gdh digital

Şiirlerinde hayatın güzelliklerini arayan isim: Cahit Sıtkı Tarancı

“Otuz Beş Yaş” ve “Memleket İsterim” şiirleriyle tanınan Cahit Sıtkı Tarancı’nın ölümünün üzerinden 70 yıl geçti. Zamanı, yalnızlığı ve ölümü anlatan şair, dizelerinde yaşama sevincine ve huzurlu bir dünya özlemine de yer verdi.

Yazan: Nihan Miray Yirmibeş

· 2 dk okuma

Şiirlerinde hayatın güzelliklerini arayan isim: Cahit Sıtkı Tarancı

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

  • Diyarbakır’da doğan Tarancı’nın şiire ilgisi lise yıllarında başladı.
  • Galatasaray Lisesinde tanıştığı Ziya Osman Saba ile dostluğu, “Ziya’ya Mektuplar” kitabına kaynaklık etti.
  • 12 Ekim 1956’da, 46 yaşında hayatını kaybeden şairin doğduğu ev daha sonra müzeye dönüştürüldü.

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli isimlerinden Cahit Sıtkı Tarancı, vefatının 70. yılında anılıyor. “Otuz Beş Yaş”ta zamanın insan üzerindeki etkisini, “Memleket İsterim”de ise barış ve birlikte yaşama özlemini anlatan şair, yalın ve ahenkli diliyle farklı kuşaklardan okurlara ulaştı.

Diyarbakır’dan İstanbul’a uzanan eğitim yılları

4 Ekim 1910’da Diyarbakır’da doğan Tarancı’nın asıl adı Hüseyin Cahit’ti. İlk öğreniminin ardından İstanbul’da Saint-Joseph Lisesine başladı, daha sonra Galatasaray Lisesine geçti.

Burada tanıştığı Ziya Osman Saba ile yıllar süren bir dostluk kurdu. İlk şiirleri, okulun Akademi dergisinde ve dönemin edebiyat yayınlarında yayımlandı. Fransız edebiyatını yakından takip eden Tarancı, özellikle sembolist şairlerden etkilendi.

Lisenin ardından Mülkiye Mektebine, daha sonra Yüksek Ticaret Mektebine devam etti. Bir süre Sümerbankta çalıştıktan sonra 1938’in sonlarında öğrenim için Paris’e gitti. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle Türkiye’ye döndü.

Çevirmenlik yaparken şiir yazmayı sürdürdü

Askerliğinin ardından Ankara’ya yerleşen Tarancı, Anadolu Ajansında mütercim olarak çalıştı. Daha sonra Toprak Mahsulleri Ofisi ve Çalışma Bakanlığında da çevirmenlik yaptı.

İlk şiir kitabı “Ömrümde Sükut”, 1933’te yayımlandı. CHP’nin düzenlediği şiir yarışmasında birincilik kazanan “Otuz Beş Yaş”, şairin daha geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Aynı adlı kitabı 1946’da, “Düşten Güzel” ise 1952’de okurla buluştu.

Ölümü anlatırken hayatın güzelliklerini aradı

Tarancı’nın şiirinde ölüm ve zamanın geçişi belirgin bir yer tutsa da anlatısı bu temalarla sınırlı kalmadı. Doğa, aşk, çocukluk hatıraları ve gündelik hayatın küçük mutlulukları da dizelerine yansıdı.

“Memleket İsterim”de insanların huzur içinde yaşayabildiği bir dünyanın özlemini dile getirdi. Şiirlerinde kelimelerin anlamı kadar sesine ve çağrışımlarına da önem verdi; bu yaklaşımıyla saf şiir anlayışıyla ilişkilendirilen isimlerden biri oldu.

Dostuna yazdığı mektuplar kitaplaştı

Şiirin yanı sıra hikâyeler de yazan Tarancı, mektuplarında edebiyat üzerine düşüncelerini ve kişisel dünyasını paylaştı. Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektuplar, ölümünden sonra 1957’de “Ziya’ya Mektuplar” adıyla yayımlandı. Aynı yıl “Sonrası” adlı kitabı da okurla buluştu.

1951’de Cavidan Tınaz ile evlenen şair, 1954’te geçirdiği ağır rahatsızlığın ardından konuşma ve hareket kabiliyetini büyük ölçüde kaybetti. Tedavi için gittiği Viyana’da 12 Ekim 1956’da hayatını kaybetti ve Ankara’da toprağa verildi. Diyarbakır’da doğup büyüdüğü ev, daha sonra yaşamını ve edebî mirasını anlatan bir müzeye dönüştürüldü.

Kaynak: gdh haber merkezi

Podcast

Yapay Zekâ Özeti

Şiirlerinde hayatın güzelliklerini arayan isim: Cahit Sıtkı Tarancı

  • Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin sembol isimlerinden Cahit Sıtkı Tarancı, vefatının 70. yılında edebiyat dünyasındaki mirasıyla anılıyor.
  • Otuz Beş Yaş ve Memleket İsterim gibi unutulmaz eserleriyle tanınan şair, şiirlerinde zamanın geçişini, ölümü ve yaşam sevincini yalın bir dille ele aldı.
  • Eğitim hayatına Diyarbakırda başlayıp İstanbulda devam eden Tarancı, Fransız sembolistlerinden etkilenerek Türk edebiyatında saf şiir anlayışının önemli temsilcilerinden biri oldu.
  • Kariyeri boyunca Anadolu Ajansı ve çeşitli bakanlıklarda çevirmenlik yapan sanatçı, yakın dostu Ziya Osman Saba ile olan yazışmalarını Ziyaya Mektuplar eserinde ölümsüzleştirdi.
  • 1956 yılında 46 yaşındayken hayatını kaybeden Tarancının doğduğu ev, günümüzde anısını yaşatmak üzere müze olarak hizmet veriyor.

Bu özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur. Doğruluk için haberin tamamını okuyunuz.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim