- Toplumda yaygın görülen böbrek taşı, ihmal edildiğinde kalıcı organ hasarına ve ciddi enfeksiyonlara yol açabiliyor.
- Şiddetli ağrıyla birlikte ateş görülen vakalarda acil müdahale gerekirken, bol su tüketimi ve tuz kısıtlaması taş tekrarını önlüyor.
- Tedavi süreci taşın büyüklüğüne bağlı olarak lazer, şok dalga veya kapalı cerrahi yöntemleriyle yürütülüyor.
Toplumda yaklaşık her 10 kişiden birinde görülen böbrek taşı hastalığı, zamanında tedavi edilmediğinde kalıcı böbrek hasarı, böbrek fonksiyonlarının kaybı ve hayatı tehdit eden enfeksiyonlara yol açabiliyor. Medipol Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, özellikle şiddetli bel ağrısına ateşin eşlik ettiği durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirterek, taşın yerine ve büyüklüğüne göre tedavinin planlandığını, yeterli sıvı tüketimi ve düzenli takibin taş oluşumunu önlemede önemli rol oynadığını söyledi.
Tedavi edilmeyen taş böbreğe kalıcı zarar verebilir
Böbrek taşının toplumda oldukça yaygın görülen bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Atış, “Toplumumuzun yaklaşık yüzde 10-12’sinde böbrek taşı görülüyor. Taş hastalığı doğru zamanda ve uygun şekilde tedavi edilmezse böbreğin fonksiyonunu kaybetmesine kadar ilerleyebilen ciddi sorunlara neden olabilir. Tedavi planı; taşın büyüklüğüne, bulunduğu yere ve böbrekte oluşturduğu hasara göre belirlenmelidir.” şeklinde konuştu.
Ağrı acil müdahale gerektirebilir
Taşın idrar kanalını tıkamasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Prof. Dr. Atış, “Kanala düşen taş böbrekte tam tıkanıklığa neden olduğunda böbrek fonksiyonları bozulabilir ve hayatı tehdit eden enfeksiyonlar gelişebilir. Özellikle şiddetli ağrıya ateşin eşlik ettiği hastalarda vakit kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır. Bu hastaların çoğunda hastaneye yatış, antibiyotik tedavisi ve böbreğin rahatlatılmasına yönelik girişimler gerekebilir.” dedi.
Bol su içmek taşın tekrarını önlemede en etkili yöntem
Taş hastalığının tekrar etmesini önlemek için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Atış, “Günlük sıvı tüketimi artırılmalı ve idrar miktarı yeterli seviyede tutulmalıdır. Özellikle yaz aylarında terlemeyle sıvı kaybı arttığı için daha fazla su içilmesi gerekir. Ayrıca kırmızı et tüketimi dengelenmeli, yemeklere ilave tuz eklenmemeli, düzenli egzersiz yapılmalı ve gereksiz vitamin takviyelerinden kaçınılmalıdır. Özellikle yüksek doz C vitamini bazı kişilerde böbrek taşı oluşumunu artırabilir.” ifadelerini kullandı.
Tedavi taşın boyutuna göre planlanıyor
Böbrek taşı tedavisinde farklı yöntemlerin uygulandığını belirten Prof. Dr. Atış, “İki santimetrenin altındaki taşlarda şok dalga tedavisi veya endoskopik lazer yöntemleri tercih edilebilirken, daha büyük taşlarda böbreğe küçük bir kesiyle ulaşılarak taşlar kırılıp çıkarılabiliyor. Gerekli durumlarda laparoskopik veya robotik cerrahi yöntemlerinden de yararlanıyoruz. Burada en önemli nokta hastaya en uygun tedavi yönteminin zamanında uygulanmasıdır.” şeklinde konuştu.