• BIST 10014.151,59+0,99%
  • USD/TRY48,44−0,01%
  • EUR/TRY56,34+0,14%
  • Gram Altın6.861,59−0,54%
  • Brent Petrol95,54+1,01%
  • Bitcoin/TRY3.828.690,00−0,82%
GDH Digital

Cuma hutbesi 24 Temmuz | Diyanet ile 24 Temmuz Cuma hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı?

Yazan: Berk Turan

· 2 dk okuma

Cuma hutbesi 24 Temmuz | Diyanet ile 24 Temmuz Cuma hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı?

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

24 Temmuz Cuma hutbesi konusunu merak eden ve okumak isteyenler Diyanet İşleri Başkanlığı resmi internet sitesinden yayınlanan hutbenin tam metnine erişmek isteyerek Diyanet ile 24 Temmuz Cuma hutbesi konusu nedir, yayınlandı mı? sorularına cevap arıyor.

CUMA HUTBESİ 24 TEMMUZ

İşte detaylar;

CUMA HUTBESİ YAYINLANDI MI?

24 Temmuz Cuma hutbesi yayınlandı.

24 TEMMUZ CUMA HUTBESİ KONUSU NEDİR?

Diyanet hutbesi "İslam Medeniyeti" başlığıyla yayınlandı.

İSLAM MEDENİYETİ

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz Hûd sûresinde şöyle

buyurmaktadır: “Semûd kavmine de kardeşleri

Sâlih’i gönderdik. O dedi ki: ‘Ey kavmim!

Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız

yoktur. Sizi topraktan yaratan ve yeryüzünü

imar etme sorumluluğunu size veren O’dur. O

halde O’ndan bağışlanma dileyin ve samimiyetle

tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır,

dualara karşılık verendir.’”[1]

Aziz Müminler!

Yüce Allah, insanı yeryüzünün bir emanetçisi

olarak yaratmış ve ona hayatı imar etme

sorumluluğu yüklemiştir. Bu sorumluluk; şehirler

inşa ederken, ahlak ve faziletin korunduğu bir hayat

kurabilmektir. İşte medeniyet, maddi eserlerle

birlikte manevi değerleri de yaşatan bu anlayışın

adıdır.

Kıymetli Müslümanlar!

Kur’an’ın ve sünnet-i seniyyenin rehberliği

üzerine kurulan ve on beş asırlık tecrübeyle yoğrulan

İslam medeniyeti; ilmi ibadetle, çalışmayı

dürüstlükle, gücü adaletle, zenginliği paylaşmayla

buluşturarak yükselmiştir. Tarih boyunca inşa edilen

camiler, vakıflar ve kütüphaneler; insanımıza hizmet

eden, toplumu ayakta tutan bu medeniyet

tasavvurunun birer simgesi olmuştur.

Değerli Müminler!

İslam medeniyetinin temel gayesi; kalpleri

kazanmak, zihinleri ve gönülleri aynı inanç, duygu

ve idealde buluşturabilmektir. “Şüphesiz Allah

adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi

emreder; hayâsızlığı, fenalığı ve azgınlığı

yasaklar”[2] ayet-i kerimesinde yer alan ilahi ölçüler

bu medeniyetin temelidir. Zira, iyiliğin unutulduğu

ve ahlakın ihmal edildiği bir toplumun kalıcı bir

gelecek kurması mümkün değildir.

Aziz Müslümanlar!

Camilerimiz, kardeşliğimizi pekiştiren;

okullarımız, bilgiyle birlikte erdemi öğreten; iş

yerlerimiz ise dürüstlüğün, emeğe saygının ve helal

kazancın yaşatıldığı mekânlar olmalıdır. Her birimiz,

bulunduğumuz yerde iyiliği temsil edebilirsek

medeniyetimiz de güç kazanacaktır. Bize düşen;

ecdadımızdan devraldığımız mirası korumak ve onu

daha da zenginleştirerek gelecek nesillere

ulaştırmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in,

“Nerede olursan ol, Allah’a karşı

sorumluluğunun bilincinde ol! Kötülüğün

peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin.

İnsanlara da güzel ahlâka uygun biçimde

davran!”[3] emri gereğince, Rabbimize karşı kulluk

görevimizi ifa ederken, insanlığa faydalı olmayı da

hayatımızın gayesi hâline getirmektir. Yine bize

düşen, medeniyetimizden ilham alarak geleceğimizi

iman, ilim, hikmet ve güzel ahlakla inşa etmektir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Bugün, İstanbul’un fethinin nişanesi ve

ecdadımızın kıymetli emaneti Ayasofya-i Kebir

Camii Şerifi’nin yeniden cemaatiyle buluştuğu

gündür. Ayasofya Camiinden yankılanan ezan-ı

Muhammedî, İstanbul’un fethinde olduğu gibi şanlı

milletimizin adalet ve merhametinin yeryüzüne

ilanıdır. Camilerimiz, aziz milletimizin maziyle

köprüler kurduğu ve istikbalini yoğurduğu manevi

kalelerimizdir. Toplumun her kesimini; gencini,

yaşlısını ve çocuğunu aynı kubbe altında bir aile

kılan bu mabetler, birleştirici ruhunu kıyamete kadar

sürdürecektir.

Camilerimizin minarelerinden okunan

ezanlarımızın gök kubbemizde ebediyen

yankılanması niyazıyla; hutbemizi, Tevbe sûresinde

yer alan şu ayet-i kerimenin mealiyle bitiriyoruz:

“Allah’ın mescitlerini, ancak Allah’a ve ahiret

gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekâtı

veren ve yalnızca Allah’tan korkan ve çekinen

kimseler imar edebilirler. İşte onların doğru yolu

bulanlardan olmaları umulur.”[4]

[1] Hûd, 11/61.

[2] Nahl, 16/90.

[3] Tirmizî, Birr, 55.

[4] Tevbe, 9/18.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim