• BIST 10014.467,25+0,51%
  • USD/TRY48,52−0,05%
  • EUR/TRY56,27−0,21%
  • Gram Altın6.783,43+0,69%
  • Brent Petrol101,76−4,20%
  • Bitcoin/TRY3.727.286,00−0,51%
GDH Digital

“Çocuğum okula başladı, sürekli hastalanıyor” dememek için son saatler! Uzmanı uyardı: Sakın bu hataları yapmayın

Yazan: Meryem Türk

· 6 dk okuma

“Çocuğum okula başladı, sürekli hastalanıyor” dememek için son saatler! Uzmanı uyardı: Sakın bu hataları yapmayın
Okula başlayan çocuk neden sürekli hastalanır

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

  • Okulların açılmasıyla artan viral enfeksiyonlara değinen Prof. Dr. Ahmet Güzel, çocukların sık hastalanmasının doğal bağışıklık sürecinin bir parçası olduğunu belirtti.
  • Hastalıklardan korunmada el hijyeni, kapalı alanların havalandırılması ve aşıların önemine dikkat çekilirken, viral vakalarda gereksiz antibiyotik kullanılmaması istendi.
  • Ateş ve ishal gibi belirtilerde çocuğun okula gönderilmemesi gerektiği vurgulanarak, bilinçsiz vitamin takviyeleri yerine düzenli uyku ve beslenmenin önemi hatırlatıldı.

Okulların açılmasıyla birlikte çocukların günün önemli bölümünü kalabalık ve kapalı ortamlarda geçirmesi, viral enfeksiyonların yayılması açısından yeni bir dönemi beraberinde getiriyor. Özellikle kreş, anaokulu ve ilkokula başlayan çocuklar, daha önce karşılaşmadıkları çok sayıda virüsle temas edebiliyor.

Bu süreçte ailelerin en çok merak ettiği konuların başında ise çocukların sık hastalanmasının normal olup olmadığı, hangi belirtilerde okula gönderilmemesi gerektiği ve bağışıklığı desteklemek için vitamin ya da takviye kullanmanın gerekip gerekmediği geliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Güzel, okul döneminde çocuklarda görülebilecek viral enfeksiyonları, korunma yöntemlerini ve ailelerin dikkat etmesi gereken alarm belirtilerini gdh'a özel değerlendirdi.

Okulların açılmasıyla hangi hastalıklar artıyor?

Çocukların aynı ortamda uzun süre bulunması, enfeksiyonların bulaşma ihtimalini artırabiliyor. Prof. Dr. Güzel, özellikle ortak kullanılan yüzeylerin ve yakın temasın bu süreçte önemli olduğuna dikkat çekti.

Prof. Dr. Güzel, “Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre bir arada bulunmaya başlıyor. Yakın temasın artması; kapı kolları, sandalyeler, masalar ve kalemler gibi ortak kullanılan eşya ve yüzeylerle temasın fazlalaşması, çocuklarda enfeksiyonların bulaşma sıklığını artırabiliyor.” şeklinde konuştu.

Bu dönemde özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının öne çıktığını belirten Güzel, sonbahar ve kış aylarında karşılaşılabilecek virüslere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu dönemde özellikle nezle ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüsleri daha sık görüyoruz. Sonbahar ve kış ilerledikçe influenza (grip), RSV ve COVID-19 gibi solunum yolu enfeksiyonları daha fazla karşımıza çıkabiliyor. Ayrıca okullarda yalnızca solunum yolu enfeksiyonları değil, kusma ve ishale yol açan viral gastroenteritlerle de karşılaşma ihtimali yüksek.”

Çocuklarda RSV belirtileri

Her ateşte antibiyotik kullanılmalı mı?

Çocuklarda ateş, öksürük, burun akıntısı veya ishal görülmesinin aileleri zaman zaman antibiyotik kullanımına yöneltebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Güzel, bu konuda önemli bir uyarıda bulundu:

“Burada ailelere özellikle şu mesajı vermek gerekiyor: Her ateş, öksürük, burun akıntısı veya ishal mutlaka antibiyotik kullanımını gerektirmez. Bu hastalıkların çok büyük bir kısmı viral enfeksiyonlardır ve antibiyotikler virüslere etki etmez. Bu nedenle ailelerin dikkat edilmesi gereken noktalar konusunda çocuklarını yeterince bilgilendirmesi önemlidir.”

Çocuklarda viral enfeksiyonlardan nasıl korunulur

Çocukları enfeksiyonlardan korumanın en etkili yolu

Okul döneminde çocukların günlük alışkanlıklarının enfeksiyonlardan korunmada önemli rol oynadığını belirten Güzel, özellikle el hijyenine dikkat çekti:

“Viral enfeksiyonlardan korunmada en basit ancak en etkili önlemlerden biri el yıkama alışkanlığıdır. Çocukların ellerini sabunlu suyla en az 20 saniye yıkama alışkanlığı kazanması oldukça önemlidir. Özellikle yemeklerden sonra el hijyeninin sağlanmasına dikkat edilmelidir.”

Kapalı sınıfların havalandırılmasının da önemli olduğunu belirten uzman, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bir diğer önemli konu kapalı ortamların havalandırılmasıdır. Çocukların kapalı ortamlarda solunum yolu enfeksiyonlarıyla karşılaşma riski daha fazladır. Bu nedenle bulundukları kapalı ortamların belirli aralıklarla düzenli olarak havalandırılması gerekir.”

Çocuklarda vitamin takviyesi gerekli mi

Kalem, bardak ve suluk paylaşımına dikkat

Çocukların okul ortamında bazı kişisel eşyaları ortak kullanmasının da bulaş açısından dikkate alınması gerektiğini belirten Prof. Dr. Güzel, ailelerin bu konuda çocukları bilinçlendirmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Güzel, “Ayrıca bazı kişisel eşyaların ortak kullanılmaması gerektiği çocuklara anlatılmalı ve bu konuda bilinç kazandırılmalıdır. Çatal, kaşık, bıçak, bardak, suluk ve benzeri kişisel eşyalar paylaşılmamalıdır. Çocuklar zaman zaman kalem veya silgi gibi okul eşyalarını ağızlarına götürebiliyor. Bu nedenle ortak kullanım alanlarının düzenli olarak temizlenmesi ve kişisel eşyaların paylaşılmaması oldukça önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Korunmada çocukların bireysel özelliklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Güzel, aşılama programlarının önemine de şu sözlerle dikkat çekti:

“Korunmada çocuğun yaşı ve sağlık durumu da dikkate alınmalıdır. Aşılama programlarının uygulanması ve mevsimsel aşıların tamamlanması önem taşır.”

Çocuğunuz sürekli hastalanıyorsa hemen endişelenmeyin

Okula yeni başlayan çocukların art arda enfeksiyon geçirmesi, ailelerin “Bağışıklığı mı zayıf?” sorusunu sormasına neden oluyor. Prof. Dr. Güzel, özellikle kreş ve anaokuluna yeni başlayan çocuklarda bunun sık karşılaşılan bir durum olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle anaokuluna ve kreşe yeni başlayan çocukların ailelerinden “Çocuğum okula başladıktan sonra sürekli hastalanıyor” ifadesini sık duyuyoruz.”

Bunun temelinde çocuğun daha önce karşılaşmadığı virüslerle temas etmesinin bulunduğunu belirten Güzel, şu bilgileri paylaştı:

“Bunun temel nedeni, çocuğun toplu bir ortama ilk kez girmesiyle birlikte daha önce karşılaşmadığı çok sayıda virüsle temas etmesidir. İlk kez grup bakımına başlayan çocuklar, evde bakılan ve diğer çocuklarla teması daha az olan çocuklara kıyasla ilk yıl çok daha fazla soğuk algınlığı geçirebilir. Bu aslında normal bir süreçtir ve doğal bağışıklama sürecinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.”

Çocuk hangi belirtilerde okula gönderilmemeli

Sık enfeksiyon bağışıklık sisteminin zayıf olduğunu gösterir mi?

Sık hastalanmanın tek başına bağışıklık sistemi problemi anlamına gelmediğini vurgulayan Prof. Dr. Güzel, durumu şöyle değerlendirdi:

“Dolayısıyla sık hastalanmak tek başına bağışıklık sisteminin zayıf olduğunu göstermez. Çocuğun daha önce karşılaşmadığı virüslerle ilk kez temas etmesinin bir göstergesi de olabilir.”

Ancak bazı durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme gerekebileceğini belirten Güzel, şu kriterlere dikkat çekti:

“Bizim için önemli olan; çocuğun büyüme ve gelişmesinin etkilenip etkilenmediği, hastalıkların uzun süre devam edip etmediği veya olağan dışı mikroorganizmaların enfeksiyona neden olup olmadığıdır. Bağışıklık sistemiyle ilgili bir sorun olup olmadığını değerlendirirken özellikle bu noktalar dikkate alınır.”

Uzman, ailelerin bu konudaki endişesini şu sözlerle özetledi:

“Kısacası sık enfeksiyon geçirmek, çocuğunuzun bağışıklık sisteminin her zaman zayıf olduğu anlamına gelmez.”

Ateşi olan çocuk okula gönderilir mi

Ateşi olan çocuk okula gönderilmeli mi?

Çocuğun okula gönderilip gönderilmeyeceği konusunda yalnızca tek bir belirtiye bakılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Güzel, genel durumun ve bulaştırıcılık ihtimalinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Güzel, “Çocuğun okula gönderilip gönderilmeyeceğini değerlendirirken yalnızca burun akıntısının olup olmadığına değil, genel durumuna ve hastalığı bulaştırma ihtimaline de bakmak gerekir.” dedi.

Enfeksiyon sonrasında ateşin seyri konusunda da şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çocukta herhangi bir enfeksiyon varsa, enfeksiyon sonrasında en az 24-48 saat boyunca ateş görülmemesi bizim için belirleyici faktörlerden biri olmalıdır.”

Kusma ve ishal varsa okula göndermeyin

Çocuğun genel durumunun bozulduğu belirtilerin daha fazla önem taşıdığını ifade eden uzman, şu uyarıyı yaptı:

“Çocukta ishal, kusma, genel durum bozukluğu, beslenmede azalma, halsizlik, kırgınlık veya yüksek ateş gibi durumlar varsa okula gönderilmemelidir.”

Buna karşılık her burun akıntısının okuldan uzak kalmayı gerektirmediğini belirten Güzel, şöyle konuştu:

“Tek başına burun akıntısı ise çocuğun okula gitmesine engel bir durum değildir. Çocuğun genel durumu iyiyse ve bahsettiğimiz diğer belirtiler söz konusu değilse okula gönderilebilir.”

GDH Digital mobil uygulaması.

Bu belirtiler varsa aileler dikkat etmeli

Bazı belirtilerin ise daha yakından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Güzel, şu ifadeleri kullandı:

“Asıl dikkat edilmesi gereken bazı alarm belirtileri vardır. Çocukta nefes almada güçlük, morarma, uykuya eğilim, bilinç değişikliği, az idrara çıkma, sık ishal, susuzluk hissi, genel durum bozukluğu, tekrarlayan öksürük atakları veya vücutta döküntü gibi durumlar söz konusuysa çocuk okula gönderilmemelidir.”

Vitamin ve takviyeler çocukları hastalıktan korur mu?

Çocuklarının daha az hastalanmasını isteyen ailelerin başvurduğu vitamin ve mineral takviyelerine de değinen Prof. Dr. Güzel, bunların sağlıklı çocuklarda gereğinden fazla kullanılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Güzel, “Tek başına herhangi bir vitamin veya mineralin hastalıklara karşı koruyucu olduğu ya da bağışıklığı tek başına güçlendirdiği söylenemez.” şeklinde konuştu.

Vitamin ve mineral eksikliği tespit edilen çocuklarda eksikliğin giderilmesinin farklı bir değerlendirme olduğunu belirten uzman, şöyle devam etti:

“Çocuklarda yapılan periyodik değerlendirmeler sırasında bazı vitamin ve mineral eksiklikleri tespit edilirse bunların yerine konmasıyla bağışıklık sisteminin desteklenmesi mümkün olabilir. Ancak sağlıklı ve herhangi bir vitamin veya mineral eksikliği bulunmayan çocuklarda bunların gereğinden fazla alınmasının hastalıklara karşı koruyucu bir özelliği yoktur.”

Sık hastalanan çocukların bağışıklığı zayıf mı

Bağışıklık için uyku ve beslenme önemli

Bağışıklığın yalnızca vitamin ve mineral kullanımına indirgenmemesi gerektiğini vurgulayan Güzel, çocukların günlük yaşamındaki temel alışkanlıkların önemine şu ifadelerle dikkat çekti:

“Ayrıca yalnızca vitamin ve mineral dengesinin sağlanması, çocuklarda beslenme ve bağışıklığı etkileyen tek faktör değildir. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku, düzenli fiziksel aktivite, mevsimsel aşıların tamamlanması ve çocukların sağlıklı gıdalarla beslenmesi enfeksiyonlara karşı korunmada önemlidir.”

Okul döneminde sık hastalanmak normal olabilir

Prof. Dr. Güzel, okul hayatıyla birlikte enfeksiyonlarla daha sık karşılaşmanın çocukluk döneminin doğal süreçlerinden biri olabileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Şunu da unutmamak gerekir: Okula başlayan çocukların enfeksiyon geçirmesi hayatın doğal akışının bir parçasıdır. Kapalı ortamlarda birden fazla virüsle karşılaşma ihtimalinin ve toplumsal temasın artması, enfeksiyonların daha kolay yayılmasına neden olabilir.”

Uzman, bu nedenle her sık enfeksiyonun ciddi bir bağışıklık problemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Güzel, “Bu nedenle çocukların okula başladıktan sonra enfeksiyon geçirmesi, tek başına bağışıklık sistemlerinin zayıf olduğu veya altta yatan ciddi bir sağlık sorunu bulunduğu anlamına gelmez.” dedi.

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim