- Çin'in davetiyle Doğu Türkistan'a giden gazetecilerin paylaşımları yeni bir tartışma başlattı.
- Gazeteci-yazar Taha Kılınç, kaleme aldığı yazıda heyete dikkat çeken sorular yöneltti.
- Kılınç, resmi gezi programlarının bölgedeki gerçek tabloyu yansıtmadığını savundu.
Çin yönetiminin davetiyle Türkiye'den bir grup gazetecinin Doğu Türkistan'a gerçekleştirdiği ziyaret kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Gazeteci-yazar Taha Kılınç, kaleme aldığı yazıda geziye katılan gazetecilerin ziyaret sonrasında yaptığı değerlendirmeleri eleştirerek, programın Çin'in resmi söylemini yansıttığını öne sürdü.
"Çin'in anlattığı senaryoya tamamen ikna olmuş"
Kılınç, geziye katılan gazetecilerin Urumçi, Kaşgar ve Gulca'da yaptıkları ziyaretlerin ardından paylaştıkları izlenimlere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"İlgili zevatın döndükten sonra yaptıkları paylaşım ve açıklamalara bakılırsa, Urumçi, Kaşgar ve Gulca şehirlerini gören heyet Çin’in kendilerine anlattığı senaryoya tamamen ikna olmuş: 'Şincan' müreffeh ve zenginmiş mesela. Sokaklar tertemiz ve bakımlı, yemekler lezzetliymiş. Türk kültürü her şeyiyle yaşıyormuş. Camiler açık ve ibadet serbestmiş. Çin, sadece bazı mecburi güvenlik tedbirleri alıyormuş."
Geziye katılan gazetecilere peş peşe sorular yöneltti
Doğu Türkistan'ı daha önce kendi imkanlarıyla ziyaret ettiğini ve gözlemlerini kitaplaştırdığını belirten Kılınç, yazısında geziye katılan gazetecilere şu soruları yöneltti:
- "Seyahatiniz sırasında, Uygur Türkleriyle -yanı başınızda Çinli görevliler olmaksızın- baş başa sohbet etme veya sokak aralarında özgür biçimde dolaşma imkânı buldunuz mu?"
- "Namaz vaktinde, bir camiye giderek içeride ibadet edilip edilmediğine baktınız mı? Camilerin açık olduğu iddianızı ispatlayacak herhangi bir fotoğraf veya video kaydı var mı?"
- "Bölgede kaldığınız süre boyunca, ezan sesi işittiniz mi?"
- "Sokaklarda İslâmî anlamda tam tesettürlü ve örtülü kadın gördünüz mü?"
- "Tarihî şehirlerin merkezinde, Uygurca kitap satan sahaf, kırtasiye veya dükkâna rastladınız mı?"
"Bu soruların cevabını ben vereyim"
Kılınç, yönelttiği soruların ardından kendi değerlendirmelerini de paylaşarak, resmi ziyaret programlarının bağımsız gözlem yapmaya imkan tanımadığını savundu.
Yazısında şu ifadeleri kullandı:
- "Seyahat sırasında Uygur Türkleriyle özgür biçimde sohbet etmelerine veya sokak aralarında kendi başlarına dolaşmalarına izin verilmedi."
- "Bunu da yapamadılar, çünkü Çin’in düzenlediği resmî geziler dakika dakika planlanır ve kimse programın dışına çıkamaz."
- "Namaz vakitlerinde camilere gitmediler. Zaten gitseler de camileri kapalı bulacaklardı. Dolayısıyla ellerinde açık camileri ve ibadet eden insanları gösteren bir kanıt da yok."
Çin'e yönelik dikkat çeken değerlendirme
Yazısının devamında Çin'in Doğu Türkistan konusunda yürüttüğünü öne sürdüğü çalışmaları da değerlendiren Kılınç, şu ifadeleri kullandı:
"Çin, Türkiye’de kamuoyunun Doğu Türkistan meselesini anlamaması veya en azından yanlış anlaması için elinden geleni yapıyor. Fakat unuttukları bir nokta var: Onlar böyle üstüne düştükçe, Doğu Türkistan meselesi de güçlü biçimde gündemde kalmaya devam edecek."