- Dünya Müslüman Alimler Birliği, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na destek verdi.
- Birlik, anlaşmanın İslam dünyasının birlik ve bağımsızlığını güçlendirebileceğini belirtti.
- Askeri işbirliğinin siyasi, ekonomik, sosyal, bilimsel ve kalkınma alanlarına genişletilmesi çağrısı yapıldı.
- Diğer Müslüman ülkelerin de özellikle Filistin ve Mescid-i Aksa gibi ortak meseleler çerçevesinde sürece katılması istendi.
Dünya Müslüman Alimler Birliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kur'an-ı Kerim'de birlik ve dayanışmayı teşvik eden ayetlere atıfta bulunuldu.
Üç ülke arasında imzalanan mutabakatın, İslam dünyasının "ortak tehditler" karşısındaki gücünü artıracağı ifade edildi.
Birlik, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yalnızca askeri ve güvenlik alanlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, gelecekte siyasi, ekonomik, sosyal, bilimsel ve kalkınma alanlarında kurumsal işbirliğine dönüşmesi temennisinde bulundu.
Üç ülkenin stratejik ağırlığı
Açıklamada, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bir araya gelmesinin İslam dünyası açısından stratejik önem taşıdığı vurgulandı.
Birlik, Suudi Arabistan'ın dini, tarihi, siyasi ve ekonomik ağırlığına; Türkiye'nin siyasi, askeri, sanayi ve ekonomik gücüne; Pakistan'ın ise askeri kapasitesi ve stratejik konumuna dikkat çekti.
Bu üç ülkenin ortak hareket etmesinin, İslam dünyasında birlik ve işbirliğinin güçlendirilmesi açısından "sağlam bir çekirdek" oluşturacağı ifade edildi.
Anlaşmanın Mekke-i Mükerreme'de ve Mescid-i Haram'ın gölgesinde imzalanmasının da manevi ve sembolik açıdan önemli olduğu belirtilirken, ev sahipliği nedeniyle Suudi Arabistan yönetimine teşekkür edildi.
Diğer İslam ülkelerine katılım çağrısı
Dünya Müslüman Alimler Birliği, anlaşmanın üç ülkeyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, başta Filistin davası ve Mescid-i Aksa'nın korunması olmak üzere İslam dünyasının temel meselelerine önem veren diğer Müslüman ülkelerin de sürece dahil olması çağrısında bulunuldu.
Birlik, İslam ülkelerinin liderlerine, alimlerine ve kurumlarına seslenerek, anlaşmanın ortaya çıkardığı fırsatların değerlendirilmesi ve ortak çıkarlar doğrultusunda işbirliğinin genişletilmesi gerektiğini vurguladı.