isteyenler” bulunduğunu söyledi.
Soykırımın sürdürülmesini isteyen grubu ABD, İsrail ve müttefikleriyle ilişkilendiren Albanese, bu grubun daha fazla askerileşme ve devletlerin elinde daha fazla gözetim yetkisi isteyen çevreleri kapsadığını ifade etti.
İsrail'in Gazze'deki tutumunu eleştiren siyasetçilerin seçimlerdeki kazanımlarına da değinen Albanese, Gazze'deki gelişmelerin kamuoyundaki algıları şekillendirdiğini söyledi.
Albanese, İsrail yönetimini çocukların öldürülmesinin ardından mağdur rolüne bürünmekle suçlayarak bazı Avrupalı siyasetçilerin de bu tutumu takip ettiğini savundu.
“İngiltere'nin kısıtlamaları bir politika değişikliğine işaret ediyor”
Albanese, işgal altındaki Batı Şeria'da cinayetler, keyfi tutuklamalar, gözaltılar ve Filistinlilere yönelik kısıtlamaların devam ettiğini belirterek koşulların kötüleştiği uyarısında bulundu.
Bazı ülkelerin İsrail ile ticareti kısıtlama yönündeki adımlarını olumlu karşıladığını belirten Albanese, bu tedbirlerin ne ölçüde etkili olacağının ise henüz belirsiz olduğunu söyledi.
İngiltere'nin aldığı kısıtlamalara özellikle dikkati çeken Albanese, bunun ülkede “politika değişikliğine işaret ettiğini” belirterek işgalin yasa dışı olduğunu kabul eden bir yaklaşımın çok daha önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Albanese ayrıca İngiltere'de Filistinlilere ait mülklerin reklamının yapılmasına ve satışına müsamaha gösterilmemesini de olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
“Büyük İsrail projesi halihazırda gerçekleşiyor”
ABD ile Avrupa arasındaki ilişkileri de değerlendiren Albanese, Gazze'deki saldırıların Avrupa'nın Washington'a bağımlılığının bedelini ortaya çıkardığını savundu.
ABD'nin ortaklarını tehdit ettiğini öne süren Albanese, Orta Doğu ülkelerine ABD dış politikası ile “Büyük İsrail” hedefleri arasındaki bağlantıyı dikkate almaları çağrısında bulundu.
Albanese, “Büyük İsrail” projesinin gelecekte gerçekleştirilecek bir hedef olmadığını, halihazırda hayata geçirildiğini savunarak bunun yalnızca Filistin'i değil, bölgenin tamamını ilgilendiren hayati bir konu olduğunu söyledi.
“Yaptırımlar iş ve aile hayatını etkiliyor”
Albanese, ABD'nin kendisine yönelik yaptırımlarının çalışma, seyahat ve günlük ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını etkilediğini belirtti.
Kredi kartlarını artık kullanamadığını, sağlık sigortası başvurusunun reddedildiğini ve ABD'ye girişinin yasaklandığını söyleyen Albanese, yaptırımların bir BM görevlisi, BM uzmanı ve anne olarak görevlerini yerine getirmesini zorlaştırdığını ifade etti.
BM'deki görevinin ücretli olmadığını belirten Albanese, yaptırımlar nedeniyle diğer projelerden de ödeme alamadığını ve “bir kuruş bile kazanamadığını” söyledi.
Albanese, mali açıdan tamamen ailesine bağımlı hale geldiğini belirtti.