Borsa İstanbul’da yatırımcıların yön arayışı sürerken, piyasanın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trader Furkan Yavuz, yüksek faiz döneminde birçok varlıkta olduğu gibi BIST’te de fiyatların şirketlerin değerlemelerinden uzaklaştığını söyledi.
Yavuz, bir hissenin ucuzluğunun yalnızca düşük fiyat/kazanç (F/K) gibi çarpanlarla ölçülemeyeceğini belirterek şirketin kendi sektöründeki ve benzer ülkelerdeki emsal şirketlerle karşılaştırılması gerektiğini ifade etti. Yavuz ayrıca, piyasa tarafından henüz fiyatlanmamış yeni şirket hikâyelerinin de yatırım kararlarında dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“Değer her zaman emsalden gelir”
BIST’te fiyatı değil değeri takip ettiğini belirten Yavuz, şirket değerlemelerinin benzer ülkelerdeki emsal şirketlerle karşılaştırılması gerektiğini söyledi.
Yavuz, “Değer her zaman emsalden gelir” diyerek Türkiye’deki şirketlerin değerlemeleri ile benzer ülkelerdeki şirketler arasında önemli farklılıklar bulunduğunu savundu.
Yüksek faiz politikasının varlık fiyatları üzerindeki baskısına da dikkat çeken Yavuz, şu ifadeleri kullandı:
“3 yıldır uygulanan yüksek faiz politikası sadece borsadaki fiyatların değerinden uzaklaşmasına neden olmadı; arsa, ikinci el otomobil, ev fiyatlarının da değerinden çok aşağılara inmesine sebep oldu”
Bu çerçevede Yavuz, fiyat ile değer arasındaki ayrışmanın özellikle GYO ve sanayi-otomotiv hisselerinde belirgin olduğunu söyledi. Yavuz, yatırımcıların ise özellikle yüksek borçluluğu bulunmayan, şirket geçmişi ve yönetimi konusunda güven veren şirketleri değerlendirebileceğini belirtti.
“Ucuz hisse sadece düşük çarpanla belirlenmiyor”
Yavuz’a göre bir hissenin ucuz olup olmadığını anlamak için yalnızca düşük çarpanlara bakmak yeterli değil. Şirketin bulunduğu sektörün ortalama çarpanlarıyla karşılaştırılması gerektiğini belirten Yavuz, asıl fırsatın henüz fiyatlanmamış şirket hikâyelerinde ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Yavuz, “Bir hisseyi ucuz kılan en büyük faktör, fiyatının uzun süre belirli bir bantta oturmuş olması ve oluşan yeni hikâyelerini henüz fiyatlamamışken yaşadığı trend başlangıcı evresidir” diyerek yatırımcıların şirketin yeni hikâyesinin piyasa tarafından fiyatlanıp fiyatlanmadığına bakması gerektiğini söyledi.
BIST için kritik eşik: Faiz
Yavuz, önümüzdeki dönemde BIST açısından en kritik gelişmelerden birinin faiz indirimleri olacağını belirtti. Yavuz, BIST’te yeni bir yükselişin yabancı yatırımcıdan ziyade yerli yatırımcının yeniden hisse senetlerine yönelmesiyle gelebileceğini düşünüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Temmuz 2026 tarihli toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 35,5 seviyesinde bulunuyor.
Yavuz, mevcut TL faizlerinin yabancı yatırımcı açısından cazip olduğunu ve bu nedenle yabancı yatırımcının Borsa İstanbul’da risk almak yerine TL cinsi faiz getirilerini tercih edebileceğini savundu.
Politika faizinin yüzde 25’in altına gerilemesini BIST açısından önemli bir eşik olarak gördüğünü belirten Yavuz, “Yüzde 25 altı faizlere geldiğimizde ciddi nefes alırız” dedi.
Yavuz, TCMB’nin ilerleyen dönemde yeni bir faiz indirim sürecine girmesinin BIST açısından önemli bir katalizör olacağını belirtti.
“Yatırımcı en kötüyü geride bıraktı”
Yavuz, Borsa İstanbul’un önümüzdeki dönemde şirket bilançolarındaki olası toparlanmadan da destek alabileceğini düşünüyor.
Yüksek faiz dönemi, jeopolitik riskler ve piyasa dalgalanmalarının ardından yatırımcının en kötüyü geride bıraktığını savunan Yavuz, özellikle büyük şirketlerin bilançolarına dikkat çekti.
Yavuz, şirket kârlılıklarının toparlanması ve finansal sonuçların daha belirgin hale gelmesinin hisse değerlemeleri açısından önemli olabileceğini söyledi.
Finansal tablolardaki enflasyon muhasebesi etkilerinin ise dönemsel olarak farklılık gösterebildiğine dikkat çeken Yavuz, özellikle büyük şirketlerin bilançolarında yönetim kalitesi ve kârlılık performansının daha net takip edilebildiğini belirtti.
BIST’te yeni yükselişin anahtarı ne?
Yavuz’un değerlendirmesine göre Borsa İstanbul’da yeni bir yükseliş senaryosunun üç temel unsuru öne çıkıyor: faizlerin zaman içinde gerilemesi, şirket bilançolarında toparlanma ve piyasa tarafından henüz fiyatlanmamış şirket hikâyelerinin ortaya çıkması.
Yavuz, mevcut fiyatlamalar ile şirketlerin değerleri arasında oluştuğunu düşündüğü farkın kapanmasının ve yatırımcıların yeniden hisse senetlerine yönelmesinin BIST açısından yeni bir hareket alanı yaratabileceği görüşünde.
Bu nedenle Yavuz, mevcut dönemde yatırımcıların yalnızca hisse fiyatına veya tek bir değerleme çarpanına değil, şirketin finansal yapısına, borçluluğuna, kârlılığına, sektöründeki konumuna ve gelecekteki büyüme hikâyesine birlikte bakması gerektiğini savunuyor.