- Yeni Delhi ve Mumbai’de binlerce genç ile muhalefet destekçisi, Seçim Komisyonu Başkanı Gyanesh Kumar’ın istifası talebiyle protesto düzenledi. Gösteriler 2 Ekim’de başladı ve üçüncü gününde de sürdü.
- Protestocular, ülke genelindeki seçmen kütüğü yenileme sürecinin milyonlarca seçmenin kaydının silinmesine neden olduğunu ve bunun Başbakan Narendra Modi’nin liderliğindeki Bharatiya Janata Partisi’ne avantaj sağlayabileceğini öne sürüyor. Seçim Komisyonu ve BJP bu suçlamaları reddediyor.
- Yeni Delhi’de polis göstericileri gözaltına aldı ve toplu gösterileri engellemek için müdahalelerde bulundu. Bazı göstericiler polis bariyerlerini aşmaya çalışırken, protestocular güvenlik güçlerinin orantısız müdahalede bulunduğunu savundu.
- Muhalefet partileri, 6 Ekim’de değil, 7 Ekim’de Seçim Komisyonu önünde yürüyüş düzenlemeyi planlıyor. Gençlik hareketlerinden Hamam Böceği Partisi ise 10 Ekim’de Yeni Delhi’de daha büyük bir miting çağrısı yaptı.
Hindistan’da seçim sistemi üzerinden başlayan tartışma, üçüncü gününde kitlesel protestolara dönüştü. Göstericiler, geçen yıl başlatılan Özel Yoğun Revizyon (SIR) adı verilen seçmen kütüğü yenileme sürecine tepki gösteriyor.
Protestocular, süreç kapsamında milyonlarca kişinin seçmen listelerinden çıkarıldığını ve bunun seçimlerde oy kullanma hakkını etkilediğini savunuyor. Muhalefet, Seçim Komisyonu Başkanı Gyanesh Kumar’ın görevden ayrılmasını talep ediyor. Kumar ise protestolar ve istifa çağrıları konusunda kamuoyuna açıklama yapmadı.
Seçim Komisyonu ise uygulamanın amacının mükerrer kayıtların, hayatını kaybeden kişilerin ve seçmen olma şartlarını taşımayan kişilerin listelerden çıkarılması olduğunu belirtiyor. Komisyon ayrıca sehven listelerin dışında bırakılan uygun seçmenlerin yeniden kaydedilmesi talimatını verdi.
Mumbai’de Thackeray kardeşler de protestoya katıldı
Mumbai’deki gösterilere muhalif liderler Raj Thackeray ve Uddhav Thackeray de katıldı. Göstericiler, seçmen listelerinde yapılan değişikliklerin geri çekilmesini ve Kumar’ın istifa etmesini istedi.
Protestoların önemli bir bölümünü gençler oluştururken, Hamam Böceği Partisi (CJP) adlı gençlik hareketinin destekçileri de gösterilerde yer aldı. Hareket, daha önce üniversiteye giriş sınavındaki soru sızıntısı nedeniyle düzenlenen protestolarda da öne çıkmıştı.
Yeni Delhi’de gözaltılar ve polis müdahalesi
Başkent Yeni Delhi’de ise protestolar daha yüksek gerilimle devam etti. Reuters’ın aktardığına göre bazı göstericiler polis bariyerlerini aşarak gözaltına alınan kişileri taşıyan araçların önünü kesti. Polis, son üç gün içerisinde toplu gösterileri engellemek amacıyla çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.
Hindustan Times, pazar günü başkentte yaklaşık 5 bin güvenlik personelinin konuşlandırıldığını ve 120’den fazla kişinin kısa süreliğine gözaltına alındığını bildirdi. Polis, gösteriler için gerekli izinlerin alınmadığını belirtirken, protestocular güvenlik güçlerinin kendilerine sert müdahalede bulunduğunu ileri sürdü.
Protestolar sırasında üç kadın gazetecinin Delhi polisi mensupları hakkında cinsel taciz iddiasında bulunması da gündeme geldi. Delhi polisi, şikayetler üzerine soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Gözler Yüksek Mahkeme'de
Protestolar, Hindistan Yüksek Mahkemesi’nin seçmen listelerine ilişkin kritik başvuruları ele almasının beklendiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Mahkemenin 5 Ekim’de seçmen listelerine ilişkin bazı kararları görüşmesi bekleniyor. Bu nedenle protestoların hukuki sürecin hemen öncesinde yoğunlaşması dikkat çekti.
Muhalefet partileri ise 7 Ekim’de Yeni Delhi’deki Seçim Komisyonu binasına yürümeyi ve ülke genelinde “Demokrasiyi Kurtar” sloganıyla yeni eylemler düzenlemeyi planlıyor. CJP de 10 Ekim’de başkentte geniş katılımlı bir gençlik mitingi çağrısı yaptı.
Protestolar Modi hükümeti açısından yeni bir siyasi gündem oluşturdu
Gösteriler, Başbakan Narendra Modi hükümetine yönelik son dönemdeki gençlik hareketlerinin devamı niteliğinde. Temmuz ayında da ulusal tıp fakültesi giriş sınavındaki soru sızıntısı nedeniyle öğrenci protestoları düzenlenmiş ve dönemin federal Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan görevinden ayrılmıştı.
Mevcut protestoların merkezinde ise doğrudan seçim sürecine ilişkin tartışmalar bulunuyor. Muhalefet seçmen kayıtlarının değiştirilmesinin seçim hakkını etkilediğini savunurken, Seçim Komisyonu uygulamanın seçmen kütüklerinin doğruluğunu korumaya yönelik olduğunu belirtiyor. Tartışmanın seyri açısından hem Yüksek Mahkeme’nin değerlendirmeleri hem de önümüzdeki günlerde planlanan protestolar yakından izleniyor.