27 Ağustos 2026'da Lahey'den bir ölüm haberi geldi.
Bosna Savaşı'nın en karanlık isimlerinden, eski Bosnalı Sırp komutan Ratko Mladić, ömür boyu hapis cezasını çektiği sırada 84 yaşında öldü.
Ölümünün hemen ardından Sırbistan'da Mladić'in devlet ve askerî törenle defnedilebileceğine ilişkin açıklamalar ve haberler gündeme geldi. Bu tartışma, aradan otuz yıldan fazla zaman geçmesine rağmen Balkanlar'ın geçmişiyle hesaplaşmasının neden hâlâ tamamlanamadığını bir kez daha gösterdi.
Çünkü Ratko Mladić sıradan bir general değildi.
Uluslararası mahkemelerin kesinleşmiş kararlarına göre o; soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından hüküm giymiş bir komutandı.
Ve işlediği suçların merkezinde Bosna'nın Müslüman halkı bulunuyordu.
Yugoslav subayından Bosnalı Sırpların komutanlığına
Mladić, Yugoslav Halk Ordusu'nda yetişmiş profesyonel bir subaydı. Yugoslavya'nın parçalanmasıyla birlikte yükselen Sırp milliyetçiliğinin askerî aktörlerinden birine dönüştü.
12 Mayıs 1992'de Bosnalı Sırpların kurduğu Republika Srpska Ordusu'nun, yani VRS'nin ana karargâhının komutanlığına getirildi. Kasım 1996'ya kadar bu görevi sürdürdü.
Uluslararası Ceza Mahkemesi daha sonra Mladić ve diğer Bosnalı Sırp liderlerin, Bosnalı Müslümanları ve Hırvatları Sırpların hak iddia ettiği bölgelerden kalıcı biçimde uzaklaştırmayı amaçlayan ortak bir suç girişimine katıldıklarına hükmetti. Cinayetler, sürgünler, zorla yer değiştirmeler ve sistematik zulüm bu sürecin parçalarıydı.
Ancak Mladić'in adı özellikle iki büyük insanlık trajedisiyle özdeşleşecekti:
Saraybosna ve Srebrenitsa.
Saraybosna: Bir şehri terör altında yaşatmak
1992'de başlayan Saraybosna kuşatması, modern Avrupa tarihinin en uzun ve kanlı kuşatmalarından biri oldu.
Bosnalı Sırp kuvvetleri şehri çevreleyen tepelerde konuşlanmıştı. Topçu, havan ve keskin nişancı ateşi Saraybosna'daki gündelik hayatın parçası haline geldi.
İnsanlar su almaya giderken, ekmek kuyruğunda beklerken veya yalnızca karşıdan karşıya geçerken vurulabiliyordu.
Mladić davasında mahkeme, Mayıs 1992 ile Kasım 1995 arasında yürütülen keskin nişancı ve bombardıman kampanyasının amacının Saraybosna'nın sivil nüfusu arasında terör yaratmak olduğuna hükmetti. Mladić; cinayet, sivillere yönelik hukuka aykırı saldırılar ve terör suçlarından mahkûm edildi.
Kuşatma boyunca 10 binden fazla insan hayatını kaybetti.
Fakat Mladić'in adını tarihin en karanlık sayfalarına yazdıracak olay henüz yaşanmamıştı.
Temmuz 1995: Srebrenitsa
Srebrenitsa, Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş bir “güvenli bölge” idi.
11 Temmuz 1995'te Mladić'in kuvvetleri şehre girdi.
Kameralar kayıttaydı.
Mladić çocukların arasında dolaşıyor, sivillere güvenlik telkin ediyordu. Ancak çok kısa süre sonra kadınlar, çocuklar ve yaşlıların bölgeden zorla çıkarılması başladı.
Erkekler ve erkek çocukları ise ayrıldı.
Potočari'deki BM üssünden alınanlar ile ormanlardan kaçmaya çalışırken yakalanan binlerce kişi okullara, depolara ve geçici gözaltı merkezlerine götürüldü.
Ardından sistematik infazlar başladı.
8 binden fazla Boşnak erkek ve erkek çocuk öldürüldü.
Cesetler toplu mezarlara gömüldü. Suçun izlerini gizlemek amacıyla cesetlerin bir kısmı daha sonra iş makineleriyle çıkarılarak başka toplu mezarlara taşındı.
Uluslararası mahkemenin vardığı sonuç açıktı:
Bu yalnızca bir savaş katliamı değildi.
Srebrenitsa'da soykırım işlenmişti.
Ve Ratko Mladić bu soykırımdan suçlu bulundu.
Kadınlar ve çocuklar sürüldü, erkekler öldürüldü
Mahkeme kararına göre Mladić'in amacı Srebrenitsa'daki Boşnak Müslüman topluluğunu ortadan kaldırmaktı.
Binlerce erkek ve erkek çocuk öldürülürken yaklaşık 25 bin kadın, çocuk ve yaşlı zorla bölgeden çıkarıldı.
Bu nedenle Mladić yalnızca soykırımdan değil; zulüm, imha, cinayet ve zorla nakil suçlarından da mahkûm edildi.
Bosna'nın başka şehirleri
Mladić hakkındaki hüküm yalnızca Srebrenitsa ve Saraybosna'dan ibaret değildi.
Mahkeme, Bosna-Hersek'in çeşitli belediyelerinde Bosnalı Müslüman ve Hırvat sivillere yönelik cinayetler, zulüm, sürgün ve zorla yer değiştirmelerden oluşan kampanyadaki rolü nedeniyle de onu suçlu buldu.
Binlerce insan öldürüldü. Çok sayıda insan insanlık dışı koşullardaki gözaltı merkezlerine kapatıldı; burada dayak, tecavüz ve cinayetler yaşandı. Bir milyondan fazla insan ülke içinde yerinden edildi veya ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
Burada hukuki bir ayrıntıyı özellikle belirtmek gerekiyor: Mahkeme, 1992'de Bosna'nın bazı belediyelerinde işlenen suçlar bakımından Mladić'i “soykırım” suçlamasından beraat ettirdi. Buna karşılık aynı bölgelerdeki zulüm, imha, cinayet, sürgün ve zorla nakil suçlarından mahkûmiyeti kesinleşti. Srebrenitsa soykırımı konusundaki mahkûmiyeti ise tartışmasız biçimde onandı.
BM askerlerini canlı kalkan olarak kullandı
Mladić'in mahkûm olduğu suçlardan biri de bugün daha az hatırlanıyor.
1995'te NATO'nun Bosnalı Sırp hedeflerine yönelik hava saldırılarını durdurmak amacıyla BM personeli rehin alındı.
Bazı BM görevlileri askerî hedeflerin bulunduğu yerlere zincirlendi veya kelepçelendi.
Amaç açıktı: NATO vurursa kendi barış gücü askerlerini de öldürme riskiyle karşılaşacaktı.
Mahkeme Mladić'in bu rehin alma girişiminde merkezi rol oynadığına ve tehditlerde bulunduğuna hükmetti.
16 yıl kaçtı
Mladić hakkında ilk uluslararası iddianame 1995 yılında hazırlandı.
Fakat yıllarca yakalanamadı.
Bir dönem Sırbistan'da askerî yapıların koruması altında yaşadı; daha sonra tamamen yeraltına çekildi. Ancak kaçışı sonsuza kadar sürmedi.
26 Mayıs 2011'de Sırbistan'da yakalandı.
Lahey'e gönderildi.
Dört yıldan uzun süren yargılamada yüzlerce tanık dinlendi ve binlerce delil incelendi.
22 Kasım 2017'de karar açıklandı:
Soykırım.
İnsanlığa karşı suçlar.
Savaş suçları.
Cezası ömür boyu hapis oldu.
2021'de temyiz mahkemesi temel mahkûmiyet hükümlerini ve müebbet hapis cezasını onadı.
Ve şimdi devlet töreni tartışılıyor
Ratko Mladić 27 Ağustos 2026'da öldü.
Geride bir askerî zaferler listesi değil; toplu mezarlar, parçalanmış aileler, yıllarca keskin nişancı ateşi altında yaşamış bir şehir ve Srebrenitsa'da öldürülen 8 binden fazla insan bıraktı.
Bugün hâlâ bazı Sırp milliyetçileri tarafından bir kahraman olarak görülmesi, Balkanlar'daki hafıza savaşının sona ermediğini gösteriyor.
Şimdi onun devlet ve askerî törenle gömülmesi ihtimali konuşuluyor.
Ancak hangi bayrak tabutunun üzerine örtülürse örtülsün, Ratko Mladić hakkında tarihin elinde yalnızca yorumlar yok.
Mahkeme kararları da var.
Srebrenitsa'da soykırım.
Saraybosna'da sivillere yönelik terör ve saldırılar.
Bosna genelinde zulüm, cinayet, imha, sürgün ve zorla yer değiştirme.
BM personelinin rehin alınması.
Bunlar bir propaganda metninin suçlamaları değil; yıllarca süren yargılamaların ardından verilmiş ve temyizde onanmış uluslararası mahkeme hükümleri.
Ratko Mladić öldü. Ama onun kim olduğunu hatırlamak, özellikle de toplumların hafızası hızla silinirken, kurbanlara karşı tarihî bir sorumluluk olarak kalıyor.