• BIST 10014.110,65−0,29%
  • USD/TRY48,46+0,05%
  • EUR/TRY56,32+0,04%
  • Gram Altın6.847,49−0,21%
  • Brent Petrol96,93+1,46%
  • Bitcoin/TRY3.811.181,00−0,51%
GDH Digital

Cormann: Türkiye’nin eğitimde uzun vadeli istikameti umut veriyor

Yazan: Usame Zarif

· 2 dk okuma

Cormann: Türkiye’nin eğitimde uzun vadeli istikameti umut veriyor
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann - AA

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

  • Mathias Cormann, Türkiye’nin eğitimdeki uzun vadeli istikametini umut verici olarak değerlendirdi.
  • Cormann, Türkiye’nin matematik ve fen bilimlerinde güçlü sonuçlar elde ettiğini ancak temel yeterlilik ve üst düzey başarı oranlarını artırması gerektiğini söyledi.
  • OECD Genel Sekreteri, dezavantajlı öğrencilerin performansında Türkiye’nin OECD ortalamasının üzerinde sonuçlar verdiğine dikkat çekti.
  • Cormann, PISA 2025’te yapay zeka kullanımı ve öğrenme sorumluluğunun da değerlendirileceğini, PISA 2029’da ise medya ve yapay zeka okuryazarlığının ölçüleceğini bildirdi.

OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, 8 Eylül’de açıklanacak PISA 2025 sonuçları öncesinde Türkiye’nin eğitim performansını değerlendirdi.

Cormann, Türkiye’nin 2003’te PISA'ya ilk kez katılmasından bu yana sonuçlarda bazı dalgalanmalar yaşansa da uzun vadede yükseliş görüldüğünü belirtti. Türkiye’nin PISA 2022’de matematik ve fen bilimlerindeki puanlarının şimdiye kadarki en yüksek seviyeler arasında olduğunu, okuma performansının ise uzun dönem ortalamasına yakın seyrettiğini ifade etti.

Türkiye’nin özellikle dezavantajlı öğrenciler açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Cormann, öğrencilerin yaklaşık üçte birinin en dezavantajlı gruptan gelmesine rağmen bu öğrencilerin matematikteki ortalama performanslarının benzer sosyoekonomik geçmişe sahip öğrenciler arasında dünya genelinde yüksek seviyelerde olduğunu söyledi.

Temel yeterlilikte gelişim gerekiyor

Cormann, PISA 2022 verilerine göre Türkiye’de öğrencilerin yüzde 61’inin matematikte temel yeterlilik seviyesine ulaştığını, yüzde 5’inin ise en üst düzeylerde performans gösterdiğini aktardı.

OECD genelinde bu oranların sırasıyla yüzde 69 ve yüzde 9 olduğunu belirten Cormann, Türkiye’nin hem temel becerilere sahip öğrenci sayısını hem de en yüksek performans gösteren öğrencilerin oranını artırması gerektiğini vurguladı.

Cormann, eğitim reformlarının 15 yaşındaki öğrencilerin PISA sonuçlarına yansımasının zaman aldığını belirterek, ülkelerin performansının tek bir PISA döngüsü üzerinden değil, birkaç döngü boyunca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Dezavantaj başarıya engel olmak zorunda değil

Cormann, Türkiye’de dezavantajlı öğrencilerin yüzde 12’sinin matematikte "akademik olarak dirençli" kategorisinde yer aldığını belirtti. OECD ortalamasının yüzde 10 olduğunu ifade eden Cormann, bu tablonun sosyoekonomik dezavantajın öğrencilerin geleceğini tek başına belirlemediğini gösterdiğini kaydetti.

Güçlü ebeveyn ve öğretmen desteği, güvenli ve düzenli sınıflar, öğrencilerin kendi öğrenme becerilerine güvenmesi ve hedef belirleyebilmesinin başarı üzerinde önemli rol oynadığını belirten Cormann, eğitim sistemlerinin temel hedefinin aile geçmişinin okul başarısı üzerindeki etkisini azaltmak olması gerektiğini söyledi.

Pandeminin etkisi ve yeni eğitim gündemi

Cormann, Kovid-19 salgınının 2022 PISA sonuçlarındaki gerilemeyi daha da derinleştirdiğini belirtti. OECD ülkelerinde okuma ve fen bilimlerindeki ortalama performansın salgından yaklaşık 10 yıl önce de düşüş eğiliminde olduğunu söyleyen Cormann, matematikte ise 2018-2022 döneminde yaklaşık 15 puanlık, başka bir ifadeyle yaklaşık üç çeyrek okul yılına denk gelen öğrenme kaybı yaşandığını aktardı.

Eğitimde hedefin yalnızca pandemi öncesi seviyelere dönmek olmadığını vurgulayan Cormann; güçlü temel beceriler, okul aidiyeti, veli katılımı, güvenli sınıflar ve öğrencilerin bağımsız öğrenme becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Yapay zeka eğitim sistemlerini dönüştürüyor

Cormann, eğitimde küresel ölçekte öne çıkan başlıklardan birinin yapay zeka olduğunu söyledi.

Üretken yapay zekanın öğrencilerin görevlerini tamamlamasına yardımcı olabileceğini ancak düşünme ve çaba süreçlerinin yerini alması halinde öğrenmeyi olumsuz etkileyebileceğini belirten Cormann, bu nedenle öğrencilerin kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu üstlenmesinin ve öğretmenlerin rehberlik rolünün daha da önem kazandığını ifade etti.

PISA 2025’in öğrencilerin okul çalışmalarında yapay zeka kullanımının yanı sıra merak, azim ve öğrenme sorumluluğuna ilişkin yeni veriler sunacağını belirten Cormann, PISA 2029’da ise "Medya ve Yapay Zeka Okuryazarlığı"nın değerlendirileceğini açıkladı.

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim