- Giresun'da dini nikâh esnasında imam eşliğinde hazırlanan ve 150 gram altın bilezik taahhüt eden mehir senedi mahkemede yazılı delil olarak değerlendirildi.
- Bölgede ayrı bir aile mahkemesi bulunmaması sebebiyle dava Giresun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde aile mahkemesi sıfatıyla karara bağlandı.
- Nikâh esnasında orada bulunan ve senette imzası olan tanıkların altınların teslim edilmediğini doğrulaması davanın kazanılmasında belirleyici rol oynadı.
- Mahkeme yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne ve 150 gram altının dava tarihinden itibaren hesaplanarak kadına ödenmesine hükmetti.
Milliyet’in haberine göre Giresun'da dini nikâh sırasında düzenlenen mehir senedi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakan asliye hukuk mahkemesi tarafından hukuki delil olarak kabul edildi. Davacı kadının evlilik öncesi kendisine vaat edilen ancak teslim edilmeyen 150 gram altın bilezik için açtığı alacak davası, mahkeme tarafından haklı bulundu.
Dini nikâh esnasında düzenlenen mehir senedi yargıya taşındı
Davacı kadın ile davalı arasında dini nikâh kıyıldığı sırada bir mehir senedi düzenlendi. İmam eşliğinde hazırlanan senette, kadına 150 gram altın bilezik verilmesi kararlaştırıldı. Ancak iddiaya göre evlilik sürecinde bu altınlar kadına teslim edilmedi. Bunun üzerine davacı taraf, mehir senedinden doğan alacağın tahsili için dava açtı.
Davaya ilişkin açıklamalarda bulunan Avukat Gizem Gonce, dosyanın Giresun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldüğünü söyledi. Gonce, mahkemenin mehir senedini, senette imzası bulunan tanıkları ve tarafların beyanlarını birlikte değerlendirdiğini belirtti.
Mehir alacağına ilişkin uyuşmazlıkların aile hukukuyla bağlantılı olması nedeniyle davanın aile mahkemesinde görülmesi gerekiyor. Ancak bölgede ayrı bir aile mahkemesi bulunmaması durumunda asliye hukuk mahkemeleri, aile mahkemesi sıfatıyla bu tür dosyalara bakabiliyor. Giresun'daki bu dava da bu usulle yürütüldü.
Senetteki tanık imzaları ve beyanları davayı ispatladı
Davanın en önemli delillerinden biri, dini nikâh sırasında hazırlanan mehir senedi oldu. Senette, mehir olarak verilmesi kararlaştırılan altının miktarı açıkça yer aldı. Ayrıca dini nikâh sırasında bulunan kişilerin senette tanık olarak imzalarının bulunması, davacı tarafın iddiasını destekleyen en önemli unsurlardan biri oldu.
Mahkeme aşamasında dinlenen tanıklar, mehir senedinin düzenlendiğini ve davacı kadına vaat edilen altınların verilmediğini ifade etti. Dosyada tanık olarak dinlenen davacının kardeşi de davalının altınları teslim etmediğini ve daha sonra davacıyı evden gönderdiğini aktardı.
Mahkeme, mehir senedini ve tanıkların anlatımlarını birlikte değerlendirerek davacı kadının iddiasını ispatladığı sonucuna ulaştı ve 150 gram altının dava tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verdi.
İspat endişesi taşıyan kadınlar için emsal bir karar oldu
Avukat Gizem Gonce, birçok kişinin mehir alacağıyla ilgili dava açmaktan çekindiğini belirtti. Bu tür davalarda en önemli konunun, mehir taahhüdünün ve altınların teslim edilmediğinin ispatlanması olduğunu söyledi. Kararın bu yönüyle ispat endişesi yaşayan davacılar için yol gösterici nitelikte olduğunu ekledi.
Giresun'daki bu dava, dini nikâh sırasında imzalanan mehir senedinin, tanık beyanlarıyla desteklendiğinde mahkeme tarafından güçlü bir delil olarak dikkate alınabileceğini gösterdi. Uzmanlar, her olayın kendi koşulları içinde incelenmekle birlikte yazılı belgelerin önemine dikkat çekiyor.