- 1925’te bir yazısı nedeniyle Bodrum’a gönderilen Kabaağaçlı, 1928’de kente kendi isteğiyle döndü.
- “Aganta Burina Burinata”, “Deniz Gurbetçileri” ve “Mavi Sürgün”, başlıca eserleri arasında yer aldı.
- Mavi Yolculuk gezilerinin kültürel öncülerinden olan yazar, vasiyeti üzerine Bodrum’a defnedildi.
Balıkçıların, sünger avcılarının ve denizcilerin yaşamlarını Türk edebiyatına taşıyan Halikarnas Balıkçısı, 13 Ekim 1973’te hayatını kaybetmesinin üzerinden geçen 53 yılın ardından anılıyor. Asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan yazarın Bodrum’la bağı, bir ceza kararıyla başladı ve yaşamının belirleyici unsurlarından birine dönüştü.
Bodrum’a sürgün edildi, sonra kendi isteğiyle döndü
17 Nisan 1890’da Girit’te doğan Kabaağaçlı, çocukluğunu Atina ve Büyükada’da geçirdi. Robert Kolejindeki öğreniminin ardından İngiltere’ye giderek Oxford Üniversitesinde Yakın Çağ tarihi eğitimi aldı. Türkiye’ye döndüğünde gazete ve dergilerde yazılar yazdı; karikatürler çizdi ve kapak tasarımları hazırladı. 1925’te yayımlanan bir yazısı nedeniyle İstiklal Mahkemesi tarafından üç yıl Bodrum’da kalebentlik cezasına çarptırıldı.
Burada geçirdiği dönemde bölgenin doğasıyla ve insanlarıyla yakınlık kurdu. Cezasının bir bölümünü tamamladıktan sonra İstanbul’a dönen yazar, 1928’de kendi isteğiyle yeniden Bodrum’a yerleşti. “Halikarnas Balıkçısı” adını da kentin antik adı Halikarnassos’tan aldı.
Deniz, romanlarının merkezindeydi
Kabaağaçlı’nın eserlerinde deniz, hikâyelerin arka planından ibaret değildi. İnsanların geçimini, kararlarını ve özgürlük arayışını belirleyen bir yaşam alanıydı.
1939’da yayımlanan “Ege Kıyılarından”ın ardından “Merhaba Akdeniz”, “Ege’nin Dibi”, “Yaşasın Deniz” ve “Gülen Ada” gibi kitaplarında kıyı yaşamını anlattı.
“Aganta Burina Burinata”da denize duyulan tutkuyu, “Deniz Gurbetçileri”nde denizle geçinen insanların dünyasını işledi. “Uluç Reis” ve “Turgut Reis” romanlarında ise denizcilik tarihine yöneldi.
Edebiyattan Mavi Yolculuk’a
Yazarın ilgisi Ege’nin gündelik yaşamıyla sınırlı kalmadı. “Anadolu Efsaneleri”, “Anadolu Tanrıları” ve “Anadolu’nun Sesi” gibi eserlerinde mitolojiye ve Anadolu uygarlıklarına odaklandı. Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu gibi isimlerle birlikte gelişen Mavi Anadolu düşüncesinde, farklı uygarlıkların bıraktığı ortak kültürel mirası öne çıkardı.
Bodrum’da yurt dışından getirttiği tohum ve fidanların yetiştirilmesine katkı sağladı. 1947’de İzmir’e yerleştikten sonra yazarlık, gazetecilik ve turist rehberliği yaptı. Ege kıyılarında düzenlediği gezilerle, daha sonra “Mavi Yolculuk” olarak anılacak seyahatlerin kültürel öncülerinden biri oldu.
“Mavi Sürgün”de kendi hikâyesini anlattı
1961’de yayımlanan “Mavi Sürgün”, Kabaağaçlı’nın Bodrum’a gönderilişini ve bu coğrafyayla kurduğu bağı kendi anlatımıyla okura taşıdı.
13 Ekim 1973’te İzmir’de hayatını kaybeden Halikarnas Balıkçısı, vasiyeti üzerine Bodrum’da, Gümbet koyuna bakan Türbetepe’ye defnedildi.