- Şarkıcı Güllü'nün (Gül Tut) 6. kattan düşerek ölümüyle ilgili davada kızı Tuğyan Ülkem Gülter, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
- Yargılama süresince suçlamaları reddeden Gülter, annesinin ölümünün kaygan zemin kaynaklı bir kaza olduğunu savundu.
- Olayla bağlantılı sanıklardan Sultan Nur Ulu hakkında ise "yalan tanıklık" suçlamasıyla hapis cezası istendi.
Şarkıcı Güllü olarak tanınan Gül Tut’un 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesinde, yaşadığı binanın 6’ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yargılama sürecinde Gülter suçlamaları reddederek annesinin ölümünün kaza olduğunu öne sürerken, avukatı Merve Uçanok da olay yeri inceleme bulguları, bilirkişi raporu ve ses kayıtları üzerinden savunma yaptı.
Güllü davasında karar açıklandı
Gül Tut’un ölümüne ilişkin davada mahkeme, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararı verdi. Yaklaşık 10 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gülter hakkında “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilmişti.
Gülter, yargılama boyunca annesini öldürdüğü yönündeki suçlamaları kabul etmedi. Duruşmada savunma tarafı, olayın kaza sonucu gerçekleşmiş olabileceğini öne sürerek bilirkişi raporları ve olay yeri bulgularına dikkat çekti.
Tuğyan Ülkem Gülter: Olay kazadır
Karar öncesindeki duruşmada söz alan Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin ölümünün kaza olduğunu savundu. Suçlamaları reddeden Gülter, olay anını görmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Olay kazadır. Annemin düştüğünü görmedim, görseydim tutardım. Sanık sıfatıyla bulundum ama ben mağdurum."
Gülter, annesini kaybetmenin acısını yaşarken kendisine yönelik suçlamalarla da mücadele ettiğini öne sürdü. Savunmasında şu sözleri de dile getirdi:
"Dosyada birçok delil mevcut. Annemi kaybetmenin acısını yaşarken bir de bunları yaşıyorum. İftiraya uğradım."
Duruşma sırasında Gülter’in duygusal anlar yaşadığı, annesinin sesinin dinletilmesi sırasında kardeşi Tuğberk Yağız Gülter ile birlikte gözyaşlarını tutamadığı aktarıldı.
Avukatı kaza ihtimaline dikkat çekti
Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Merve Uçanok, savunmasında olayın gerçekleşme biçimine ilişkin farklı ihtimallerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Uçanok, bilirkişi raporundaki değerlendirmeler ve olay yeri inceleme bulguları üzerinden kaza ihtimalini gündeme getirdi.
Savunmada, Güllü’nün düştüğü belirtilen alandaki nesneler, zeminin kayganlığı ve olay sırasında yaşananlar üzerinde duruldu. Otopsi tutanağında parkelerin kayganlığına ilişkin tespit bulunduğu ve olay yerindeki polislerin de zeminden söz ettiği ileri sürüldü.
Uçanok, Güllü’nün daha önce evinde düştüğüne ilişkin bilgilerin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bu hususlar savunma tarafının değerlendirmeleri olarak duruşmada gündeme geldi.
Ses kayıtları ve İTÜ raporu da ele alındı
Duruşmada ses kayıtlarının içeriği ve bu kayıtların kimlere ait olabileceğine ilişkin değerlendirmeler de konuşuldu. Özellikle kayıtlarda yer alan “Hadi görüşürüz” ifadesi üzerinde duruldu.
Savunma tarafı, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) raporunda söz konusu sesin Güllü’ye ya da Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olabileceğine ilişkin ihtimallerin değerlendirildiğini aktardı. Güllü’nün olay öncesinde odaya kimin çağırdığına ilişkin anlatımlar da duruşmada tartışma konusu oldu. Savunmada, bu konuda Sultan Nur Ulu’nun anlatımlarına ilişkin itirazlar dile getirildi.

Sultan Nur Ulu hakkında da ceza talep edilmişti
Dosyada Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in yanı sıra arkadaşı Sultan Nur Ulu da yargılandı. İddianamede Ulu hakkında “yalan tanıklık” suçlaması kapsamında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.