Oksijen gazetesinin hgaberine göre, dünyanın en güzel kelimesi Māori dilindeki “Kaitiakitanga” seçildi. Yeni Zelanda’nın yerli dili Māoriye ait kelime; doğayı, toprağı, suyu ve canlıları gelecek kuşaklar adına koruma ve gözetme sorumluluğunu ifade ediyor.
Kelimenin seçimini, dil öğrenme platformu Babbel’in hazırladığı uluslararası bir jüri yaptı. ilk aşamada Reddit’teki uluslararası tartışmalarla TikTok’taki dil topluluklarını inceleyerek insanların güzel, etkileyici veya benzersiz bulduğu kelimeleri derledi.
Böylelikle 75’ten fazla dilden 223’ü aşkın kelimenin yer aldığı bir uzun liste oluşturuldu. Dilbilimciler, yazarlar ve kültür alanında çalışan isimlerden oluşan uluslararası jüri, kelimeleri birbirinden bağımsız olarak değerlendirdi.
İlk turda her jüri üyesi en beğendiği beş kelimeyi seçerek tercih sırasına göre puan verdi. En yüksek puanı alan 15 kelime finale kaldı. Son turda ise kelimelerin yalnızca kulağa nasıl geldiğine değil; anlamına, dilsel yapısına ve kültürel çağrışımlarına da bakıldı.
Türkçeden ‘yakamoz’ final listesinde
Final değerlendirmesinde Māori dilindeki “Kaitiakitanga” birinci seçildi. Kelime, doğal çevrenin gelecek kuşaklar için korunmasını yalnızca bir görev değil, manevi ve toplumsal bir sorumluluk olarak anlatıyor.
Türkçeden “yakamoz” da dünyanın en güzel 15 kelimesi arasına girdi. Babbel, kelimeyi “ay ışığının su yüzeyinde oluşturduğu gümüşi parıltı” şeklinde tanımladı ve tek sözcükle etkileyici bir manzarayı anlatabilmesini öne çıkardı.
Dünyanın en güzel kelimeleri listesi ve anlamları
Mamihlapinatapai (Yaghan): İki kişinin bir şey başlatmak istediği ancak ikisinin de tereddüt ettiği anda birbirlerine attıkları anlamlı bakış.
Hiraeth (Galce): Kaybedilmiş ya da hiçbir zaman gerçekten tanınmamış bir yuvaya veya zamana duyulan derin, buruk özlem.
Zephyr (Yunanca): Hafif, yumuşak ve ferahlatıcı bir esinti.
Aura (Yunanca): Bir insanı çevreleyen kendine özgü etki, enerji veya atmosfer.
Ikigai (Japonca): İnsana her sabah yataktan kalkma motivasyonu veren yaşam amacı veya anlamı.
Kaitiakitanga (Maori): Doğayı gelecek nesiller için koruma ve gözetme yönündeki manevi sorumluluk.
Kintsugi (Japonca): Kırık seramikleri altınla tamir etme ve kırık izlerini gururla sergileme sanatı.
Luftmensch (Yidiş): Pratik meselelerden çok fikirleri ve hayalleriyle yaşayan idealist veya hayalperest kişi.
Naz (Urduca): Koşulsuz sevildiğini bilmekten doğan kendine güven ve gurur duygusu.
Saudade (Portekizce): Eksikliği hissedilen birine veya bir şeye duyulan, aynı anda hem acı veren hem de güzel olan derin özlem.
Poronkusema (Fince): Bir ren geyiğinin idrarını yapması gerekmeden önce kat edebileceği mesafeyi ifade eden geleneksel uzaklık ölçüsü.
Ojalá (İspanyolca): Bir şeyin gerçekleşmesi yönündeki güçlü dilek ve umut ifadesi.
Ubuntu (Zulu): "Ben biz olduğumuz için varım" fikrine dayanan ortak insanlık felsefesi.
Iriy (Ukraynaca): Efsaneye göre kışın ruhların ve kuşların göç ettiği mistik, sıcak diyar.
Yakamoz (Türkçe): Ay ışığının su yüzeyindeki gümüşi parıltısı.
Babbel, listenin nesnel bir “dünyanın en güzel kelimeleri” sıralaması olmadığına özellikle dikkat çekiyor. Ortaya çıkarılan seçki aslında, bir kelimenin güzelliğinin dile, kültüre ve onu duyan kişiye göre değişebileceğini; kimi sözcüklerin başka dillerde ancak uzun bir cümleyle anlatılabilecek duygu ve düşünceleri tek başına taşıyabildiğini göstermesi açısından önemli.
Kaynak: Oksijen Gazetesi