• BIST 10014.056,50−1,21%
  • USD/TRY48,30+0,04%
  • EUR/TRY55,97+0,02%
  • Gram Altın6.726,69+0,12%
  • Brent Petrol93,70−0,77%
  • Bitcoin/TRY3.690.895,00−1,03%
GDH Digital

Mahrem alanlarda gizli kamera tehlikesi! Siber güvenlik uzmanı tespit yöntemlerini anlattı

Yazan: Meryem Türk

· 5 dk okuma

Mahrem alanlarda gizli kamera tehlikesi! Siber güvenlik uzmanı tespit yöntemlerini anlattı
Gizli kamera nasıl tespit edilir

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

  • 14 bin videoluk arşivin kapalı ağlarda satılmış olabileceği, ancak bu sayının doğrudan mağdur sayısını yansıtmadığı belirtildi.
  • Şüpheli bir düzenek bulunduğunda delil kaybını önlemek için cihaza dokunulmadan polise haber verilmesi istendi.
  • Gizli cihazların tespiti için işletmelerde fiziksel aramanın yanı sıra ağ ve IP cihaz denetiminin şart olduğu vurgulandı.

İstanbul Bakırköy’de bir güzellik merkezinde kadın müşterilerin mahrem görüntülerinin gizli kameralarla kaydedilerek internet üzerinden yayıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma, fiziksel mekanlardaki güvenlik açıklarını da gündeme taşıdı. Polis ekiplerinin incelemelerinde yaklaşık 14 bin videoluk dijital arşiv tespit edildiği belirtilirken, Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan bu büyüklükteki bir arşivin depolanması, farklı platformlara aktarılması ve yasa dışı şekilde pazarlanması ihtimallerini değerlendirdi.

Bakırköy’de gizli kamera iddiası

Bakırköy’de faaliyet gösteren Fatma Özçalışkan Özel Medfa Polikliniği adlı güzellik merkezinde kadın müşterilerin mahrem görüntülerinin gizli kameralarla kaydedildiği iddiası üzerine soruşturma başlatıldı.

Sağlık Bakanlığının olayın ardından işletmenin faaliyetlerini durdurduğu ve merkezi kapattığı bildirildi. Polis ekiplerinin iş yerinde yaptığı aramalarda gizli kamera düzenekleri ve çeşitli dijital materyaller ele geçirildi. İlk incelemelerde yaklaşık 14 bin video kaydından oluşan bir arşiv bulunduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında iş yeri sahibi ile gizli kamera sistemini kurduğu öne sürülen kişinin tutuklandığı aktarıldı.

Güzellik merkezinde gizli kamera nasıl anlaşılır

14 bin video, 14 bin mağdur anlamına gelmiyor

Siber Güvenlik Uzmanı Osman Demircan, ele geçirilen arşivin kapsamının soruşturma açısından önemli olduğunu ancak video sayısıyla mağdur sayısının birbirine eşit kabul edilemeyeceğini belirtti.

Demircan’a göre aynı kişiye ait farklı zamanlarda çekilmiş birden fazla görüntü bulunması mümkün. Bu nedenle yaklaşık 14 bin kaydın, doğrudan 14 bin farklı kişiye ait olduğu sonucuna varılamayacağına dikkat çekti.

Uzman, arşivin büyüklüğünün olayın yalnızca tek seferlik bir kayıt işleminden ibaret olup olmadığının araştırılmasını da gerekli kıldığını ifade etti.

Gizli kamera görüntüleri nasıl yayılıyor

Yasa dışı görüntüler yalnızca Dark Web’de satılmıyor

Yasa dışı içeriklerin internet ortamında dolaşıma sokulması için mutlaka Dark Web kullanılmasının gerekmediğini belirten Demircan, kapalı mesajlaşma grupları ve abonelik sistemiyle çalışan yasa dışı platformların da kullanılabildiğini söyledi.

Bu tür içeriklerin farklı yöntemlerle pazarlanabildiğini belirten Demircan, suçluların izlediği yöntemi şöyle anlattı:

"Genellikle önce ücretsiz birkaç görüntüyle müşteri bu kapalı gruplara çekiliyor. Ardından ücretli özel grup, aylık abonelik, belirli arşivlere erişim veya tek tek içerik satın alma benzeri modeller sunuluyor. Maalesef içeriği satın alan başka kişiler de bunu yeniden satarak ikinci ve üçüncü dağıtım halkalarını oluşturabiliyor. Dolayısıyla bir görüntü internete çıktıktan sonra sadece ilk yayımlayan kişinin yanında; kopyalayan, yeniden satan ve farklı platformlara taşıyan geniş bir dağıtım ağı ortaya çıkabiliyor."

Görüntüler başka sunuculara aktarılmış olabilir

Ele geçirilen görüntülerin yalnızca iş yerindeki cihazlarda tutulup tutulmadığı da soruşturmanın teknik boyutlarından biri olarak öne çıkıyor. Demircan, IP kameraların görüntüleri farklı sistemlere kaydedebildiğini belirtti. Buna göre görüntüler kamera üzerindeki hafıza kartının yanı sıra aynı binadaki DVR/NVR veya NAS cihazlarına, bulut sistemlerine ya da birden fazla depolama alanına eş zamanlı aktarılabilir.

Bu nedenle fiziksel bir kameranın ele geçirilmesinin, o kamerayla kaydedilen bütün görüntülerin de ele geçirildiği anlamına gelmeyebileceği vurgulandı.

14 bin videonun toplam boyutunun ise görüntülerin çözünürlüğü, kayıt süresi, kare hızı ve kullanılan sıkıştırma yöntemine göre değişeceği belirtildi. Uzun süre boyunca yüksek çözünürlükte kayıt yapılması halinde arşivin yüzlerce gigabayttan terabayt seviyesine ulaşabileceği ifade edildi.

Gizli kamera Wi-Fi üzerinden nasıl çalışır

Yüksek veri trafiği teknik olarak fark edilebilir

Görüntülerin internet üzerinden başka bir sunucuya sürekli gönderilmesi halinde ağ üzerinde çeşitli izlerin oluşabileceğini belirten Demircan, kurumsal güvenlik sistemlerinin olağan dışı veri trafiğini tespit edebileceğini söyledi.

Uzmanın değerlendirmesi şöyle:

"Eğer görüntü sürekli olarak internet üzerinden dışarıdaki bir sunucuya aktarılıyorsa bunun ağ üzerinde mutlaka bir izi oluşur. Kurumsal bir güvenlik duvarı (firewall) veya ağ izleme sistemi; belirli bir cihazın sürekli yüksek miktarda veri yüklemesi yapmasını, daha önce kullanılmayan dış sunuculara bağlanmasını veya gece saatlerinde düzenli veri göndermesini tespit edebilir. Şifreli bağlantılarda ağ yöneticisi videonun içeriğini göremese bile 'hangi cihaz, ne zaman, nereye ve ne kadar veri gönderdi' bilgisini görür ki bu da ciddiye alınması gereken kritik bir göstergedir. Ancak kamera işletmenin ana Wi-Fi ağı yerine ayrı bir mobil hat, farklı bir internet bağlantısı veya sadece bina içi kayıt kullanıyorsa ana ağdaki güvenlik sistemi bunu hiç göremeyebilir."

Gizli kamera nasıl fark edilebilir?

Güzellik merkezleri, oteller, soyunma kabinleri veya kiralık evler gibi mahremiyetin yüksek olduğu alanlarda gizli kamera bulunup bulunmadığının nasıl anlaşılabileceği de merak edilen konular arasında.

Demircan, en etkili yöntemin dikkatli bir fiziksel inceleme olduğunu belirtti. Kameraların görüntü alabilmesi için küçük de olsa optik bir açıklığa ihtiyaç duyduğunu hatırlatan uzman; adaptör, priz, saat, duman sensörü ve USB şarj cihazı gibi elektronik eşyaların dikkatle incelenmesini önerdi.

Karanlık bir ortamda telefon fenerinin şüpheli noktalara tutulmasıyla kamera lensinden yansıma aranabileceği, bazı telefon kameralarının ise kızılötesi ışıkları algılayabildiği belirtildi. Ancak bu yöntemlerin hiçbirinin kesin sonuç vermediği vurgulandı.

Gizli kamera telefonla bulunabilir mi

Telefon uygulamalarına karşı uyarı

Gizli kamera tespiti amacıyla kullanılan mobil uygulamalar konusunda da uyarıda bulunan Demircan, telefonun aynı ağa bağlı olmayan cihazları tespit edemeyebileceğine dikkat çekti.

Uzmanın değerlendirmesi şöyle:

"Wi-Fi analiz uygulamaları aynı ağa bağlı bilinmeyen cihazları gösterebilir. Fakat kamera ayrı bir hatta, SIM kartla çalışıyorsa veya sadece kendi hafıza kartına kayıt yapıyorsa telefon uygulaması bunu göremez. Bu nedenle 'telefonunuza şu uygulamayı indirin, odadaki tüm gizli kameraları bulur' şeklindeki iddialara temkinli yaklaşılmalıdır. Özellikle yalnızca telefonun manyetik sensörüne dayanarak kamera bulduğunu iddia eden uygulamaların bazıları dolandırıcılık amaçlıdır. Radyo frekansı dedektörleri ise yoğun elektronik cihaz bulunan ortamlarda çok sayıda yanlış uyarı verebilir."

Şüpheli cihaz bulunursa sökülmemeli

Bir cihazdan şüphelenilmesi halinde en önemli konunun delillerin korunması olduğunu belirten Demircan, cihazın yerinden çıkarılmaması gerektiğini söyledi.

“Cihazı söküp kurcalamak yerine delili korumak gerekir. Cihaz bulunduğu yerde fotoğraflanmalı, mahrem alandan çıkılmalı ve derhal kolluk kuvvetlerine haber verilmelidir. Cihaz üzerindeki parmak izi, hafıza kartı, seri numarası ve bağlantı kayıtları soruşturmanın en önemli delilleridir.”

Gizli kamera bulunan yerde ne yapılmalı

Denetimde yalnızca kamera sayısına bakılmamalı

Olay, işletmelerde kamera ve ağ altyapısının nasıl denetlendiği tartışmasını da beraberinde getirdi. Demircan, Türkiye’de kişisel verilerin korunması ve sağlık mevzuatı kapsamında işletmelerin çeşitli yükümlülükleri bulunduğunu belirterek, asıl tartışmanın denetimlerin teknik kapsamı olduğunu söyledi.

KVKK kapsamında kamera kullanımının belirli ve meşru bir amaçla sınırlı olması ve ölçülülük ilkesine uygun yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Demircan, mahrem alanlarda kamera kullanımının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Ayrıca sağlık kuruluşları açısından hasta mahremiyetinin korunmasına yönelik yükümlülüklerin bulunduğunu belirtti.

Siber güvenlik denetimleri genişletilmeli

Gizli kameraların tespit edilmesinin yalnızca fiziksel aramayla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Demircan, işletmelerin ağ altyapılarının da kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.

Uzman, çözüm önerisini şu sözlerle aktardı:

"Bir sağlık kuruluşunun ruhsatı veya tıbbi cihazı denetlenebilir fakat gizlice yerleştirilmiş birkaç santimetrelik bir IP kamerayı ortaya çıkarmak bambaşka bir siber güvenlik denetimi gerektirir. Denetimlerde 'Bu binada kaç kamera var?' yerine 'Ağ üzerinde kaç görüntü üreten cihaz var ve bunların tamamı fiziki envanterle eşleşiyor mu?' sorusu sorulmalıdır. Periyodik olarak kamera envanteri, MAC/IP cihaz listesi, dışarıya yapılan bağlantılar, bulut servisleri ve yönetici hesapları kontrol edilirse gizli bir cihazın yıllarca fark edilmeden çalışması zorlaşır."

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim