- Danimarka Eğitim Bakanı Magnus Heunicke, 8 Ekim’de öğretmenlerin öğrencilere hangi durumlarda fiziksel müdahalede bulunabileceğini açıkça düzenleyen yasa tasarısını parlamentoya sundu.
- Tasarı, öğrencilerin başkalarına fiziksel veya psikolojik zarar vermesi, kendilerini ya da başkalarını tehlikeye atması, eşyalara zarar vermesi veya dersleri ciddi biçimde aksatması durumunda fiziksel müdahaleye izin veriyor.
- Fiziksel müdahale son çare olacak; orantılı, mümkün olduğunca kısa süreli ve en az zarar verecek biçimde uygulanacak. Düzenleme henüz yasalaşmadı.
- Eğitim Bakanlığının araştırmasına göre, Danimarka’daki sınıfların yüzde 55’inde bir eğitim yılı içinde öğrenciler arasında fiziksel şiddet yaşandı. Sınıfların yüzde 36’sında ise bu tür olaylar en az ayda bir görüldü.
Danimarka hükümeti, okullarda artan şiddet ve saldırgan davranışlara karşı öğretmenlerin müdahale yetkilerini genişletmek amacıyla yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Eğitim Bakanı Magnus Heunicke tarafından 8 Ekim’de parlamentoya sunulan düzenleme, öğretmenlerin ve diğer okul çalışanlarının öğrencilere hangi koşullarda fiziksel müdahalede bulunabileceğini açıklığa kavuşturmayı amaçlıyor.
Mevcut kurallar fiziksel müdahaleyi ağırlıklı olarak öğrencilerin kendileri veya başkaları için tehlike oluşturduğu durumlarla sınırlandırırken, yeni tasarı bu çerçeveyi genişletiyor. Buna göre öğretmenler, dersin ciddi biçimde aksatılması, psikolojik taciz veya okul eşyalarına zarar verilmesi gibi durumlarda da belirli şartlar altında fiziksel müdahalede bulunabilecek.
Düzenlemenin temel gerekçesi, öğretmenlerin sınıfta yaşanan olaylara müdahale ederken hukuki açıdan belirsizlik yaşamalarının önüne geçmek ve diğer öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim görmesini sağlamak.
Fiziksel müdahale hangi durumlarda mümkün olacak?
Tasarıya göre okul personeli, diğer yöntemlerin yetersiz kalması ve somut koşulların müdahaleyi gerekli kılması hâlinde beş temel durumda fiziksel müdahalede bulunabilecek:
- Okul eşyalarına veya başka mülklere zarar verilmesi.
- Başka bir kişiye fiziksel saldırıda bulunulması.
- Öğrencinin kendisini veya başkalarını fiziksel tehlikeye atması.
- Başka kişilere psikolojik zarar veren davranışlarda bulunulması.
- Diğer öğrencilerin dersini ciddi ölçüde aksatan davranışların ortaya çıkması.
Ancak tasarı, öğretmenlere sınırsız bir güç kullanma yetkisi vermiyor. Fiziksel müdahalenin son çare olması, olayın niteliğiyle orantılı kalması ve mümkün olan en kısa süreyle sınırlandırılması gerekiyor.
Danimarka Eğitim Bakanlığı, fiziksel müdahalenin cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini de vurguluyor. Öğretmenlerin öncelikle konuşma, öğrenciyi yönlendirme ve daha az müdahaleci yöntemlerle sorunu çözmeye çalışması öngörülüyor.
Sınıflarda şiddet vakaları arttı
Düzenlemenin arkasındaki temel gerekçelerden biri, Danimarka okullarında şiddet ve kontrol edilmesi güç davranışlara ilişkin veriler oldu.
Eğitim Bakanlığının Epinion ve Als Research tarafından hazırlanan araştırmasına göre, incelenen sınıfların yüzde 55’inde bir eğitim yılı içinde öğrenciler arasında fiziksel şiddet yaşandı. Sınıfların yüzde 36’sında ise fiziksel şiddet en az ayda bir görüldü.
Sorunun özellikle ilkokulun ilk yıllarında daha belirgin olduğu kaydedildi. Araştırmaya göre, 0-3. sınıfların bulunduğu grupların yaklaşık dörtte üçünde eğitim yılı boyunca şiddet veya saldırgan davranış vakaları görüldü.
Öğretmenlerin dörtte birinden fazlası, son beş yılda şiddet içeren ve kontrol edilmesi güç davranışların arttığını bildirdi. Sınıfların yaklaşık beşte birinde ise bir eğitim yılı içerisinde öğretmenlere veya diğer okul çalışanlarına yönelik fiziksel şiddet yaşandığı belirtildi.
Araştırmada öğretmenlerin yüzde 43’ü, genişletilmiş fiziksel müdahale yetkisinin kendilerini gelecekteki olaylarla başa çıkma konusunda daha hazırlıklı hâle getireceğini ifade etti. Öğretmenlerin yüzde 78’i ise sınıflarda iki yetişkinin görev yapmasının sorunların yönetilmesine yardımcı olacağını düşündüğünü bildirdi.
Hükümet önleyici tedbirleri de gündemde tutuyor
Danimarka hükümeti, fiziksel müdahale yetkisini genişletmenin yanı sıra okullarda şiddeti önlemeye yönelik adımlar atılmasını da planlıyor.
Bu kapsamda sınıflarda daha fazla öğretmen ve pedagojik destek personelinin bulunması, öğrencilerin ihtiyaç duydukları yardıma daha erken ulaşması ve sorunların büyümeden çözülmesi hedefleniyor.
Eğitim Bakanı Heunicke, öğretmenlerin olayların tırmandığı durumlarda hangi adımları atabileceklerinden emin olmaları gerektiğini belirterek, gerekli müdahaleyi yapan öğretmenlerin görevlerini yerine getirdikleri için işlerini kaybetme korkusu yaşamaması gerektiğini söyledi.
Bakanlık ise okulların temel sorumluluğunun, fiziksel müdahale gerektiren durumların ortaya çıkmasını mümkün olduğunca önlemek olduğunu vurguluyor. Bu nedenle yeni yetkinin eğitim ve rehberlik çalışmalarının yerine geçmemesi gerektiği belirtiliyor.
Tasarı henüz yasalaşmadı
Danimarka’da parlamentoya sunulan yasa tasarısı henüz kabul edilmiş değil. Folketing’in yayımladığı takvime göre tasarının ilk görüşmesinin 10 Kasım 2026’da yapılması planlanıyor.
Düzenleme, yaklaşık 60 yıl önce okullarda bedensel cezalandırmanın yasaklanmasının ardından öğretmenlerin fiziksel müdahale yetkilerini yeniden genişletecek bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.
Ancak tasarı, öğrencilere ceza amacıyla fiziksel güç uygulanmasını değil, belirli koşullarda sınıf düzenini ve güvenliği sağlamak için müdahalede bulunulmasını öngörüyor.