- Uzmanlar çocuklarda dil ve konuşma gelişiminin yalnızca kelime sayısıyla değil, göz teması ve iletişim isteği gibi sosyal becerilerle birlikte bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
- Dil becerilerinin kelime ezberlemek yerine oyun ve akran etkileşimiyle geliştiği ifade edilerek çocuklarda ekran maruziyetinin sınırlandırılması tavsiye ediliyor.
- Geç konuşmanın her zaman ciddi bir rahatsızlığa işaret etmediği ancak olası sorunlarda erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığı belirtiliyor.
Çocuklarda dil ve konuşma gelişimi farklı hızlarda ilerleyebilse de yaşıtlarından daha az kelime kullanma, göz teması kurmama, seslere tepki vermeme, isteklerini yalnızca işaretlerle anlatma ve iletişim isteğinin zayıf olması daha yakından değerlendirme gerektirebiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilara Füsun İçağasıoğlu, çocuklarda dil ve konuşma gelişiminin yalnızca kelime sayısıyla değil, iletişim ve sosyal gelişimle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Göz teması ve iletişim isteğine dikkat
Konuşmanın yalnızca kelime söylemekten ibaret olmadığını belirten Prof. Dr. İçağasıoğlu, “Çocuğu kelime sayısına göre değerlendirmek her zaman doğru olmaz. Çocuğun iletişim kurma isteği, sosyalleşme isteği, jestleri, mimikleri, oturma ve yürüme gibi becerilerini de birlikte değerlendirmek gerekir.” dedi.
Çocuğun istediği şeyi yalnızca işaret ederek anlatmasının veya bir yetişkinin elinden tutarak istediği yere götürmesinin de değerlendirilmesi gereken durumlar arasında olduğunu belirten Prof. Dr. İçağasıoğlu, göz teması kurmama ve seslere tepki vermeme gibi belirtilerin görülmesi halinde ailelerin gecikmeden çocuk nörolojisi uzmanından destek alması gerektiğini söyledi.
İki yaşına kadar ekran maruziyeti
Dil gelişiminin yalnızca kelimeleri öğrenerek gerçekleşmediğini vurgulayan Prof. Dr. İçağasıoğlu, “Çocuklar konuşma ve dil gelişimini sadece kelimeleri ezberleyerek sağlamazlar. Oyun oynayarak, iletişim kurarak ve akranlarıyla bir arada olarak sağlarlar.” ifadelerini kullandı.
Ailelerin çocuklarına kitap okuması, oyun oynaması ve birlikte kaliteli zaman geçirmesinin dil gelişimini desteklediğini belirten Prof. Dr. İçağasıoğlu, ekran maruziyetinin de sınırlandırılması gerektiğini ifade etti.
Erken tanı, erken müdahale için önemli
Çocuklarda konuşma ve dil gelişiminin ilk aylardan itibaren takip edilebildiğini belirten Prof. Dr. İçağasıoğlu, ilk aylarda göz teması ve anlamlı gülümseme gibi iletişim becerilerinin, ilerleyen aylarda ise heceleme ve anlamlı kelimelerin ortaya çıkmasının beklendiğini söyledi. Bir yaş civarında anlamlı 1-2 kelimesinin olması, iki yaş civarında ise kelime sayısının artması ve iki kelimelik cümlelerin kurulmasının beklendiğini aktardı.
Her çocuğun gelişim hızının farklı olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. İçağasıoğlu, “Geç konuşmanın her zaman ciddi bir problemin varlığını göstermediğini ancak erken tanının tedavinin başarısını artıracağını.” söyledi. Bu nedenle ailelerin endişelerini göz ardı etmeden, çocuğun gelişimindeki farklılıkları zamanında değerlendirmesinin önemli olduğunu belirtti.