- İzmir'de 8 yıl önce şantiyede ölü bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin 26 sanıklı ek iddianame kabul edilerek ana davayla birleştirildi.
- Operasyonda, inşaat firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve Mehmet Taylan Tanyer ile dönemin Emniyet Müdürü İsmail Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 26 şüpheli tutuklandı.
- Ek iddianamede, Büyükışık'ın sırtına demir çubukla vurularak darp edilmesi sonucu öldürülmüş olabileceği belirtildi.
- Olay yerinin korunmaması, örneklerin 13 ay sonra gönderilmesi ve kamera kayıtlarının silinmesiyle delil zincirinin zedelendiği vurgulandı.
Dorukhan Büyükışık dosyasında kritik gelişme: 26 sanıklı ek iddianame kabul edilerek dava birleştirildi
İzmir'de 8 yıl önce bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan ve ilk dönemlerde kayıtlara 'intihar' olarak geçen 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada çok önemli bir eşik daha aşıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan ve aralarında inşaat firması sahipleri ile emniyet mensuplarının da bulunduğu 26 sanıklı ek iddianame, İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilerek devam eden ana davayla birleştirildi.
Dava süreci ve operasyonların geçmişi
Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018 tarihinde evinin yakınlarındaki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuştu. Olay ilk aşamada kayıtlara intihar olarak geçse de dosya İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden açıldı.
Soruşturmanın ilk etabında aralarında emniyet mensuplarının da bulunduğu 8 polis hakkında "Görevi kötüye kullanma" suçundan, şantiyedeki bekçi ve işçilerden oluşan 5 kişi hakkında ise "Kasten öldürme" suçundan müebbet hapis istemiyle davalar açılmış ve bu dosyalar birleştirilmişti.
Yargılama devam ederken genişletilen soruşturmada İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan Tanyer İnşaat firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve oğlu Mehmet Taylan Tanyer, dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İsmail Yalçın ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar'ın da aralarında yer aldığı toplam 26 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
"Sırtına demir çubukla vurularak öldürülmüş olabilir"
Savcılık tarafından hazırlanan ek iddianamede, olayın arkasındaki vahim şüphelere yer verildi. Tanyer Yapı'ya ait şantiye alanındaki 7 katlı binanın önünde cesedi bulunan Dorukhan Büyükışık'ın, sırt bölgesine sert ve etkili bir şekilde demir çubuk ile vurularak darp edilmek suretiyle öldürülmüş olabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Dosyadaki otopsi raporunda ölümün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kaburga kırığı ve iç organ yaralanması sonucu gerçekleştiği ifade edilirken; iddianamenin yüksekten düşme ihtimaline odaklı bir ön kabulle değil, cinayet şüphesi ve karartılan delillerin akıbetini ortaya çıkarmak amacıyla hazırlandığı vurgulandı.
"Delil muhafaza zinciri kasten ve ciddi biçimde zedelendi"
Hazırlanan ek iddianamede, hukuk devletinde hiçbir olayın zamana terk edilemeyeceği vurgulanarak soruşturmanın ilk anından itibaren maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye yönelik organize müdahaleler yapıldığı kaydedildi.
Dosyada yer alan teknik incelemelere göre delil zincirini karartan usulsüzlükler şöyle sıralandı:
- Olay yerinin başlangıçta muhafaza altına alınmaması ve geçici izlerin kaybolmasına göz yumulması,
- Maktule ait eşya ve araç üzerindeki izlerin zamanında incelenmemesi,
- Zamana duyarlı biyolojik örneklerin olaydan yaklaşık 13 ay sonra kriminal incelemeye gönderilmesi,
- Şantiye alanına ait kamera kayıtlarının tamamının temin edilmemesi ve dosyaya sonradan giren görüntünün kaynak bilgilerinin silinerek üzerinde teknik oynama yapılması,
- Maktule ait cep telefonu ile araç anahtarının konum ve izlerine dair çelişkili kayıtlar oluşturulması.
Sanıklar hakkında istenen cezalar
İddianame kapsamında inşaat firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve Mehmet Taylan Tanyer'in de aralarında bulunduğu 16 sanık hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", 1 sanık hakkında ise "Yalancı tanıklık" suçundan 5'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Dönemin Emniyet Müdürü İsmail Yalçın ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar'ın da aralarında bulunduğu 9 polis memuru hakkında ise "Kamu görevlisi tarafından suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 7 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi. Kabul edilen bu iddianame, İzmir 21'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ana dava dosyasıyla birleştirildi.