- Araştırma, El Niño olaylarının şiddetindeki değişkenliğin sanayi öncesi döneme göre yüzde 36,5 yükseldiğini ortaya koydu.
- Modern dönemdeki El Niño olayları, yaklaşık 1850 öncesindeki 1.000 yıllık dönemdeki örneklerden daha güçlü ölçüldü.
- Araştırmacılar, artışın yalnızca doğal iklim değişkenliğiyle açıklanamayacağını ve küresel ısınmanın El Niño’yu “güçlendirdiğini” belirtiyor.
- Pasifik’te gelişmekte olan El Niño’nun tarihsel ölçekte güçlü olabileceğine ilişkin tahminler, sel, kuraklık, yangın ve gıda güvenliği risklerinin artabileceği endişesini büyütüyor.
Araştırmacılar, El Niño’nun geçmişte nasıl değiştiğini ortaya çıkarmak için yalnızca modern meteorolojik ölçümlere başvurmadı.
Michigan Üniversitesi öncülüğündeki ekip, Galapagos Adaları'ndaki canlı ve fosilleşmiş mercanların kimyasal izlerini inceleyerek yaklaşık 1.000 yıllık iklim kayıtları oluşturdu.
Mercanlardaki kimyasal göstergeler, geçmişteki deniz yüzeyi sıcaklıkları ve El Niño olaylarının şiddeti hakkında bilgi veriyor.
Araştırmacılar daha sonra bu kayıtları modern gözlemler ve 12 iklim modeliyle karşılaştırdı.
Sonuç dikkat çekici oldu: Son 40 yıldaki El Niño değişkenliği, sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık yüzde 36,5 daha yüksek çıktı.
“Bugünkü El Niño’lar geçmişte görülenden daha güçlü”
Araştırmanın başyazarı, Michigan Üniversitesi'nden iklim bilimci Julia Cole, elde edilen bulguların modern El Niño olaylarının olağanüstü niteliğine işaret ettiğini belirtti.
Çalışmaya göre, son dört on yıldaki El Niño olaylarının gücü, yaklaşık 1850'ye kadar uzanan 1.000 yıllık dönemdeki hiçbir dönemle karşılaştırılabilecek düzeyde değil.
Araştırmacılara göre El Niño'daki değişim, küresel sıcaklıkların yükselişiyle paralellik gösteriyor.
Bu durum, atmosferdeki sera gazlarının neden olduğu insan kaynaklı küresel ısınmanın yalnızca sıcaklıkları artırmakla kalmayıp doğal iklim döngülerinin davranışını da değiştirebileceği endişesini güçlendiriyor.
Küresel ısınma El Niño’yu “besliyor”
El Niño doğal bir iklim olayı.
Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölümündeki yüzey sularının normalden daha fazla ısınmasıyla ortaya çıkan El Niño, atmosferik dolaşımı değiştirerek dünyanın çok farklı bölgelerinde hava koşullarını etkiliyor.
Ancak yeni araştırma, küresel ısınmanın bu doğal döngünün daha güçlü biçimde gerçekleşmesine katkıda bulunabileceğini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, iklim modellerinin doğal faktörlerin tek başına gözlenen büyüklükteki değişimi açıklamakta yetersiz kaldığını belirtiyor.
Bu nedenle insan kaynaklı ısınmanın rolünün giderek daha belirgin hale geldiği değerlendiriliyor.
Daha güçlü El Niño, daha ağır sonuçlar
El Niño'nun güçlenmesi yalnızca Pasifik'teki sıcaklıkların yükselmesi anlamına gelmiyor.
Fenomen, dünya genelinde atmosferik dolaşımı etkilediği için:
- kuraklıkları,
- aşırı yağış ve selleri,
- orman yangınlarını,
- tarımsal üretimdeki kayıpları,
- gıda güvenliği sorunlarını
- ve bazı bölgelerde hastalık risklerini
artırabiliyor.
Araştırmanın yazarları, El Niño'nun zaten küresel ölçekte aşırı hava olaylarının önemli kaynaklarından biri olduğunu, şiddetinin artmasının bu etkileri de büyüteceğini vurguluyor.
2026 El Niño’su da yakından izleniyor
Araştırmanın yayımlandığı sırada Pasifik'te yeni ve güçlü bir El Niño gelişiyor.
Reuters'ın aktardığı tahminlere göre 2026'da gelişmekte olan El Niño'nun tarihteki en güçlü örneklerden biri, hatta bazı tahminlere göre şimdiye kadarki en güçlü olay olabileceği konusunda uyarılar bulunuyor.
Deniz yüzeyi sıcaklıklarının bazı bölgelerde normalin 3 derece üzerinde seyretmesi ihtimali, bilim insanlarının endişelerini artırıyor.
El Niño'nun etkisinin yılın ilerleyen dönemlerinde daha da belirginleşmesi bekleniyor.
“Godzilla El Niño” endişesi
Mevcut El Niño'nun beklenenden güçlü gelişmesi ihtimali nedeniyle bazı uzmanlar olayı gayriresmî olarak “Godzilla El Niño” şeklinde tanımlıyor.
Böylesine güçlü bir El Niño'nun etkileri yalnızca sıcaklıklarla sınırlı kalmayabilir.
Pasifik'te aşırı ısınma, dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden tamamen zıt hava koşullarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı bölgelerde aşırı yağış ve seller görülürken, başka bölgelerde uzun süreli kuraklıklar yaşanabilir.
Bilim dünyasında temkinli değerlendirme
Yeni araştırma önemli bir bulgu ortaya koysa da bilim dünyasında El Niño ile iklim değişikliği arasındaki ilişkinin bütün ayrıntıları konusunda belirsizliklerin devam ettiği belirtiliyor.
AP'nin aktardığına göre bazı bilim insanları araştırmanın mercan kayıtlarına dayanan yöntemini önemli bulurken, yakın dönem gözlemleriyle bazı sonuçların tam olarak örtüşmediğine dikkat çekiyor.
Dolayısıyla araştırmanın temel mesajı, her El Niño olayının doğrudan insan kaynaklı olduğu değil; küresel ısınmanın El Niño'nun şiddetini ve değişkenliğini artıran bir faktör haline geldiği yönünde.
İklim krizinde yeni risk alanı
Araştırma, iklim değişikliğinin yalnızca ortalama sıcaklıkların yükselmesi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğine ilişkin yeni bir tablo ortaya koyuyor.
Dünya ısındıkça, El Niño gibi doğal iklim sistemlerinin de daha güçlü dalgalanmalar üretmesi halinde ülkeler aynı anda daha fazla sel, kuraklık, yangın ve tarımsal kayıpla karşı karşıya kalabilir.
Bu nedenle bilim insanları, fosil yakıt kullanımının azaltılmasının yanı sıra ülkelerin aşırı hava olaylarına karşı altyapı, gıda ve su güvenliği hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.