- CHP’li Utku Çakırözer, NATO’ya sunduğu raporda İran’ı “Avro-Atlantik güvenliğine tehdit” olarak tanımladı.
- Raporda NATO’nun Orta Doğu’daki etkinliğinin artırılması ve Türkiye’nin bu süreçte aktif rol üstlenmesi istendi.
- İran, Çin, Rusya ve Kuzey Kore “Kargaşa Ekseni” olarak nitelendirilirken, bu ülkelere kapsamlı yaptırım çağrısı yapıldı.
- Raporda Türkiye’nin NATO içindeki konumu övülürken, İsrail’le ilişkilerin düzeltilmesi gerektiği de vurgulandı.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’in NATO Parlamenterler Asamblesi’ne sunduğu “İran’ın Bölge ve Avro-Atlantik Güvenliğine Yönelik Tehdidi” başlıklı rapor, içeriğindeki sert ton ve öneriler nedeniyle tartışma yarattı.
28 sayfalık raporda İran, Çin, Rusya ve Kuzey Kore ile birlikte “Kargaşa Ekseni” olarak tanımlandı. Bu ülkelerin uluslararası barışa ve Avrupa güvenliğine “sistematik tehdit” oluşturduğu ileri sürülürken, NATO üyesi ülkelere “kapsamlı yaptırımlar” uygulanması çağrısı yapıldı.
“NATO’nun Orta Doğu’daki etkisi artırılsın”
Çakırözer’in raporunda dikkat çeken bir diğer unsur, NATO’nun Orta Doğu’daki varlığının genişletilmesi yönündeki öneriler oldu. Raporda, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin NATO’yla daha yakın entegrasyonunun sağlanması gerektiği savunuldu.
Türkiye’nin bu süreçte “köprü rolü” üstlenebileceği belirtilirken, Malatya Kürecik’teki NATO radar üssü örnek gösterilerek Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik önemi vurgulandı.
İran’ın yalnızlaştırılması çağrısı
Rapor, İran’ın bölgedeki etkisinin “zayıfladığı” iddiasıyla bunun bir “stratejik fırsat” olarak değerlendirilmesi gerektiğini öne sürdü. Çakırözer, İran’ın yalnızlaştırılması, askeri ve teknolojik kapasitesinin sınırlandırılması için uluslararası yaptırımların genişletilmesini önerdi.
Ayrıca, Türkiye’nin İsrail’le ilişkilerinin düzeltilmesinin bölgesel güvenlik açısından önemli olduğu ifade edildi.
Raporda ayrıca Rusya’nın İran’a nükleer teknoloji aktarma ihtimali “kritik tehdit” olarak tanımlandı. Bu konuda NATO üyesi müttefiklerin Kremlin’e karşı “açık ve sert uyarılarda bulunması” gerektiği vurgulandı.