- Türkiye'de ana fay sistemlerine uzaklıkları nedeniyle sismik tehlikesi görece en düşük 9 il olarak sıralandı.
- Dünya genelinde ise eski kıtasal kalkanlara sahip Kuzey Avrupa, Kanada'nın iç kesimleri, Sibirya ve Avustralya'nın levha sınırlarından uzak yapısıyla sismik açıdan en sakin bölgeler olduğu belirtildi.
- Düşük tehlike düzeyinin "sıfır risk" ya da peşinen güvenli yapı anlamına gelmediği vurgulanarak, asıl can güvenliğinin zemin koşulları ve binaların deprem dayanıklılığıyla sağlandığı kaydedildi.
Türkiye'de deprem tehlikesi, aktif fay hatlarının konumu ve bölgesel jeolojik özelliklere bağlı olarak farklılık gösteriyor. Ülkenin bazı kesimlerinde güçlü depremler oluşturabilecek fay sistemleri bulunurken özellikle İç Anadolu ve Trakya'nın belirli bölgeleri, ana fay hatlarına uzaklıklarıyla dikkat çekiyor. Ancak uzmanların sıkça vurguladığı gibi düşük deprem tehlikesi, bir yerleşim yerinin tamamen güvenli olduğu anlamına gelmiyor.
Dünyada deprem tehlikesi en düşük bölgeler nereler?
Yerkabuğunun hareketli levha sınırlarından uzak kesimleri, genellikle daha düşük sismik hareketlilikle ilişkilendiriliyor. Özellikle milyonlarca yıllık jeolojik geçmişe sahip kıtasal kalkanlar, dünyanın görece sakin bölgeleri arasında yer alıyor. Kuzey Avrupa'da İsveç, Norveç ve Finlandiya'nın geniş kesimleri, eski ve istikrarlı anakaya yapılarıyla öne çıkıyor. İrlanda, Almanya, Polonya ve Baltık ülkelerinin bazı bölgelerinde de aktif levha sınırlarına kıyasla daha düşük deprem tehlikesi görülüyor. Kanada'nın iç kesimleri ile Rusya'nın Sibirya bölgesi, geniş kıtasal kalkanları sayesinde düşük sismik hareketliliğe sahip alanlar arasında değerlendiriliyor.
Güney Amerika'da Brezilya'nın doğusundaki eski kaya kütleleri, Afrika'nın batı ve orta kesimlerindeki bazı bölgeler ile Avustralya'nın geniş iç alanları da benzer özellikler gösteriyor. Bununla birlikte bu ülkelerde deprem meydana gelmeyeceğini söylemek mümkün değil. Levha sınırlarından uzak bölgelerde de yerkabuğu içindeki faylar nedeniyle sarsıntılar yaşanabiliyor.
Türkiye'de deprem tehlikesi neden bölgelere göre değişiyor?
Türkiye, birden fazla tektonik sistemin etkisi altında bulunuyor. Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Doğu Anadolu Fay Zonu, ülkedeki önemli deprem kaynakları arasında yer alırken Batı Anadolu'da da çok sayıda aktif fay bulunuyor.
Bu nedenle deprem tehlikesi yalnızca şehirlerin coğrafi konumlarına göre değil, aktif faylara uzaklıkları ve yerel jeolojik koşullar dikkate alınarak değerlendiriliyor. Özellikle bazı İç Anadolu illeri ile Trakya'nın batısındaki belirli alanlar, büyük fay sistemlerine görece uzak konumlarıyla öne çıkıyor.
Türkiye'de deprem tehlikesi görece düşük 9 il
Kaynakta yer alan değerlendirmede, bazı bölgeleri görece düşük deprem tehlikesiyle ilişkilendirilen 9 il şöyle sıralanıyor:
1. Konya
Konya Ovası ve çevresindeki bazı alanlar, Türkiye'nin büyük aktif fay sistemlerinden uzak konumlarıyla dikkat çekiyor. Ancak ilin tamamı aynı özellikleri taşımıyor. Özellikle batı kesimlerinde aktif fayların etkisi bulunuyor.
2. Karaman
İç Anadolu'nun güneyinde yer alan Karaman, kaynakta görece düşük sismik hareketliliğiyle öne çıkarılan iller arasında bulunuyor. Bununla birlikte il genelinde deprem tehlikesinin sıfır olduğu söylenemez.
3. Niğde
Niğde'nin bazı kesimleri, büyük fay sistemlerine göre konumları nedeniyle daha düşük deprem tehlikesine sahip alanlar arasında değerlendiriliyor. Ancak il çevresindeki fayların da dikkate alınması gerekiyor.

4. Aksaray
İç Anadolu'da bulunan Aksaray, listede yer alan bir diğer şehir. Kentin bazı bölgeleri görece düşük sismik tehlikeyle ilişkilendirilse de yerel faylar ve zemin koşulları önem taşıyor.
5. Nevşehir
Kapadokya bölgesinde yer alan Nevşehir, kaynakta düşük sismik hareketliliğiyle öne çıkarılıyor. Bununla birlikte çevresindeki tektonik yapı nedeniyle deprem olasılığının tamamen ortadan kalktığı söylenemez.
6. Mardin
Güneydoğu Anadolu'daki Mardin'in özellikle şehir merkezi ve güney kesimleri, kaynakta görece düşük deprem tehlikesine sahip alanlar arasında gösteriliyor. Ancak ilin farklı bölgelerinde jeolojik koşullar değişebiliyor.
7. Şanlıurfa
Şanlıurfa'nın geniş bir bölümünün, bölgedeki büyük fay sistemlerine göre daha düşük deprem tehlikesine sahip olduğu belirtiliyor. Buna karşılık özellikle kuzeybatı kesimlerinde tehlike düzeyi farklılaşabiliyor.
8. Kırklareli
Trakya'nın kuzeybatısında bulunan Kırklareli'nin bazı bölgeleri, ana fay hatlarına uzaklıklarıyla dikkat çekiyor. Ancak ilin tüm ilçelerinde aynı sismik koşulların geçerli olduğu düşünülmemeli.
9. Edirne
Edirne'nin özellikle batı kesimleri, kaynakta görece düşük deprem tehlikesiyle öne çıkarılan alanlar arasında bulunuyor.
Trakya'nın farklı noktalarında aktif faylara uzaklık değiştiğinden değerlendirmelerin ilçe ve yerleşim yeri düzeyinde yapılması gerekiyor.
Deprem tehlikesinin düşük olması güvenli bina anlamına gelir mi?
Bir bölgede büyük deprem oluşturabilecek fayların görece uzak olması, yapıların deprem açısından otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Deprem tehlikesi ile deprem riski farklı kavramları ifade ediyor.
Deprem tehlikesi, belirli bir yerde meydana gelebilecek sarsıntının olasılığı ve şiddetiyle ilgiliyken deprem riski, yapıların dayanıklılığı, nüfus yoğunluğu ve olası kayıplar gibi unsurları da kapsıyor.
Aynı şehir içinde bile zemin özellikleri ve yapı stokunun durumu nedeniyle deprem riski değişebiliyor. Bu nedenle yaşanılan bölgenin deprem tehlikesini değerlendirirken yalnızca il adına dayalı listeler yerine AFAD'ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası ve yerel zemin etütlerinin dikkate alınması gerekiyor.